Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum

kulak burun boğaz hastalıkları

tıbbi hizmetlerimiz
bölüm tanıtımı

Liv Hospital Kulak Burun Boğaz Bölümü, orta kulak, kulak zarı, burun, boğaz ve yüz sinirleriyle ilgili hastalıkların ve iç kulakla beyin arasında ortaya çıkan hastalıkların tanı ve tedavisinde en modern tıbbi cihazlarla ve deneyimli uzman kadrosuyla güvenilir ve kaliteli sağlık hizmeti vermektedir.

Bölümde multidisiplinler yaklaşımı ile kulak, burun, boğaz ve ilgili baş boyun hastalıklarının hem medikal hem de cerrahi tedavisi yapılmaktadır.

Liv Hospital’da kulak cerrahisi sonrası fasiyel paralizi (Yüz felci) gelişme oranı, kulak  cerrahisi sonrası sensörinöral işitme kaybı gelişme oranı %0 olarak gerçekleşmektedir.

Liv Hospital Denge Merkezi’nde, dengesizlik ve baş dönmesini değerlendirmede kullanılan bütün dünyaca kabul edilmiş tüm testler yapılır. Bunlardan bilgisayarlı dinamik posturografi hem teşhis hem de tedavi için kullanılır.

baş dönmesi ve vertigo bölümü

Neden baş dönmesi ve denge kaybı yaşarız?

Baş dönmesi ve dengesizliğe yol açabilecek pek çok farklı hastalık olabilir. İç kulak hastalıkları, nörolojik hastalıklar ve psikiyatrik rahatsızlıklar en sık karşılaştığımız nedenlerdir. Baş dönmesine yol açabilen pek çok kulak hastalığı olabilir. Bunlardan en sık karşılaştığımız “Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo” adı verilen iç kulaktaki denge kristallerinin yarım daire kanalına kaçması nedeniyle olan ve baş hareketleri ile ortaya çıkan kısa süreli baş dönmesidir. Sık nedenlerden bir diğeri ise iç kulak sıvısının artması sonucu ortaya çıkan, ataklar halinde gelen ve saatler boyu süren şiddetli baş dönmesi ile karakterize bir hastalık olan Meniere Hastalığı’dır.

Baş dönmesi ve denge kaybını birbirinden nasıl ayırt edeceğiz?

Baş dönmesi (vertigo) hareket illüzyonudur, yani hasta kendisinin ya da çevrenin hareket ettiği hissine kapılır. Bulantı ve kusma eşlik edebilir. Denge kaybı ise kişinin dengeyi sağlayan 3 sistemden (iç kulak, dokunma ve görme) biri ya da birden fazlasında ya da bu sistemleri koordine eden beyincikle ilgili bir sorun olduğunda ortaya çıkar. Hasta dengesini sağlamakta zorluk çeker, düşmeler olabilir.

Her başı dönen doktora başvurmalı mı? Hangi durumlar tehlikelidir?

Baş dönmesinin pek çok nedeni vardır. Bu hastalıklardan bir kısmı ilaç tedavileri ile bir kısmı ise bazı döndürme manevraları ile tedavi edilebilir. Bazen tansiyon düşüklüğü baş dönmesine neden olabilirken bazen de baş dönmesi kafa içindeki bir tümörün ilk belirtisi olabilir. Dolayısıyla, baş dönmeli hasta mutlaka hekime başvurmalıdır. Baş dönmesinin en sık nedeni iç kulak hastalıklarıdır. O yüzden genellikle baş dönmeli hastaları ilk olarak biz Kulak Burun Boğaz Hekimleri görüyoruz. İç kulakla ilgili bir sorun olmadığında hasta nöroloji veya psikiyatri bölümlerine konsülte edilebilir. Bunun yanında eğer hastada baş dönmesi ile birlikte kuvvet kaybı veya his kaybı gibi şikayetler varsa direkt olarak nörolojiye baş vurması uygun olur.

Baş dönmesi nasıl tedavi ediliyor?

