Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum
bölüm tanıtımı

Liv Hospital, meme kanserinde erken tanının hayati öneminden yola çıkarak mamografi, ultrasonografi, MRI ve meme PET uygulamalarıyla güçlü bir tanı teknolojisi kullanmaktadır. Liv Hospital Meme Cerrahisi Kliniği’nde kanser olgularına ve diğer meme hastalıklarının tanı ve tedavisine multidisipliner bir bakış açısıyla yaklaşılmaktadır.

Deneyimli Uzman Kadro ve Üstün Teknoloji

Liv Hospital Meme Cerrahisi Kliniği’nde meme hastalıklarının tedavisinde meme cerrahisi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, psikoloji gibi farklı bölümlerinden uzmanlar son teknolojik tedavi yöntemlerini kullanarak tedaviye birlikte karar vermektedir. Ayrıca hastaya en uygun tedavi protokolü tümör konseyinde de güncel yaklaşımlar ele alarak belirlemektedir.

Türkiye’de bir ilk; MEME PET

Liv Hospital Meme Kliniği’nde meme kanseri tanısı alan hastalar ameliyat öncesinde mamografi ve ultrasonografik değerlendirmelerinin yanı sıra tıbbi gereklilik halinde Meme MR, PET-CT ve Türkiye’de sadece Liv Hospital’da bulunan Meme PET (PEM – Pozitron Emisyon Mammografi) sistemi ile değerlendirilmektedir. 1.6 mm’ye kadar küçük boyutlardaki lezyonları bile gösterebilen Meme PET diğer görüntüleme yöntemlerine kıyasla daha yüksek duyarlılıkta bulgular sunmaktadır. Ayrıca metal implantı olan veya klostrofobik hastalarda, obez veya kifozlu hastalarda MR, mamografi gibi diğer görüntülemelerin yapılamadığı durumlarda da rahatlıkla yapılabilmektedir.

Kişiselleştirilmiş Kanser Tedavisi

Hastanın genetik özellikleri, tümör özellikleri, yaşı ve cinsiyeti gibi tüm özellikleri tedavi için büyük önem taşımaktadır. Liv Hospital Meme Cerrahisi Kliniği’nde tüm bu özellikler göz önünde bulundurularak hastalar farklı disiplinlerden doktorlar tarafından değerlendirilerek kişiye özel tedavi protokolü uygulanmaktadır. Klinikte gerçekleştirilen aile taraması ile kanser riski altındaki aile bireyleri belirlenmektedir.

İleri Meme Cerrahisiyle Bütüncül Yaklaşım

Liv Hospital Meme Cerrahisi Kliniği’nde ileri meme cerrahisi uygulamalarının yanı sıra radyoloji birimi işbirliğiyle tru-cut biyopsi, vakum biyopsi, ultrason ya da mamografi eşliğinde kitle işaretlenmesi ve çıkartılması gibi yöntemler hastaların klinik durumlarının gerekliliğine göre uygulanmaktadır.

kim korkar meme kanserinden!

Meme kanserinde erken tanı, tedavinin başarıya ulaşmasını önemli oranda artırıyor. ABD’de her 8 kadından 1’inde rastlanılan meme kanseri, ülkemizde de yaklaşık 10 kadından 1’inde rastlantı oranıyla yakalanıyor. Yeni tanı ve tedavi yöntemleri ile erken evrede tespit edilen meme kanserinde tedavi mümkün.Meme kanserinin en kolay taranabilin ve erken teşhisinin hayat kurtaran bir kanser türü olduğunu söyleyen Liv Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Levhi Akın meme kanseriyle ilgili merak edilenleri anlattı.

Her kitle meme kanseri değildir

Eğer memenizde sürekli bir kitle veya değişiklik hissederseniz bir an önce doktora görünmelisiniz. Şunu unutmayın her 10 kitleden 8'i kanser değildir. Ancak her ay düzenli olarak kendi kendinize yaptığınız kontrol, düzenli doktor muayenesi ve mamografi-ultrasonografi ile meme kanserinde erken tanı mümkün. Meme kanseri riski ileri yaşlarda artıyor olsa bile, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir. Doğumdan 39 yaşına kadar her 231 kadından biri meme kanserine yakalanıyor. 40-59 yaşları arasında bu olasılık 25 kişide 1'dir. Ülkemizde ise en sık meme kanseri tanısı konan yaş grubu 45-49 yaş grubudur.

