Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum
bölüm tanıtımı

Liv Hospital Uyku Kliniği uyku sağlığının bozulmasına neden olan tüm uyku hastalıkları güncel tanı ve tedavi hizmetlerini multidisipliner bir yaklaşımla kaliteli ve güvenilir şekilde vermektedir.

Ev Rahatlığında Tedavi

Polisomnografi denilen uyku testi Liv Hospital uyku odasında ev rahatlığında yüksek standartlarda gece boyunca uzman gözetiminde yapılmaktadır.  

Uyku kliniğimizde bazı uyku hastalıklarını değerlendirmek için farklı testler de yapılmaktadır. Uzmanlarımız uyku testinin yapıldığı gecenin ertesi, test sonuçlarını değerlendirip tedavi planını geliştirmektedir. Gerekli durumlarda multidisipliner yaklaşımla alınan cerrahi tedavi kararı Kulak Burun Boğaz hekimleriyle birlikte gerçekleştirilmektedir.

Klinikte Başlıca Tedavi Edilen Uyku Hastalıkları
  • Horlama
  • Obstruktif uyku apne sendromu
  • İnsomni(Uykusuzluk ),
  • Hipersomniler (Gündüz uykululuk),
  • Uykuda solunum bozuklukları
  • Uykuda hareket bozuklukları gibi 75’e yakın pek çok uyku hastalığının teşhis ve tedavi hizmetleri verilmektedir.
Uyku Tetkiki Nasıl Yapılıyor?

Uyku tetkikinde, vücudun belli bölgelerine yerleştirilen sensörler aracılığı ile beyin aktivitesi, kalp ritmi, nabız, ağız-burun solunumu, göğüs ve karın solunum hareketleri, kan oksijen düzeyi, vücut hareketleri kaydedilerek başta uyku evreleri ve uyku döngüsü olmak üzere tüm vücut fonksiyonları ölçülmektedir.

Kaydedilen veriler, uluslararası standartlara uygun olarak, uyku konusunda uzmanlaşmış bir hekim tarafından değerlendirilerek tanı ve tedavi yapılmaktadır.

Bu Belirtilere Dikkat!
  • Uykuya dalmakta zorluk, nedensiz bir şekilde sık uyanma, sabah çok erken saatte uyanıp bir daha uyuyamama uykusuzluk hastalıklarının belirtisi olabileceği gibi uykuda solunum bozukluklarında da görülür.
  • Uykuya dalma 30 dakikadan daha uzun sürüyorsa, bu durum bir uyku sorunu olarak görülmektedir.
  • Gece en az 1 kez tuvalet ihtiyacı ile uyanma hayati önem arz eden uykuda solunum bozukluğu hastalığının habercisi olabilir.
  • Uykuda solunum bozuklukları ve uykuda hareket bozukluklarının en önemli belirtilerinden biri de terlemedir.
  • Sabah dinlenmemiş, yorgun uyanma, uykuyu bozan bir hastalığa işaret eder.
  • Gündüz yorgunluk veya hareketsiz kalındığında uyku ihtiyacı, uykunun gerek kalitesinin gerekse süresinin etkilendiğini gösterir.
  • Zihinsel aktivitelerde giderek bozulma; dikkat, hafıza, konsantrasyon ve öğrenmenin bozulması, bazı uyku evrelerini etkileyen hastalıkların varlığını gösterir.
  • Normal beslenmeye karşın giderek kilo alma, özellikle derin NREM’i azaltan uyku hastalıklarının belirtisidir.
  • Yaşın gerektirmediği düzeyde cinsel fonksiyonlarda bozulma, özellikle derin NREM’i azaltan uyku hastalıkların belirtisidir.
  • Sebepsiz mizaç bozuklukları, sinirlilik ve gerginlik, uykunun kalitesinin bozulması sonucu gelişen sürekli yorgunluk sonucu oluşur. Her türlü uyku hastalığının belirtisi olabilir.

gündüz uyuklama hastalığı (hipersomniler)

“Hipersomni” yani “Gündüz  Uykululuk Hali” birçok hastalık için ortak bir belirti ya da başka bir uyku hastalığının belirtisi olabileceği gibi tek başına bir uyku hastalığı da olabilir. 