Baş dönmesinin pek çok farklı sebebi olduğu için her birinin tedavisi birbirinden farklıdır. En sık neden olan Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo’nun tedavisinde döndürme manevraları kullanılıyor. Meniere hastalığının tedavisinde ilaçlar ve ilaçların yeterli olmadığı durumlarda cerrahi müdahaleler uygulanır. Bunun yanında baş dönmesinin nedeni kafa içindeki tümöral bir oluşum ise cerrahi bir müdahale veya ışın tedavisi gerekebilir. Baş dönmesi ile gelen hastalarımıza öncelikle komple bir kulak burun boğaz muayenesi yapılır. Gerekli durumlarda kulak mikroskop altında değerlendirilir. Pozisyonel baş dönmesinden şüphelenilen vakalarda “Dix-Hallpike” adı verilen bir manevra uygulanır. İşitme testi, başta Meniere hastalığı olmak üzere iç kulak kaynaklı baş dönmelerinin teşhisinde çok yardımcı bir tetkiktir. Nistagmus adı verilen istemsiz göz hareketlerinin değerlendirilmesinde ise “Videoelektronistagmografi” adı verilen cihazdan yararlanıyoruz.

Baş Dönmesi Depresyon Sebebi!

Baş dönmesi insanlarda çok fazla rahatsızlık hissi yaratan bir şikayet. Özellikle şiddetli ve uzun süren baş dönmeleri hastalarda çaresizlik hissi, korku ve depresyon yaratmakta. Bunun yanında hastaların baş dönmesi yüzünden düşüp bir yerlerini yaralama, araba kullanırken kaza yapma gibi riskleri bulunuyor.

Avukatlar ve Borsacılar Risk Altında!

Stres direkt olarak baş dönmesine neden olmasa da özellikle Meniere hastalığında stresin, iç kulak sıvısını arttırmak suretiyle baş dönmesi ataklarını tetiklediğini biliyoruz. Kimi zaman hayattan bezdiren baş dönmesi atakları, yoğun ve stresli iş yaşamından kaynaklanıyor. Baş dönmesi şikayetine bağlı olarak Meniere hastalığı teşhisi koyduğumuz kişiler genellikle, yoğun stresle çalışan borsacı, bankacı, avukat ya da üst düzey şirket yöneticiler oluyor.

Tuz Tüketimi Kısıtlanmalı! Meniere hastalığında aşırı tuz tüketiminin atak riskini arttırdığını biliyoruz. Bunun dışında beslenme bozukluğu da kansızlığa yol açmışsa baş dönmesine neden olabilir.

baş-boyun cerrahisi bölümü

Liv Hospital Baş ve Boyun Cerrahisi Bölümü’nde  baş boyun tümörleri ve rekonstrüktif(onarım) cerrahisi; larinks, ösefagus ve farinks, oral kavite kanser ameliyatları donanımlı teknoloji ve deneyimli uzman kadro ile gerektiğinde Beyin Cerrahisi Bölümü’nden ve diğer branşlardan destek alınarak güvenli ve kaliteli sağlık hizmeti sunmaktadır.

Klinikte modern kulak burun boğaz uygulamaları; mikrocerrahi ve endoskopik cerrahi başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.

Liv Hospital Baş-Boyun Cerrahisinde; kaş, göz çukuru ve gözkapağı onarımları, kulak kepçesi onarımları, burun, dudak onarımları, yüz yaralanmalarının, hayvan ısırmalarının ve kemik kırıklarının, iyi ve kötü huylu tümörlerin tedavisi, tükrük bezi hastalıklarının, dil tümörlerinin tedavisi, halk arasında tavşan dudak ve doğum lekeleri gibi diğer doğumsal yüz anomalilerin tedavisi, yüz felci sekellerinin tedavisi, kaza, yaralanma ve yanıklara bağlı şekil bozukluklarının, fonksiyon kayıplarının, eski ameliyat ve yara izlerinin giderilmesi, çene eklemi hastalıklarının tedavisi başarıyla yapılmaktadır.

odoyoloji ve denge ünitesi

Denge Problemlerinde En Son Tedavi Yöntemleri

Baş dönmesi veya denge sorunu çoğu zaman birbiriyle karıştırılıyor. Liv Hospital Denge Merkezi’nde baş dönmesi ve dengeyle ilgili tedaviler yapılıyor, böylece hastanın yaşam kalitesi yükseliyor. Özellikle “Dengemi kaybediyorum, düşeceğim.” hissi yaşıyorsanız hemen bir hekime görünmelisiniz.

