Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum
bölüm tanıtımı

Liv Hospital Nükleer Tıp ve Moleküler Görüntüleme Bölümü, ‘Moleküler Tıp’ düzeyinde tanı ve tedavi uygulamalarının birbirini tamamladığı sistematik yaklaşımı, konusunda en gelişmiş sağlık teknolojisinin kullanıldığı tesisleri; bilgi, beceri, insan sevgisi ve etik yaklaşımı ile hastalıkla savaşınızda yanınızdadır.

Hastalıkların tanı ve tedavisinde radyoaktif maddelerin kullanıldığı bir tıp dalı olan nükleer tıp fonksiyonel ve yapısal değerlendirmenin eşzamanlı yapılabildiği uygulamaları ile özellikle onkolojik hastalıkların teşhis, tedavi ve takibinde santral öneme sahiptir.

Nükleer Tıp ve moleküler görüntüleme kliniğinin poliklinik işlemleri ve tanısal tetkiklerin yapıldığı B4 katında

PET /CT

PEM

Gama Kamera

C14 cihazı

Gama Prob

Gama sayacı

Hot Lab (radyoaktif maddelerin hazırlandığı bölüm)

Efor testi ünitesi

Poliklinik birimleri bulunur.

Yataklı tedavi ünitesinde

Radyoaktif iyot dışındaki tedavi uygulamaları

Radyoaktif iyot uygulamaları (İki adet kurşun zırhlı oda)

Radyoaktif madde uygulama ve hazırlık ünitesi bulunur.

Nükleer Tıp ve Moleküler Görüntüleme Departmanında Görüntüleme İşlemleri;

Kullanılan radyoaktif maddenin saçtığı ışınımın cinsine göre gama kamera veya PET-CT isimli cihazlarla gerçekleştirilmektedir. Mevcut cihazlarla tüm organ ve sistemlere ait hastalıkların teşhisine duyarlılık ve özgüllükle katkıda bulunup tedaviye yön verilebilmektedir. Bunun sonucunda birçok organ ve sistemin fonksiyonları değerlendirilmektedir. Tiroid hastalıkları olmak üzere bazı tümörlerde, ağrılı kemik metastazlarında ve enflamatuar eklem hastalıklarında tedavi amaçlı radyoaktif madde uygulamaları yapılmaktadır. Avrupa’da bulunan 3 PEM cihazından 1’i Türkiye’de sadece Liv Hospital’da bulunmaktadır. 

GAMA KAMERA

Liv Hospital Nükleer Tıp Bölümü’nde bulunan çift dedektörlü gama kamera sistemi ile kardiyovasküler sistem, iskelet sistemi, tiroid, paratiroid ve diğer endokrin organlar; genito-üriner sistem, gastrointestinal sistem, pulmoner sistem, santral sinir sistemi, enfeksiyon ve inflamasyon görüntülemeleri yapılabilmektedir. Planar görüntülemelerle tüm sistemlerin fonksiyonları incelenebilirken, SPECT-CT füzyon tekniği ile fonksiyonel ve anatomik detayların elde edildiği tomografik data oluşturulmaktadır.

Gama kamera cihazı en son HD detektör teknolojisi ile üstün ve tutarlı bir görüntü kalitesi sunar. Ultra ince görüntüleme paleti ile hasta yatağının kullanılması kolay ve hasta için maksimum konforu sağlayacak yapıdadır. Bu palet detektörün hastaya yakın konumlanmasına olanak sağlar, atenüasyonu azaltır.  Kol ve baş desteği, mekanizmaları maksimum hasta konforu ile konumlandırmayı kolaylaştırır.

Otomatik vücut kontürleme özelliği tüm vücut ve SPECT görüntülemesinde en iyi çözünürlüğü sağlamak için dedektör ile hasta arasındaki mesafeyi en aza indirir. Cihazın çok yönlülüğünü tamamlamak için, dedektör kafaları iç ve dış açı dahil, çok çeşitli konumlara kolaylıkla döner; genel amaçlı, kardiyoloji, onkoloji ve nöroloji çalışmaları için ayrıntılı görüntüleme pozisyonları sunar.

 

İntraoperatif Gama Prob

İlerleyen teknolojinin önemli  yansımalarından biri de kanser dokusunun lenfatik akımının izlenerek bazı tümörlerde muayene ve görüntüleme ile saptanması mümkün olmayan milimetri bazen hücre bazında metastazların saptanabilmesine yardımcı olan;  tümörün drene olduğu ilk lenf nodunun (sentinel/bekçi lenf nodu) radyoaktif işaretlenmesini takiben, ameliyat sırasında gama prob ile bulunup çıkarılmasıdır.  

