Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum
bölüm tanıtımı

Romatoloji, iç hastalıkları bölümünün bir üst branşı olup romatizmal hastalıkların tanı ve tedavisinde hizmet vermektedir. Liv Hospital Romatoloji Kliniği’nde tüm tanı ve tedaviler, alanında uzman ve tecrübeli hekimler tarafından başarıyla gerçekleştirilmektedir. Romatizmal Hastalıkların tedavisinde gerektiğinde Endokrinoloji, Fizik Tedavi, Ortopedi, Nöroloji ve Ağrı Polikliniği gibi branşlardan da destek alınmaktadır.

Romatizmal hastalıklar  eklemlerin ve çevresindeki yumuşak doku, yani, kas, tendon, bağ ve lif gibi dokuların hastalığıdır. Akut/kronik ve iltihaplı/iltihapsız türleri bulunur. Hastalık kişinin hareket fonksiyonunu etkilediğinden ve hissedilen ağrının yaşam kalitesini bozmasından dolayı erken tanı ve tedavi çok önemlidir..

Halk dilinde kireçlenme adı verilen ‘dejeneratif eklem hastalığı’  iltihapsızdır ve biraz da yaşla ilgili olan kıkırdak yıpranması sonucu oluşur.

İltihaplı romatizmalar daha ağır seyreder ve genelde tüm vücudu etkiler. Bağışıklık sisteminde bir bozukluk vardır ve tüm bağ dokusunda yani hemen tüm organlarda etki görülür. 

Sık Rastlanan Romatizmal Hastalıklar

  • Fibromiyalji/Yumuşak Doku Romatizması
  • Kireçlenme /Osteoartrit
  • Romatoid Artrit
  • Ankilozan Spondilit
  • Bel ve Boyun ağrıları
  • Gut
  • Lupus/ Sistemik Lupus Eritematosus
  • SJögren Hastalığı
  • Skleroderma/Primer Sistemik Skleroz
  • Ailevi Akdeniz Ateşi
  • Behçet Hastalığı
  • Tendinitler
  • Mikrobik romatizma
  • Miyopati/Miyosit
  • Seronegatif Spondilartropatiler/Reaktif Artrit
  • Sarkoidoz
10 soruda romatizma ile ilgili merak edilenler

Ülkemizde romatizmal hastalıklar oldukça yaygın olarak görülüyor. Başta eklemler olmak üzere, kaslar, kemikler, eklem bağları ve omurga gibi hareketi sağlayan doku ve organlar hastalıktan etkileniyor. Romatizmanın, kalp-damar sistemini tutması ise belirti vermeden seyredebildiği için hayatı tehdit edici olabiliyor. Liv Hospital Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Şenol Kobak romatizma ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Romatizma nedir?

Kas-iskelet sistemini öncelikle tutan, fakat birçok iç organ tutuluşu da yapabilen, kronik hastalıklardır.

Kimler romatizmal hastalıklara yakalanırlar? Belirli bir yaş ve cinsiyet var mıdır?

Romatizmal hastalıklar çocukluk çağında dahil her yaşta görülebilir. Genç yaştaki erkeklerin veya doğurganlık çağında kadınların yanı sıra, yaşlılarda dejeneratif ağırlıklı romatizmal hastalıklar da görülebilir.

Genetik bir geçiş söz konusu mudur?            

Evet, birçok romatizmal hastalıklarda, genetik geçiş söz konusu olabilir. Bazı genlerin varlığında, hastalığa yatkınlık artmıştır ve hastalık daha ağır seyreder.

Hangi şikayetler varsa, romatizmal bir hastalıktan şüphelenmelidir?

Romatizmal hastalıklar, çok geniş ve farklı bulgular ile kendini gösterebilir. Her ne kadar ağrı şikayeti ön planda olsa da, bu buzdağın sadece görünen kısmıdır. Genel olarak, eklemlerde ağrı, şişlik, hareket kısıtlığı ve sabah tutukluğu mevcuttur.

Hangi şikayetleri ile hastalar doktora başvururlar?

Ağrı, hastayı doktora getiren en önemli şikayettir. Genç erkeklerde oluşan, sabah tutukluğu ile birlikte olan bel, sırt ve boyun ağrıları varlığında, romatizmal bir hastalık düşünülmelidir. Genç/orta yaş kadınlarda küçük eklemlerde ağrı, şişlik ve sabah tutukluğu da görülebilir.  Bunun yanı sıra, ağız ve göz kuruluğu, deri döküntüleri, ağız ve genital bölgede aftlar, el veya ayak parmaklarda beyazlaşma, sararma ve morarma, deri sertliği, saç dökülmesi, kas ağrıları ve güçsüzlük, tekrarlayan ateş, karın ve/veya göğüs ağrıları atakları da görülebilir.