Baş dönmesi ve denge sorunu birbirinden nasıl ayırt edilir?

Baş dönmesi ve denge problemi, genel olarak birbiriyle karıştırılır. Baş dönmesinde bir hareket hissi olması gerekir. Vücutta dengeyi sağlayan farklı sistemler vardır. Bunlardan biri ya da birkaçı etkilenebilir. Hangisinin etkilendiği belirleyip ona göre tedavi planlaması yapılır. Baş dönmesinde etraf durmadan döner. Denge sorunu olduğu zaman ise hafif bir sendeleme hissi ve yürürken yalpalama olur, “Dengemi kaybediyorum, düşeceğim.” hissi yaşanır.

Baş dönmesi ne gibi sorunlar yaratır?

Baş dönmesi, insanların hekime en çok başvurduğu rahatsızlıkların başında gelir. Kişinin sürekli başı döner. Denge problemi yaşayanlar düşüp bir tarafını zedeleyebilir ya da bir yerlere çarpabilir. Özellikle yaşlılarda, düşmeyle daha büyük sorunlar olabilir.

Ne zaman doktora başvurmak gerekir?

Baş dönmesi çok şiddetli olanlar, hastanelerin acil bölümlerine başvurur. Baş dönmesi şikayeti yaşayan hastanın en kısa süre içinde doktora başvurması gerekir.

Tanı nasıl konulur?

Baş dönmesi / dengesizlik şikayetiyle başvuran hastada, öncelikle komple bir kulak burun boğaz muayenesi yapılır. Ayırıcı tanıda işitme testi, videonistagmografi, VEMP ve dinamik posturografi gibi testler kullanılır. Böylece, baş dönmesi ve dengesizliğin sebebi tespit edilir ve ona göre bir tedavi şekli belirlenir.

Dinamik Posturografi

Liv Hospital Denge Merkezi’nde, dengesizlik ve baş dönmesini değerlendirmede kullanılan bütün dünyaca kabul edilmiş tüm testler yapılır. Bunlardan bilgisayarlı dinamik posturografi hem teşhis hem de tedavi içinde kullanılır. Dengeyi sağlayan sistemlerden hangisinin arızalandığı tespit edilir ve teşhis konulur. Böylece, denge problemi yaratan sebep ortaya konulur. Teşhisten sonra problemli olan sistemlerin güçlendirilmesi için yapılması gereken egzersizler de cihazın üzerinde yapılır.

Baş dönmesine sebep olan hastalıklar nelerdir?

Baş dönmesinin pek çok nedeni olabilir ama en sık karşılaşılan nedenler iç kulak hastalıklarıdır.

Selim Pozisyonel Vertigo:

İç kulakta dengeyi sağlayan kristal parçacıkların yerinden kopup yarım daire kanalına kaçması nedeniyle oluşur. Bu hastalık kendini yatarken sağdan sola, soldan sağ dönerken baş dönmesiyle gösterir. Şiddetli fakat kısa süren baş dönmesi olur. Bu hastalığın teşhis ve tedavisinde, başa değişik pozisyonlar verilerek yapılan manevralar kullanılır. Bu sayede, 2-3 dakikalık bir süre içinde hastalığı teşhis ve tedavi etmek mümkün olmaktadır.

Meniere Hastalığı:

İç kulak sıvısının miktarının artmasıyla oluşur. Hastada baş dönmesi, çınlama, kulakta basınç hissi, yüksek seslerden rahatsızlık ve işitme kaybı görülebilir. Hastalığın nedeni bilinmemekle birlikte aşırı tuz tüketimi, stres ve hormonal bozuklukların baş dönmesi ataklarını tetiklediği bilinmektedir. Tedavide öncelikle damar genişletici ve idrar söktürücü ilaçlardan faydalanılır. İlaç tedavisiyle atakları kesilmeyen kişilere cerrahi müdahale yapılır.