İntraoperatif gama prob ayrıca palpe edilemeyen meme lezyonları ve minimal invazif paratiroid cerrahisi veya kolay lokalize olmayan paratiroid adenomlarını ameliyat sırasında bulmak içinde radyoaktivite enjeksiyonunu takiben kullanılmaktadır .  

 

Üre Nefes Testi

Üre nefes testi, helikobakter pilori  enfeksiyonunu tespit etmede kullanılan basit ve güvenilir bir testtir. Helikobakter pilori  insanlarda mide veya  ince barsak (onikiparmak bağırsağı)  mukozasına yerleşerek çoğalan ve enfekte kişinin savunma sisteminin oluşturduğu tepkimelerle gastrit,  mide- duodenum  ülseri,  mide kanseri ve lenfomasına kadar değişen geniş bir yelpazede mide hastalıkları ile ilişkili olduğu bilinen bir bakteridir.  Bu nedenle, teşhisi, tedavisi ve tedavi cevabının değerlendirilmesi önemlidir.

 

İşaretli Lökosit Sintigrafisi

İşaretli lökosit sintigrafisi  infeksiyon odağı araştırmasında kullanılan tanısal doğruluğu yüksek bir nükleer tıp görüntüleme yöntemidir. Özellikle sebebi bilinmeyen ateş etiyolojisinin araştırılması, diğer görüntülemelerin şüpheli kaldığı  kemik ve yumuşak doku enfeksiyonları , eklem protezleri ve diğer  implant feksiyonlarının belirlenmesi ve kronik inflamatuar bağırsak hastalıklarında aktivasyonun gösterilmesi  sıklıkla kullanıldığı endikasyonlardır. 

Nükleer Tıp ve Moleküler Görüntüleme Uygulamaları İle İlgili Genel Bilgiler
  • Çok duyarlı ve amaca özgül yöntemlerdir.
  • Alerjisi ve yan etkisi yoktur.
  • Fizyolojik, metabolik düzeyde fonksiyonel bilgi sağlarlar.
  • Bilgilerin aynı zamanda sayısal olması nedeniyle tekrarlandıklarında birbiri ile kıyaslanabilme özelliğine sahiptirler.
  • Non-invazif olmalarından dolayı hastaya rahatsızlık ve zarar vermezler.
  • Nükleer Tıp uygulamalarında hasta çok düşük düzeyde radyasyon almaktadır. 

Tanısal Nükleer Tıp Hizmetleri:

PET/BT görüntüleme

PEM görüntüleme

Akciğer perfüzyon ve ventilasyon sintigrafisi,

Kantitatif akciğer perfüzyon sintigrafisi,

Sağdan sola şant araştırılması,

Radyonüklid venografi

Miyokard perfüzyon sintigrafisi,

Gated miyokard perfüzyon SPECT analizi,

Radyonüklid Ventrikülografi (MUGA)

Radyonüklid anjiokardiografi ve şant analizi

Beyin perfüzyon sintigrafisi,

Radyonüklid sisternografi,

Ventriküler sıvı kaçağı ve şant araştırılması

Tiroid sintigrafisi,

Tiroid uptake testi,

Perklorat washout testi,

Tüm vücut iyot sintigrafisi

Paratiroid sintigrafisi,

Paratiroid SPECT

İyot-131 MIBG sintigrafisi

İyot-123 MIBG sintigrafisi

Tükürük bezleri sintigrafisi,

Özefagus sintigrafisi,

Gastro-özefageal reflü sintigrafisi,

Mide boşalma sintigrafisi,

Safra yolları sintigrafisi,

Karaciğer-dalak sintigrafisi,

İşaretli dalak sintigrafisi,

GİS kanama sintigrafisi,

Meckel sintigrafisi,

Karaciğer kan havuzu çalışması ( hemanjiom araştırılması)