Romatizmal hastalıklar sadece eklemleri mi tutar? Yoksa iç organları da tutabilir mi?

Hayır, eklem tutuluşu, buzdağının sadece görünen kısmıdır. Evet, hastalar sıklıkla bu şikayetleri ile başvurur. Fakat romatizmal hastalıkları, hayatı tehdit eden iç organ (kalp, akciğer, böbrek, sinir sistemi) tutuluşları da yapabilir. Efor ile gelişen nefes darlığı ve/veya kuru öksürük, akciğer tutuluşun ilk semptomları olabilir. Göğüs ağrısı ve/veya çarpıntı, KALP tutuluşun bulguları olabilir. İdrarda renk değişikliği, hipertansiyon ve/veya böbrek yetmezliğine kadar varan, böbrek tutuluşu görülebilir. Yine baş ağrısı, unutkanlık, epilepsi veya el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma ve güçsüzlük, sinir sistemini tutuluşun bazı belirtileridir. 

Romatizmal hastalıklar sakatlık yapar mı?

En sık görülen romatizmal hastalıkların toplumda görülme oranı 100’de 1’dir. Romatizmal hastalıkları, farklı seyir ve prognoza sahipler. Bu seyri belirleyen faktörlerin içinde, hastalığın tipi, erken tanı ve tedavi yanı sıra, hasta eğitimi ve bilinçlendirilmesi gelir. Bazı romatizmal hastalıklar, sakatlıkla ile sonuçlanabilir.

Romatizmal hastalıkların tanısı nasıl konulur?

Erken tanı romatizmal hastalıklarda çok önemlidir. Erken tanı, sakatlıkları ve iç organ tutuluşlarını önleyebilir. Hastalığın tanısında en önemli unsur, hastalıkla ile ilgili iyi bir öykü ve hasta muayenesidir. Hastanın şikayetleri, öz ve soygeçmişi ile ilgili bulgular, iyi bir muayene ile beraber, doğru tanı için olmazsa olmazlarıdır. Kan ve idrar tetkikleri yanı sıra, direk grafi, ultrasonografi, bilgisayar tomografi de gerekebilir.

Romatizmal hastalıkların tedavisi mümkün mü?

Romatizmal hastalıklar, kronik, enflamatuvar hastalıklardır. Tedavideki amaç sadece hastalığı kontrol altına almak değil, hastaların fonksiyonel durumunu ve yaşam kalitesini de artırmaktır. Son yıllarda gelişen tedavi seçenekleri ile bu hedeflere büyük bir oranda ulaşılır. Romatizmal hastalıklar ağrı kesici ilaçlarla değil, hastalığın seyrini ve prognozunu değiştiren, temel etkili ilaçlar ile olmalıdır. Hedef sadece ağrıyı değil, hastalığı kontrol altına almak olmalıdır. Son 10 yıldan beri, romatizmal hastalıkların tedavisinde, devrim niteliğinde gelişmeler olmuştur. Bu hastalıkların oluşmasında görev alan bazı moleküller keşfedilmiş ve bunlara yönelik geliştirilen ilaçlar ile hastalığın kontrol altında tutulması mümkün olmuştur.

Kortizon ilacı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kortizon, romatizmal hastalıkların tedavisinde sıklıkla kullanılan bir ilaçtır. Gerektiği durumlarda, uygun doz ve mutlaka doktor kontrolü altında, güvenle kullanılabilir.

romatoiad artrit

Romatoid artrit(RA), genelde el ve ayak küçük eklemlerini(el bilek,MKF,PİF) tutabilen, bir kronik, iltihablıromatizmal hastalıktır. RA, toplumda en sık görülen (100’de bir oranında) romatizmal hastalıklardan birisidir.  Kadın cinsiyeti daha çok etkilemekle beraber, ileri yaş grubunda  kadın-erkek oranı eşitlenmektedir. 

Nedeni bilinmemekle beraber, genetik yatkınlığı olan bireylerde, bazı çevresel faktörlerin de etkisiyle, bağışıklık sisteminde disregulasyon sonucu ortaya çıktığı tahmin edilmektedir. Hastalığı başlatan ve tetiği çeken etkenlerin arasında, farklı bakterial ve/veya  viral enfeksiyonlar suçlanmaktadır. Genetik  zemini olan bireylerde(ortak epitopa sahip olanlarda), hastalığın ortaya çıkma olasılığı daha yüksek olduğu bilinmektedir.  