Denge problemi altında yatan nedenler

  • Geçirilmiş iç kulak hastalıkları
  • Nörolojik problemler
  • Şeker hastalığı
  • Vitamin eksiklikleri
  • Görme bozuklukları

 

Denge problemi tedavisi nasıl yapılır?

Dengesizlik ilaç ya da cerrahiyle tedavi edilmemektedir. Denge egzersizleri büyük derece önemli olduğu için, dengesizliğin neden kaynaklandığını tespit etmek öncelik taşımaktadır. Dinamik posturografi yardımıyla dengesizliğin derin duyu, görme ve iç kulak sistemlerinin hangisinden kaynaklandığını tespit etmek gerekir. Bunun sonucunda da uygun denge egzersizleriyle tedavi uygulanır.

odoyolojik - vestibüler testler

Saf Ses Odyometrisi

Farklı frekanslarda saf ses verilerek işitme eşiğini subjektif olarak  saptayan işitme testlerinin standart  yöntemidir. En sık uygulanan kulak testidir. Her iki kulağın değişik frekanslarda (250-8000 Hz) duyabildiği, en az ses şiddetini (duyma eşiği) belirler. Hasta, ses geçirmez bir kabine oturtulur. Bir kulaklık aracılığı ile hastanın kulağına ses verilir. Hasta, sesi duyduğu zaman elindeki butona basarak işaret verir. Böylece işittiği ses seviyesi belirlenmiş olur. Bu ölçümde hava ve kemik yolu işitme seviyesi belirlenir.

Konuşma Odyometrisi

İnsan sesinin uyaran olarak kullanılarak odyometrik değerlendirme yapılmasına, konuşma odyometrisi denir.

Timpanometri

Orta kulağın basıncını ölçmeye yarayan testtir. Uygulanması çok kolaydır, bebeklere dahi yapılabilir. Ölçümün yapılabilmesi için kulak zarının delik olmaması gerekir. Dış kulak yoluna sokulan bir prob ile orta kulaktaki basınç ölçülür. Sonuç olarak, bir grafi ve basınç değeri elde edilir.

ABR (Auditory Brainstem Response)

ABR (işitsel beyin sapı cevabı), akustik uyarılar ile oluşan beyin dalgalarının kafaya yerleştirilen elektrodlar vasıtası ile elektroensefalografik olarak ölçülmesidir. ABR, işitme sinirinin ve beyin sapı işitsel yolların fonksiyonunu ölçer. Standart işitme testine koopere olamayacak bebeklerin ve küçük çocukların işitmesini değerlendirmekte çok değerlidir. Bu testin uygulandığı bireyin, sakin veya uyur halde olması gerekir.

OAE (Otoakustik Emisyonlar)

Otoakustik emisyonlar, iç kulaktaki tüy hücreleri tarafından üretilen düşük düzeydeki akustik sinyallerdir. Bu sinyaller, dış kulak yoluna yerleştirilen bir prob vasıtası ile ölçülebilir. Testin sessiz bir ortamda ve hasta sakinken yapılması gerekir. Objektif bir testtir. Özellikle bebeklerde işitme kaybının erken teşhisi için önemlidir. Bu nedenle, yeni doğan işitme tarama testi için kullanılmaktadır. İşitsel nöropatinin teşhisinde ABR ile birlikte tanıda yardımcıdır. Diğer bir kullanım alanı ise fonksiyonel işitme kayıplarıdır.

 

(ECoG) Elektrokokleografi

Elektrokokleografi, işitsel uyaranların iç kulakta oluşturduğu elektriksel aktivitenin promontoryum veya zara yerleştirilen bir elektrod vasıtası ile ölçülmesi ile yapılır. Objektif bir testtir. Testin sessiz bir ortamda yapılması gerekir. İşitme kayıplarının tespitinde ve Meniere hastalığının tanısında kıymetli bilgiler verir.