Aşırı uykululuk ile seyreden en önemli hastalık grubu Narkolepsi sendromlarıdır. Gün içinde her türlü durumda ortaya çıkabilen, karşı konulmaz ve kısa süreli uyuklamalar hastalığın ana belirtisidir. Ayrıca “katapleksi” adı verilen ani duygulanımlar sırasında (gülme, şaşırma, korkma, heyecanlanma vb) ortaya çıkan kısmi veya tam kas gücü kaybı (olduğu yere yığılma şeklinde), uykuya dalarken veya uyanırken canlı, korkunç rüyalar veya halüsinasyonlar görme ve  “karabasan” olarak bilinen  bilincin yerinde olmasına rağmen kısa süreli hareket edememe hali zaman içinde hastalığa eklenebilir.

Aşırı uykululuğun ana belirti olduğu diğer başlıca uyku hastalıkları, periyodik hipersomni, idiyopatik hipersomni ve davranışsal yetersiz uyku sendromudur. Aşırı uykululuk şikayetinin, başka bir uyku hastalığının belirtisi veya birincil bir hipersomni hastalığı mı olduğu muayene ve uyku tetkiki ile ortaya konmalı ve tedavi buna göre yapılmalıdır.

uykuda solunum bozuklukları

Uykuda solunum bozuklukları uyku hastalıkları içinde hayati önem taşıyan bir gruptur. Uykuda solunumun durması, azalması, zorlanması ile seyreder. En sık obstruktif uyku apne sendromu görülmekle birlikte kendi içinde 13 farklı hastalığı kapsar.

Obstrüktif uyku apne sendromunda; uykuda ardı ardına tekrarlayan, en az 10 saniye süreli, tüm uyku süresince onlarca ya da yüzlerce kez tekrarlayan soluk almanın tamamen durması, azalması veya soluk alıp vermenin zorlanması söz konusudur. Bu anormal solunum olayları sırasında, kandaki oksijen miktarı en az yüzde 3 düşüş göstermekte, kalp atım hızında önce yavaşlama ve sonra artma; bazen başka ritim anomalileri görülmekte, nabızda azalma ve artma, kalbin kan pompalamasında ve beynin kan akımında azalma ortaya çıkmaktadır. Her anormal solunum olayı sonrasında, hastanın hatırlamadığı ancak nefes almanın meydana geldiği uykuda yüzeyselleşme veya kısa uyanıklıklar ortaya çıkmaktadır.

Obstrüktif uyku apne sendromunun en sık görülen belirtisi horlama olmakla birlikte gerek özel gerekse sosyal hayatı etkileyen en önemli belirtisi gündüz uykululuk halidir. Unutulmamalıdır ki; horlama, basit bir gürültü değil, hayatı tehdit eden bir hastalığın belirtisi olabilir. Zira bu, anormal solunum olayları uykunun sık sık kesintiye uğramasına, derin uyku dönemlerinin azalmasına, beynin oksijenlenmesinin bozulmasına neden olur. Hastalığın başlangıcında sadece inaktif durumlarda; yani, otururken, TV seyrederken, okurken ortaya çıkan, hastalığın ilerlemesiyle birlikte, araç kullanırken, hatta konuşurken dahi olabilen uykululuk ya da uyuklama önemli bir belirtidir. Tüm dünyada yapılan istatistikler, trafik kazalarındaki en önemli risk faktörünün obstrüktif uyku apne sendromu olduğunu bildirmektedir. Ülkemizdeki yasalara göre de, ağır vasıta sürücülerinin bu hastalık açısından tetkik ve tedavisi zorunludur.

Obstrüktif uyku apne sendromu yaşayan hastalar, uykuyu derinleştirmekte zorlanır veya derin uykuya giremezler. Derin uyku dönemi, testereron ve büyüme hormonunun 24 saatlik süre içinde yüzde 80’inin salgılandığı dönemdir. Bu dönemin azalması veya hiç uyunamaması sonucunda erkeklerde tam iktidarsızlığa kadar varabilen cinsel fonksiyon bozukluğu ortaya çıkar.