Tüm vücut kemik sintigrafisi,

Üç fazlı kemik sintigrafisi,

Kemik SPECT

İşaretli lökosit sintigrafisi,

Kemik iliği sintigrafisi,

Dinamik böbrek sintigrafisi (diüretikli ve diüretiksiz),

Statik böbrek sintigrafisi,

Kaptoprilli böbrek sintigrafisi,

Direkt ve indirekt voiding radyonüklid sistografi,

Testis sintigrafisi

İndium-111 Oktreotid sintigrafisi,

Penta DMSA sintigrafisi

Tüm vücut MİBİ sintigrafisi,

Tüm vücut Tetrofosmin sintigrafisi

Gözyaşı yolları sintigrafisi,

Periton sintigrafisi

Lenfosintigrafi,

Sentinel lenf bezi sintigrafisi

İntraoperatif gama prob uygulamaları,

Karbon-14 Üre Nefes testi

Tedavi ile İlişkili Nükleer Tıp Hizmetleri 

Radyonüklid tedavi

Radyonüklid tedavi takibi

Radyoaktif iyot ile Hipertiroidi tedavisi

Radyoaktif iyot ile Tiroid kanseri tedavisi

Hemofilik sinovit ve romatoid artritte radyonüklid sinovektomi

Metastatik kemik ağrılarının radyonüklid tedavisi

Lenfomalarda radyoimmünoterapi

Karaciğer metastazlarının intraarteryel radyomikroküre tedavisi

  • Tetkik öncesi ön hazırlık gerekir mi? 

Nükleer Tıp Bölümü’nde bazı tetkikler için ön hazırlık gerekmektedir. Bu  tetkikler için randevu günü gelirken nasıl bir hazırlık yapmanız gerektiği ile ilgili bilgilendirme size hem sözlü olarak hem de yazılı bir form ile verilecektir.
 

  • Tanı için radyoaktif maddeler nasıl uygulanır? 

Nükleer Tıp Bölümü’nde tetkikler hastaya ya damar yolu ya da ağızdan düşük dozda radyoaktif madde verilerek yapılmaktadır.
 

  • Görüntüleme öncesi tahmini bekleme süresi ne kadardır?

Enjeksiyon yapıldıktan sonra verilen maddenin vücutta yeterli yayılabilmesi için belli bir süre beklenmesi gerekmektedir. Bekleme süresi yapılacak tetkike bağlı olarak değişmektedir.

  • Nükleer tıpta görüntüleme nasıl yapılır? 

Görüntüleme gama kamera veya PET-CT adı verilen cihazlarla yapılmaktadır. Cihazların dört yanı açık olup çekim süresi tetkike göre değişmektedir. 

  • Nükleer tıp tetkikleri hangi sıklıklarla uygulanabilir?

İstenilen neticeye ulaşılamadığı durumlarda aynı tetkikin tekrarı gerektiğinde veya birkaç nükleer tıp tetkikinin art arda yapılması gereken durumlarda 2-3 günlük aralarla sintigrafi uygulanabilir.

  • Kullanılan radyoaktif maddelerin zararı var mıdır? 

Nükleer tıp uygulamalarında hastalar çok düşük düzeyde radyasyona maruz kalmaktadır. Uygulanan radyofarmasötikler düşük radyasyonlu, kısa ömürlü ve vücutta birikim yapmayan radyoaktif maddeler olup kendiliğinden fiziksel olarak yarılanarak azaldığı gibi, idrarla, terle ve bağırsaklar aracılığıyla da vücuttan atılmaktadır.  Bu maddeler her yaştaki hastada ve çocuklarda, yaşa ve kiloya göre değişen dozlarda güvenle kullanılabilmektedir.

  • Tetkik sonrası insanlardan uzak kalmak gerekir mi? 

Tetkiklerde kullanılan radyoaktif madde miktarları çok düşük düzeylerde olduğu için genel olarak insanlardan uzak kalmanıza gerek yoktur ancak enjeksiyondan sonra 24 saat süresince tedbir amacıyla çocuklardan ve hamilelerden uzak kalmanız önerilmektedir.

Nükleer Tıp ve Moleküler Görüntüleme Departmanında Tedavi İşlemleri;

Radyoaktif İyot Tedavisi

Tiroid hastalıklarının radyoaktif iyot I131 ile tedavisi yaklaşık 50 yıldan uzun bir süredir yapılmaktadır. En eski hedefe yönelik tedavi yöntemi olan I131 tedavisi tüm dünyada binlerce insana uygulanmıştır. Uzun süre takip edilen bu tedavi yönteminin radyasyona bağlı olumsuz etkileri ile ilgili tedavi dozları içinde anlamlı bulgu saptanmamıştır.