VEMP (Vestibular Evoked Myogenic Potentals)

VEMP, ses uyaranının SKM kasında oluşturduğu istemsiz cevabın ölçülmesidir. Sakkül ve inferior vestibüler sinir fonksiyonunu ölçen bir testtir.  Meniere hastalığı, Superior Semisirküler Kanal Dehisansı sendromu ve multiple sklerozun tanısında yardımcıdır.

VNG (Videonistagmografi)

VNG testi, görsel uyaran veya pozisyon değişiklikleri sonucu gözlerde gelişen hareketleri kaydeden ve değerlendiren bir testtir. İnfrared kamera ile donatılmış gözlükler takılarak uygulanır. İç kulağın denge ile ilgili fonksiyonunu değerlendirmede faydalı bilgiler verir. Meniere Hastalığı, Benign Paroksismal Pozisyonel Veritgo (BPPV) ve merkezi sinir sistemi kaynaklı baş dönmelerinin ayırıcı tanısında kullanılmaktadır.

Dinamik Posturografi

Dinamik posturografi, dengeyi sağlayan üç sistemi (iç kulak, görme ve derin duyu) ayrı ayrı inceleyebilen ve denge probleminin hangi sistemden kaynaklandığını tespit edebilen bir testtir. Hasta, basınca duyarlı bir platformun üzerinde hareketsiz durmaya çalışırken 6 farklı durumda vücut salınımının derecesi ölçülerek değerlendirme yapılır. Cihazın üzerinde denge egzersizleri de yapmak mümkündür.

otoloji-nörootoloji bölümü

Liv Hospital Otoloji-Nörootoloji Bölümü dış, orta ve iç kulak ve işitme sinirinden kaynaklanan hastalıkların tıbbi ve cerrahi tedavisini uzman kadrosuyla ve üstün donanımıyla yapmaktadır

Klinikte Tedavi Edilen Başlıca Hastalıklar

Orta Kulak Efüzyonu; Orta kulak sıvı problemleri çocukluk çağında sık görülmektedir. Genellikle tekrarlayan üst solunum yolu infeksiyonlarını takiben gelişirler. Önemli bir kısmı ilaç tedavisine cevap vermekle birlikte, cevap vermeyen olgularda kulağa tüp takılması gerekebilir.

Kulak Zarı Delikleri; Kulak zarı, orta kulağı dış ortamdan koruyan mekanik bir bariyerdir. Delik olduğu durumlarda kulak iltihaplanmaları sık görülmektedir. Kulak zarının delik olması aynı zamanda işitme kaybına da neden olmaktadır. Bu nedenle ameliyatla kulak zarının onarılması tavsiye edilir.

Kulesteatom; Dış kulak yolu cildinin kulak zarının arkasına geçip kontrolsüz biçimde ilerlemesi nedeniyle oluşur. Devamlı ve kötü kokulu kulak akıntısı ve işitme azlığı görülür. Cerrahi olarak tedavi edilmezse iltihaplanmanın çevredeki organlara uzanması sonucu menenjit ve beyin apsesi gibi ölümcül olabilecek sonuçlar doğurabilir.

Otoskleroz (Üzengi Kemiğinin Kireçlenmesi Orta yaşlarda, bayanlarda ve ailede otoskleroz hikayesi olanlarda daha sık görülür. Örs kemiği ile iç kulak arasına yerleştirilen bir protez yardımı ile işitme kaybı cerrahi olarak giderilebilir.

İç Kulaktan Kaynaklanan İşitme Kayıplarında İmplant Kullanımı

İç kulaktan kaynaklanan işitme kayıpları genetik veya kazanılmış nedenlerle oluşabilir. Hafif ve orta derecede işitme kayıplarında konvansiyonel işitme cihazları yeterli olabilirken ileri derecedeki kayıplarda aktif orta kulak implantları veya koklear implant (biyonik kulak) veya beyin sapı implantı gerekebilir. Dünyada işitme kaybına yönelik uygulanan cerrahi tedavilerin tümü başarı ile uygulanmaktadır.