Aile öyküsü önemli

Meme kanserine yakalanan kadınların yüzde 80'inin aile öyküsünde meme kanseri yoktur. Yaş meme kanseri için bilinen en önemli risk faktörlerinden biridir. Ailesinde meme kanseri öyküsü olan kadınlarda risk biraz artabilir, çok artabilir veya değişmeyebilir. Yüksek kaliteli mamografi, meme kanserinin mümkün olduğunca erken, tedavi edilebilirliğinin en yüksek olduğu dönemde yakalanması için en güvenilir yöntemdir. Meme kanseri hissedilebilir duruma geldiğinde genellikle mamografide saptanabilecek boyuttan daha büyüktür. Yine de kendi kendinize veya bir uzman tarafından yapılan meme muayenesi çok önemlidir. Meme kanseri riski yüksek olan kadınlarda, yaşam tarzı değişiklikleri (alkol tüketiminin en aza indirilmesi, sigaranın bırakılması, düzenli egzersiz), ilaçlar; çok yüksek risk taşıyanlarda cerrahi (önleyici mastektomi, bazı kadınlarda önleyici yumurtalık alınması) önerilebilir. Risk düzeyinizle ilgili varsayımlarda bulunmadan önce doktorunuzla veya bir genetik danışmanla görüşün.

meme kanserinden korunmak için kozmetikle seviyeli ilişki şart

Meme kanseri görülme yaşı gittikçe küçülüyor. Bu yüzden uzmanlar klinik meme muayenelerinin başlangıç yaşının 30 olmasını öneriyor. Bazı araştırmaların, kozmetik ürünlerde bulunan kimyasalların kanser gelişimini tetikleyebileceğine dikkat çektiğini söyleyen, Liv Hospital Meme Cerrahi Prof. Dr. Levhi Akın “Meme kanserinde erken tanı ancak düzenli kontrol ile mümkün. Ayrıca dünyada ve ülkemizde milyonlarca kadının kullandığı bazı kozmetik ürünlerin içinde yer alan kimyasallar,  vücutta östrojen ve diğer hormonları engelleyerek ya da onları taklit ederek hormonal dengeyi bozabilir. Bu yüzden kozmetik ürünlerle mesafeli bir ilişki kurmak çok önemli” diyor. Prof. Dr. Akın meme kanseri tedavisinde dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

 

-          Kozmetik meme kanseri ilişkisi var mı?

 

Araştırmalar bazı kimyasalların insanlarda kanser gelişimine katkıda bulunabileceğini düşündürüyor. Bu kimyasalların birçoğu vücuttaki östrojen ve diğer hormonları engelleyerek ya da onları taklit ederek vücudun hormonal dengesini bozabilir. Kozmetik ve kişisel bakım ürünleri çeşitli bileşimlerden oluşmalarına rağmen, meme kanseri ile bağlantıları araştırılan kimyasallar; birçok kozmetik üründe koruyucu olarak sıklıkla kullanılan parabenler (makyaj, nemlendiriciler, saç bakım ürünleri ve tıraş kremleri/jelleri) ve oje, saç spreyindeki renkleri tutmak ve kırılganlığı azaltmak için sıklıkla kullanılan, ayrıca birçok kişisel bakım ve temizlik ürünü kokularının içinde bulunan ftalatlar’dır.

 

-          Meme kanserinde kontrol yaşı ne olmalı?

 

Klinik meme muayenelerinin başlangıç yaşının 30 yaş olması öneriliyor. Yüksek risk altında olanlarda muayene başlangıç yaşı 20’dir. Mamografi için tarama yaşının 40 olması, 40 yaşından başlayarak, her yıl mamografi çektirilmesi gerekir. Meme veya yumurtalık kanseri açısından güçlü bir aile öyküsü veya geçmişte göğse uygulanan bir ışın tedavisi gibi yüksek risk faktörleri varsa, yıllık mamografiler 30 yaş civarında başlayabilir. Mamografi taramalarında takip gerektirecek bulgu saptanmayan kişilere her yıl yerine iki yılda bir mamografi çekilmesini önerenler de var.

 

-          Yaşam tarzı meme kanserini nasıl etkiliyor, nasıl olmalı?

 

Yaşam tarzının etkileyebileceği faktörler meme kanseri açısından kontrol edilebilen risk faktörleri olarak sınıflandırılmaktadır. Bunlar;

 

Kilo fazlalığı
Uygunsuz diyet
Egzersiz yapmamak
Fazla alkol tüketimi
Tütün kullanımı
Menopoz sonrası hormon kullanımı
Doğum kontrol hapı kullanımı
Gece ışığa maruz kalma
D-vitamini eksikliği
Stres ve anksiyete, olarak örneklenebilir.
 