Tiroidektomi operasyonundan sonra hastalara geri kalan tiroid dokusunu ortadan kaldırmak ve/veya metastazların yok edilmesi amacıyla radyoaktif İyot I131 tedavisi (halk arasında sıkça kullanılan tanımı ile "Atom Tedavisi") uygulanır.

Liv Hospital Tedavi Kliniğinde on yılı aşkın tedavi deneyimi olan profesyonel bir ekip çalışmaktadır. İ zolasyonu sağlanmış odalarda, en üst düzeyde tıbbi hizmet ve hasta konforu sağlanması hedeflenerek yapılandırılmış  serviste ayrıca hipertiroidi tedaviside yapılmaktadır. Tüm radyoaktif tedavilerin yapılabildiği Liv Hospital Nükleer tıp kliniğinde diferansiye tiroid kanseri ve/veya metastazların tedavis ve  ameliyat sonrası kalan tiroid dokusunun yok edilmesi (ablasyon) uygulaması ile risksiz ve başarılı bir şekilde yapılmaktadır.

MIBG tedavisi

I131 MIBG malign nöroektodermal tümörlerin (feokromasitoma, paraganglioma, karsinoid tümörler, medüller tiroid kanseri, nöroblastoma gibi) tedavisinde kullanılan radyoaktif bir maddedir. I131 tedavisi damar yolundan infüzyon şeklinde uygulanır.

Radyoimmunoterapi (Yitriyum-90 (Y90 )

Radyoimmunoterapi, ilacın radyoaktif maddeyle işaretlenerek enjeksiyon yoluyla hastaya verilip kanserli hücreyi bulup yok edebilen bir tedavi yöntemi olarak tanımlanıyor. Sadece kanser hücresini hedefleyen ve içerdiği radyasyonu tümör hücrelerine taşıyan yöntem, mevcut tedavilerin kan yoluyla ulaşmakta zorlandığı yerlerdeki kanser hücrelerinde de etkili oluyor Tümörlere çapraz ateş Tedavide kullanılan etken maddenin, nükleer tıp laboratuvarında bir radyoaktif maddeyle birleştirilerek hastaya enjeksiyon yoluyla uygulanması yöntemi.

Radyoembolizasyon (Y90 Mikroküre Tedavisi)

Karaciğer kanserlerinin ilk tedavisi, cerrahidir. Cerrahi tedavi uygulanamayan hastalara ise kemoterapi ve radyoterapi uygulanabilir. Bu tedavilerin etkin olmadığı hastalar kanserli dokunun içerisine konulan radyonüklid işaretli mikroküreler ile tedavi edilebilir. Radyoaktif mikroküre tedavisi, selektif olarak anjiografi yoluyla karaciğerdeki tümöre radyoaktif madde verilmesine dayalı bir tedavi yöntemidir. Mikroküreler Y90 denilen radyoaktif maddelerle işaretlenir. Radyoaktif madde (radyonüklit) doku içerisinde yaklaşık 0.5-1 cm mesafeyi ışınlar. Bu şekilde, normal dokular radyasyona ve radyasyonun olumsuz etkilerine maruz kalmaz.

Radyonüklid Sinovektomi

Hemofili ve Romatoid artrit hastalarında lokal radyonüklid uygulaması ile sinovektomi yapılması.

Metastatik Kemik Ağrılarının Radyonüklid Tedavisi

-Samaryum153 Tedavisi

Yaygın kemik metastazı olan hastalarda, ağrının geçmesi veya hafiflemesi için Samaryum-153 ile palyatif sistemik tedavi yapılabilmektedir. Analjeziğe ve morfine dirençli osteoblastik (sklerotik) ve mikst tipte ağrılı, çoklu kemik metastazları en sık; prostat, meme ve akciğer kanserlerinde (% 80’i), daha az sıklıkla; tiroid, mesane, melanom ve böbrek kanserlerinde görülmektedir. Bu hastalarda Samaryum-153 ile ağrının kontrolü sağlanabilmektedir.

-Ra223 Tedavisi

Prostat kanserli hastalarda Amerika İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanan yeni bir farmasötik olan Ra223  diklorür  (Xofigo®), kemiğe yayılan metastatik hormon dirençli prostat kanserli hastalarda kullanılabilecek yeni bir tedavi yöntemidir. Damardan uygulanan bu radyofarmasötik ajan direk olarak kemik metastazlarına ulaşarak metastazlı bölgede minerallerle birleşerek radyasyon yayar. Böylece kemik metastazları olan hastada kemik metastazına bağlı ağrıyı azaltırken aynı zamanda hastalıkta gerilemeye de neden olur.  Normal dokulara zararı ise minimal düzeydedir.