En Son Tedavi Yöntemleri

Klinik Denge Merkezi’nde, dengesizlik ve baş dönmesini değerlendirmede kullanılan bütün dünyaca kabul edilmiş tüm testler yapılır. Bunlardan bilgisayarlı dinamik posturografi hem teşhis hem de tedavi içinde kullanılır.

Baş dönmesi veya denge sorunu çoğu zaman birbiriyle karıştırılıyor. Liv Hospital Denge Merkezi’nde baş dönmesi ve dengeyle ilgili tedaviler yapılıyor, böylece hastanın yaşam kalitesi yükseliyor. Özellikle “Dengemi kaybediyorum, düşeceğim.” hissi yaşıyorsanız hemen bir hekime görünmelisiniz.

Klinik Odyolojik – Vestibüler testler ile frekanslarda saf ses verilerek işitme eşiği subjektif olarak  saptanmaktadır

otonöroloji bölümü

Dış, orta ve iç kulak ile işitme sinirinden kaynaklanan hastalıkların tıbbi ve cerrahi tedavisi Liv Hospital Otonöroloji Bölümünde yapılmaktadır.

  • Orta kulak efüzyonu: Orta kulak sıvı problemleri çocukluk çağında sık görülmektedir. Genellikle tekrarlayan üst solunum yolu infeksiyonlarını takiben gelişirler. Önemli bir kısmı ilaç tedavisine cevap vermekle birlikte, cevap vermeyen olgularda kulağa tüp takılması gerekebilir.
  • Kulak zarı delikleri: Kulak zarı orta kulağı dış ortamdan koruyan mekanik bir bariyerdir. Delik olduğu durumlarda kulak iltihaplanmaları sık görülmektedir. Kulak zarının delik olması aynı zamanda işitme kaybına da neden olmaktadır. Bu nedenle ameliyatla kulak zarının onarılması tavsiye edilir.
  • Kolesteatom: Dış kulak yolu cildinin kulak zarının arkasına geçip kontrolsüz biçimde ilerlemesi nedeniyle oluşur. Devamlı ve kötü kokulu kulak akıntısı ve işitme azlığı görülür. Cerrahi olarak tedavi edilmezse iltihaplanmanın çevredeki organlara uzanması sonucu menenjit ve beyin apsesi gibi ölümcül olabilecek sonuçlar doğurabilir.
  • Otoskleroz (üzengi kemiğinin kireçlenmesi): Üzengi kemiğinin kireçlenmesi sesin iç kulağa iletilmesini zorlaştırdığı için iletim tipi işitme kaybına neden olur. Orta yaşlarda, bayanlarda ve ailede otoskleroz hikayesi olanlarda daha sık görülür. Örs kemiği ile iç kulak arasına yerleştirilen bir protez yardımı ile işitme kaybı cerrahi olarak giderilebilir.
  • İç kulaktan kaynaklanan işitme kayıpları: İç kulaktan kaynaklanan işitme kayıpları genetik veya kazanılmış nedenlerle oluşabilir. Hafif ve orta derecede işitme kayıplarında konvansiyonel işitme cihazları yeterli olabilirken ileri derecedeki kayıplarda aktiforta kulak implantları veya koklear implant (biyonik kulak) veya beyin sapı implantı gerekebilir. Dünyada işitme kaybına yönelik uygulanan cerrahi tedavilerin tümü hastanemizde başarı ile uygulanmaktadır.
  • Tümörler: Orta kulaktan köken alan damarsal tümörler  (glomustümörü) veya denge sinirinden köken alan akustik nörinomlar bu bölümde tedavi edilir. İyi huylu olmalarına rağmen bu tümörler yerleşim yerleri itibarı ile cerrahi olarak yaklaşımı zor ve tecrübe isteyen tümörlerdir.

 

pediatrik otolarengoloji bölümü

Liv Hospital Pediatrik Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nün çalışma alanı, çocukluk çağında görülen doğumsal ya da kazanılmış infeksiyöz, tümöral, gelişimsel ve travmatik nedenlerle ortaya çıkmış olan kulak burun boğaz problemlerinin teşhis ve tedavisini kapsamaktadır.