Büyüme hormonu çocukluk döneminde fiziksel büyümeyi sağlarken, erişkin dönemde yağ metabolizmasının düzenlenmesi görevini üstlenir. Derin uyku döneminin obstrüktif uyku apnesi nedeniyle azalması, çocuklarda büyüme geriliği, erişkinlerde ise şişmanlığa yol açar. Bilimsel çalışmalar; şişmanlığın obstrüktif uyku apnesine değil, obstrüktif uyku apnesinin şişmanlığa yol açtığını kanıtlamıştır. Bu hastalar, tedavi olmazlarsa çok ciddi diyetlere rağmen kilo veremezler.

Obstrüktif uyku apne sendromunda azalan sadece derin uyku dönemi değildir. Ertesi gün dikkat, hafıza ve öğrenme gibi bilişsel fonksiyonlarımızı sağlayan; REM uykusu, yani rüya dönemleri de bu hastalarda azalır. Sonuç olarak, giderek artan unutkanlık, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu ortaya çıkar.

Obstrüktif uyku apne sendromunun diğer belirtileri, gece tuvalete çıkma, gece terleme, sabah yorgun uyanma, sabah baş ağrısı ve gündüz yorgunluktur.

Obstrüktif uyku apne sendromununun komplikasyonları; başta hipertansiyon olmak üzere, kalp krizi, kalp yetmezliği gibi kalp hastalıkları, inme, şişmanlık ve insülin direncidir. Sorun tedavi edilmezse hipertansiyona yol açtığı, çok ciddi ve çok fazla sayıda hastanın uzun süreli izlendiği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Hipertansiyon şüphesi olan veya hipertansiyon tanısı alan ve tedavi edilen hastalarda bu sorunun tedavisi artık tıbben zorunlu hale gelmiştir. Çalışmalar, obstrüktif uyku apne sendromunda kalp hastalığı riskinin 4-6 kat, inme riskinin ise 5-9 kat arttığını göstermektedir.

Obstrüktif uyku apne sendromu, ömür boyu süren ancak tedavisi mümkün bir hastalıktır. Tanısı tüm gece uyku tetkiki ile konulur. Hipertansiyon, kalp hastalığı veya inme geçirmiş hastalarda bu belirtilerin varlığı daha da önem arz edeceği unutulmamalıdır.

uykusuzluk hastalıkları (insomniler)

İnsomni yani "Uykusuzluk", uyku için yeterli koşul ve şartların bulunmasına rağmen uykuya dalmakta zorluk, sürdürmekte zorluk veya erken saatte uyanıp uyuyamama olarak tanımlanır.

İnsomninin sadece bir belirti değil de hastalık olarak kabul edilebilmesi için mutlaka bir gündüz belirtisinin bulunması ve bu durumun en az 1 ay sürmesi gereklidir.



Gündüz belirtileri içinde yorgunluk, dikkat, konsantrasyon ve hafızada bozulma gibi bilişsel bozukluklar, sosyal, kişisel veya okul performansında bozulma, duygulanım bozukluğu veya iritabilite, gündüz uykululuk, motivasyon ve enerji azlığı, işte veya araba kullanırken hata/kaza yapma eğilimi, gerginlik, baş ağrısı veya gastrointestinal semptomlar gibi uykunun bozulması sonucu ortaya çıkan belirtiler yer alır.

İnsomni birincil olarak uykunun kendisinden kaynaklanabileceği gibi, başka bir uyku hastalığı veya dahili hastalığın bir belirtisi de olabilir. Uyku hastalığı olarak insomni kendine özgü tanı kriterleri ile teşhis edilir;

  • Uyarlanmış insomni
  • Psikofizyolojik insomni
  • İdiyopatik insomni
  • Paradoksal insomni
  • Yetersiz Uyku Hijyeni


şeklinde tanımlanmıştır. İnsomni tedavisi insomninin tipine göre değişmekle birlikte ilaç ve davranışsal tedavileri içerir.

Uzmanlarımıza Sorun
Uzmanlarımıza Sorun
İsim Soyisim(*) :  
Telefon(*) :  
Şehir :
E-mail(*) :  
Mesajınız(*) :  
Rapor Gönder :
Güvenlik :
Top