 

PEM (Pozitron Emisyon Mamografi) / MEME PET

Meme kanseri, tüm dünyada kadınlarda en sık rastlanan kanser türüdür. Meme kanserinin erken tanısı ve evrelendirmenin doğru yapılması, hastalığın seyrini ve sağkalımı belirleyen çok önemli faktörlerdir. Memede saptanan şüpheli lezyonların değerlendirilmesinde ve tespit edilmiş olan malign hastalığının doğru evrelendirilmesinde sıklıkla kullanılmakta olan USG, mamografi ve MR gibi anatomik görüntüleme yöntemleri çeşitli durumlarda yetersiz kalabilmektedir. Pozitron Emisyon Mammografi (PEM/MEME PET) son yıllarda geliştirilmiş olan teknolojiyle, memedeki çok küçük boyutlardaki lezyonlar henüz anatomik olarak görüntülenebilecek düzeye gelmeden gösterilebilmektedir.

Dünyada az sayıda merkezde ve Avrupa'da yalnızca iki ülkede bulunan bu cihaz, ülkemizde sadece Liv Hospital bünyesinde Nükleer Tıp Bölümü’nde bulunmaktadır.

PEM'in meme lezyonlarını göstermedeki duyarlılığının, %90'ın üzerinde olduğu bildirilmiş olup evrelemeyi ve cerrahi planlamayı daha doğru olarak yaparak gereksiz biyopsilerin ve reeksizyonların önlenmesine ve meme koruyucu cerrahiye olanak sağlar. Ayrıca medikal tedavilere verilen yanıtın değerlendirilmesinde ve lokal nükslerin saptanmasında da anatomik görüntüleme yöntemlerine göre yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahiptir.

PEM çekimiyle, memedeki anormal dokuya ait tutulumlar 1.6 mm'ye varan duyarlılıkla kesin ve detaylı bir şekilde ortaya konmaktadır. Üstelik memenin sıkıştırılmasından çok, yalnızca hareketsiz hale getirilmesi hedeflendiğinden çekim esnasında mamografiye göre çok daha fazla hasta konforu sunmaktadır.

Kullanım Alanları

  • Memede MR veya mamografide şüpheli lezyon saptanan hastalarda tanı amaçlı,
  • Meme kanserinde cerrahi operasyon öncesi planlama ve evreleme,
  • Multisentrik / Multifokal tümörlerde kontralateral malignite araştırması,
  • Aksiller lenf nodu metastazı araştırması,
  • Lokorejyonel nükste yeniden evreleme,
  • Tedaviye yanıtın değerlendirilmesi.

Tavsiye Edildiği Durumlar

  • Daha erken evrede tanı,
  • MR'ın tanı duyarlılığının düştüğü menstrüasyon proliferatif faz,
  • Obez, kifotik, metal implantlı, klostrofobik hastalar,
  • Böbrek yetmezliği olan hastalar.
PET-CT

PET-CT, PET (Pozitron Emisyon Tomografisi ) ve CT'nin (Bilgisayarlı Tomografi) birleşiminden oluşan fonksiyonel düzeydeki görüntüleri kesitsel anatomik bilgiler ile değerlendiren mükemmel bir sistemdir.  PET hücrelerin fonksiyon ve metabolizması hakkında bilgi verirken CT ise boyut, yerleşim ve yoğunluk gibi anatomik veriler sağlar.

PET-CT kanser hastalarında yaygınlığının belirlenmesinde, uygulanacak tedavinin seçiminde ve nüks gibi şüpheli durumların incelenmesinde santral öneme sahiptir. Evrelemede uygulanacak tedavi yönteminin belirlenmesinde (cerrahi, cerrahi+kemoterapi / radyoterapi, kemoterapi / radyoterapi gibi) önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca diğer tanı yöntemleri ile görüntülenmiş olan kemik, karaciğer lezyonları, lenf nodları veya akciğer nodülleri gibi bulguların hastanın mevcut tümörü ile ilişkili olup olmadığının tespiti ile daha doğru bir evreleme yapılması mümkün olmaktadır. Onkoloji hastalarında, iyi - kötü huylu kitlelerin ayrımını sağlamada, kanserin evrelendirilmesinde, tümörün habaset derecesinin ve organ içerisinde yaygınlığının, tüm vücut metastazlarının belirlenmesinde, nüksü saptamada, tedavi yönteminin seçilmesinde, tedavi cevabının değerlendirilmesinde, radyoterapi planlamasında gerçek tümör volümünün belirlenerek hedeflenmesi doğru yerin doğru dozda ışınlanmasını sağlamada kullanılır. Tüm değerlendirmeler sayısal bilgi ile de desteklenir. Onkolojik hasta grubunda, PET-CT ile  tek seferde tüm vücudu görüntülemesi ile diğer tüm görüntüleme yöntemlerinin toplamından daha fazla bilgi veren mükemmel bir yöntemdir. 