Dolayısıyla; kendi kendine düzenli meme muayenesi, yıllık klinik meme muayenesi, yıllık mamografi ve gerekirse ultrasonografi taramaları, fazla kilolardan kurtulmak, uygun ve sağlıklı bir diyet, düzenli egzersizler, fazla alkol tüketmemek, kesinlikle tütün kullanmamak, stresten uzak sakin bir yaşam kurmak, menopoz sonrası hormon kullanmamak ve doğum kontrol hapı kullanmak dışında korunma yöntemlerini tercih etmek meme kanserini önleyebilmek için en iyi seçenekler olacaktır.

menopozda meme ağrısına dikkat!

Menopoz, kadınlar için uzun ve zorlu bir süreçtir. Genellikle 40’lı yaşların ortalarında ve 50’li yaşların başlarında ortaya çıkar. Menopoz, yumurta atılımı durduğu zaman oluşur ve aybaşı dönem bir yıl boyunca tamamen durmuşsa tam menopoz olarak kabul edilir. Liv Hospital Genel Cerrahi Prof. Dr. Levhi Akın menopoz, meme ağrısı ve meme kanseri konularına dikkat çekti. Prof. Dr. Levhi Akın ‘’Menopoz, kanser oluşum riskini birebir arttıran bir süreç değil. Ancak, meme kanseri dahil birçok kanser yaşla birlikte artar. 55 yaşından sonra menopoza giren bir kadında yumurtalık, meme ve rahim kanseri riski artmaktadır. Yapılan son araştırmalar, menopoz belirtileri için kombine hormon tedavisi alan kadınlarda, meme kanseri, kalp krizi, inme ve kanda pıhtı atma riskinin arttığını gösteriyor. Bir kadında aybaşı dönemleri 12 yaşından önce başlamışsa risk daha büyüktür’’ dedi.

Kadın için hassas bir dönem

Kadınların yaklaşık %70’i yaşamlarının herhangi bir döneminde meme ağrısı yaşar. Bu ağrı, memelerde hassasiyet, şişme ve huzursuzluk ya da ağırlık hissi olarak tanımlanır. Ağrılar, hormonsal değişikliğe bağlı olarak aybaşı dönemlerinde, ergenliğe ilk girişte ve gebeliğin ilk döneminde ortaya çıkar. Menopoza yaklaştıkça ise bu durum değişir. Kadın için hassas bir dönem olan menopozda, memelerde doku ve yağ kaybı olur, meme dokusunun yoğunluğu azalır, küçülmeye başlayabilir ve yumrular hissedilebilir. Bunların çoğu kanser değildir ve iyi huylu değişiklikler olarak tanımlanır. Menopoz döneminde iki ana tip meme ağrısı yaşanır. İlki, dönemsel meme ağrısı, aybaşı dönemi ile birlikte ve aybaşı dönemi başlamadan bir hafta veya daha önce olur. İkincisi dönemsel olmayan meme ağrısı, aybaşı dönemi ile hiçbir ilgisi yoktur ve herhangi bir zaman başlayabilir. Menopoz öncesi, sırasında veya sonrasında oluşabilir. Menopoz belirtilerinin tedavisi için kullanılan ilaçlar da sentetik hormonlar içerdiğinden dolayı meme ağrısı ve hassasiyeti yaratabilir. Depresyon ilacı gibi bazı ilaçlar, hormonlarla birlikte kullanılan kolesterol düşürücü ilaçlar, kalp ve psikiyatri ilaçları meme ağrısını arttırır.

Menopozda hormon kullanımı riski 

Menopoz belirtilerini tedavi etmek için kullanılan ilaçların bazıları kanser riskini arttırıp veya azaltabiliyor. Ne kadar uzun süre östrojen ve progesterondan oluşan bir hormon tedavisi alınırsa meme kanseri olma riski de o kadar yükseliyor. Ayrıca, menopoz belirtileri için kombine hormon tedavisi alan kadınlarda, meme kanseri, kalp krizi, inme ve kanda pıhtı atma riskinin arttığı bulunmuştur. Bu risklerden dolayı, özellikle meme kanseri öyküsü veya yüksek meme kanseri riski olan kadınlarda bu tedavi önerilmemekte ya da kısa bir süre için düşük dozda önerilmektedir.

Uzmanlarımıza Sorun
Uzmanlarımıza Sorun
İsim Soyisim(*) :  
Telefon(*) :  
Şehir :
E-mail(*) :  
Mesajınız(*) :  
Rapor Gönder :
Güvenlik :
Top