RA hastaların en önemli şikayetlerin arasında eklem ağrısı ve şişlik,  bir saatten fazla süren sabah tutukluğu ve hareket kısıtlığı gelmektedir. Bunun yanında, halsizlik, iştahsızlık, çabuk yorulma gibi konstitusyonelsemptomlar da mevcuttur. Hastalık en sık el ve ayak küçük eklemleri tutmakla beraber, diz, dirsek,omuz, kalça, ayak bilek eklemleri yanısıra  boyun omurgası  da etkilenebilmektedir.Fakat unutulmamalıdır ki,  RA’te  eklem tutuluşu sadece aysbergin görünen kısmıdır. RA, bir sistemik hastalık olup,  hayatı tehdit eden iç organ(örn. akciğer, kalp,göz)  tutuluşları yapabilmektedir.  Bazı hastalarise, eklem tutuluşu ön planda olmaksızın, iç organ tutuluşunu işaret eden şikayetler ile başvurmaktadırlar.  Kuru öksürük, efor ile gelen nefes darlığı, akciğer tutuluşunu işaret ederken, çarpıntı, göğüs ağrısı gibi şikayetler kalp tutuluşunu  düşündürmektedir. Yine bazı hastalarda, deri altı nodülleri(RA nodülleri) ve/veya RAvaskulitini düşündüren deri döküntüleri ve ülserleri görülebilir.

RA tanısında en önemli unsurların arasında hastanın öyküsü ve fizik(sistemik ve lokomotor sistem) muayene bulguları gelmektedir. Bunun yanısıra bazı laboratuvar, serolojik ve radyolojik tetkikler de, tanıyı koymamıza yardımcı olmaktadır. Laboratuvar tetkiklerde iltihabı gösteren( CRP ve sedimentasyon) değerlerde yükseklik saptanmaktadır. Serolojik tetkiklerde ise, romatoid faktör ve  anti-CCP antikorları bakılmaktadır. Romatoid faktör(RF), RA için özgü olmayıp, başka hastalıklarda da (örn. kronik enfeksiyonlar, bruseloz, diğer bağ doku hastalıkları vs.)  pozitif tespit edilebilir. Oysa anti-CCP antikorları, RA için daha spesifik olup, hastaların %80-90’da görülmektedir. Radyolojik tetkiklerde ise, sıklıkla el ve ayak eklemlerin grafileri ve/veya MR çekilerek, hastalığın yaptığı kemik değişiklikleri, eklem  daralması ve hasarı görülebilmektedir. RA, eklem deformasyonu ve sakatlık yapabilen bir hastalıktır.

Özellikle ileri evre ve tedavi almamış hastalarda, eklemlerde deformasyonlar gelişebilmektedir ve hastaların sakatlığına ve  hayat kalitesi düşüklüğüne neden olabilmektedir. Bu yüzden RA’te erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Erken tedavi ile hastalığın ilerlemesi durdurulmaktadır, deformasyonların gelişmesi ve hayatı tehdit eden organ tutuluşların engellenmesi mümkün olabilmektedir. RA tedavisinde temel etkili ilaçlar kullanılmaktadır.  Bu ilaçlar, hastanın ağrı ve eklem şikayetlerinin kontrol altına alınması yanısıra, radyolojik progresyonu engeller ve hayat kalitesini yükseltir. Yine son yıllarda hedefe yönelik tedaviler ve biyolojik ilaçlar ile, RA tedavisinde yeni ufuklar açan tedavi seçenekleri arasında sayılabilir. Sonuç olarak, RA , eklemlerde deformasyonlar yanısıra iç organ tutuluşu da yapabilen bir kronik, iltihablıromatizmal hastalıktır. Bu yüzden erken tanı konulması, hastaların mümkünse en erken evrede romatoloji uzmanına yönlendirilmesi ve erken tedavi edilmesi, hastalığın progresyonu önleyebilir ve bazen hayat kurtarıcı olabilmektedir.

Uzmanlarımıza Sorun
Uzmanlarımıza Sorun
İsim Soyisim(*) :  
Telefon(*) :  
Şehir :
E-mail(*) :  
Mesajınız(*) :  
Rapor Gönder :
Güvenlik :
Top