Kullanım Alanları 

  • Nükleer Tıp uygulamaları daha çok onkolojik anlamda tüm vücudu tarama amacıyla kullanılmaktadır. Hastalarda daha önceden tespit edilmiş olan nodül veya kitlelerin; benign (iyi huylu) ve malign (kötü huylu) olarak ayrımının yapılmasında, kanser saptanmış hastalarda ana odağın tespitinde, tedaviye karar vermek için evrelemede (diğer vücut bölgelerine olan yaygınlığın tespiti), hastanın uygulanan tedaviye verdiği cevabın değerlendirilmesinde, nüks (yenileme) veya metastaz (başka yere yayılma) şüphesinde, son zamanlarda radyoterapi planlamasında ve ışınlanacak canlı kanser dokusunun daha doğru belirlenip sağlıklı dokuların korunmasında
  • Akciğerde soliter pulmoner  nodüllerin, beyin tümörlerinin, pankreas kitlelerinin ve böbrek üstü bezi kitlelerinin ayırıcı tanısında
  • Tedavi cevabının değerlendirilmesinde; başarılı yanıt durumunda  kemoterapiye devam etmeye veya gerekliyse (örneğin; kanserli doku uygulanan tedaviye direnç gösteriyorsa) kemoterapi ilaçlarını değiştirmeye daha erken dönemde karar verilebilmektedir.
  • Seçilmiş kalp hastalarında by-pass, stent gibi girişimlerden önce canlı kas dokusunun varlığının araştırılmasında ve dolayısıyla bu girişimlerden fayda sağlanıp sağlanmayacağının tespitinde
  • Psikiyatri ve nörolojik bilimlerde beyin glukoz metabolizmasını, farklı ajanlarla oksijen tüketimi ve kan akımını göstermede, epilepsi odaklarının saptanmasında, sinir sistemi ile ilgili bir çok reseptör ve molekülün görüntülenmesinde kullanılmaktadır.  Güncel olarak Parkinson hastalarında dopamin reseptörlerinin durumunun değerlendirilmesi ve tedaviye cevabın izlenmesinde kullanılabilmektedir. Diğer hareket bozukluklarının ayırıcı tanısında uygulanabilmektedir. 

PET-CT  hastaları için tetkik öncesi ön hazırlıklar nelerdir? 

PET-CT  için hastaların, tetkik öncesi 6 saat süreyle aç olması gerekmektedir. Hastalar, oral antidiyabetik ya da insulin dışındaki ilaçlarını alabilirler. Diyabetli hastalarda, kan şekerinin FDG ile yarışmasından dolayı görüntü kalitesinin kötü olabilmesi söz konusudur. Bu nedenle FDG enjeksiyonu öncesi, kan şeker düzeyi belirlenir ve genel olarak 180 mg/dL üzeri kan glukoz düzeylerinde tetkikin yapılması tavsiye edilmez.

PET-CT 'de görüntüleme nasıl yapılır? 

PET-CT  görüntülemede, odada istirahat halinde olan hastaya damardan FDG (Florodeoksiglukoz) isimli özel radyofarmasötik enjekte edilir. FDG'nin kanserli dokularda birikebilmesi için, yaklaşık 60 dakika beklendikten sonra hastanın boyu ile orantılı olarak yaklaşık 20-25 dakikalık bir çekim uygulanır. Gerekli görülen durumlarda 2 saat sonra ikinci bir görüntüleme yapılabilir. 

Uzmanlarımıza Sorun
Uzmanlarımıza Sorun
İsim Soyisim(*) :  
Telefon(*) :  
Şehir :
E-mail(*) :  
Mesajınız(*) :  
Rapor Gönder :
Güvenlik :
Top