Liv Hospital Pediatrik Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nde geniz eti ve bademcik problemleri, orta kulak iltihapları çocuklarda en sık görülen kulak burun boğaz şikayetlerinin başında gelmektedir. Ülkemizde sık görülen genetik işitme kayıplarının tedavisinde, işitme kaybının cinsi ve derecesine göre, son yıllarda gelişen teknolojiye paralel olarak,  koklear implant (biyonik kulak), beyin sapı implantı, aktif orta kulak implantları ve kemiğe yerleştirilen işitme cihazları gibi pek çok tedavi seçeneği sunulmaktadır. Hava yollarında görülen doğumsal ya da kazanılmış darlıkların tedavisi de Pediatrik Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nün önemli çalışma alanlarındandır. Baş-boyun bölgesinden kaynaklanan iyi ve kötü huylu kitleler, üst solunum yolundaki iltihaplanmalar ve yabancı cisimlerin tedavisi de sayabileceğimiz diğer çalışma alanlarındandır.

Liv Hospital Pediatrik Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nde;

  • Tonsil ve adenoid sorunları,
  • Orta kulak enfeksiyonları,
  • Orta kulak effüzyonları,
  • Kulak kepçesinin ve dış kulak yolunun doğumsal anomalileri,
  • Genetik ve kazanılmış işitme kayıpları,
  • Larinks ve trakeanın doğumsal ya da kazanılmış darlıkları,
  • Sinüzitler,
  • Çocukluk çağında görülen tümörlerin tedavisi yapılmaktadır.

GENİZ ETİ VE BADEMCİK PROBLEMLERİ

Geniz eti ve bademcik problemleri, çocuklarda en sık görülen kulak burun boğaz şikayetlerinin başında gelmektedir. Ağzı açık uyuma, horlama, uykuda nefesin durmasına (apne) neden olan bu problemlerin cerrahisi en modern tekniklerle gerçekleştirilmektedir.

ORTA KULAK İLTİHAPLANMASI / SIVISI

Orta kulak iltihabı bir çocukluk çağı hastalığıdır. Genellikle ilaç tedavisi ile düzelebilse de tedaviye cevap vermeyen veya tekrarlayan vakalarda kulağa tüp tatbiki gerekebilmektedir.

İŞİTME AZLIĞI

Ülkemizde sık görülen genetik işitme kayıplarının tedavisinde, işitme kaybının cinsi ve derecesine göre, son yıllarda gelişen teknolojiye paralel olarak,  koklear implant (biyonik kulak), beyin sapı implantı, aktif orta kulak implantları ve kemiğe yerleştirilen işitme cihazları gibi pek çok tedavi seçeneği sunulmaktadır.

HAVA YOLU DARLIKLARI

Hava yollarında görülen doğumsal ya da kazanılmış darlıkların tedavisi de Pediatrik Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü’nün önemli çalışma alanlarındandır. Bu darlıkların bir kısmı cerrahi tedavi gerektirmektedir.

TÜMÖRLER

Erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da baş-boyun bölgesinden kaynaklanan iyi ve kötü huylu kitleler görülebilmektedir. İyi huylu kitlelerin tedavisi için cerrahi yeterken, kötü huylu kitlelerin tedavisinde cerrahi, kemoterapi ve radyoterapinin biri veya birden fazlasına ihtiyaç olabilmektedir.

rinoloji bölümü

Burun, yüz bölgesinin estetiğini belirleyen en önemli unsurdur. Bu nedenle, burnun doğal görünmesi ve fonksiyonel olması önemlidir. Burna şekil vermek için uygulanan burun estetiği ameliyatlarıyla, burun kemerinin veya burun ucunun şekli değiştirilebilir.

Liv Hospital Rinoloji Bölümü’nde burun ve sinüs cerrahisi; endoskopik sinüs cerrahisi, burun estetik ve fonksiyonel rekonstrüktif  cerrahisi güncel tedavi yaklaşımlarıyla güvenilir ve kaliteli bir hizmet anlayışıyla birlikte deneyimli uzman kadroyla yapılmaktadır.

Liv Hospital Rinoloji Bölümü’nde soluk almada sorun oluşturan polip, sinüzit, burun etleri ve deviye septum gibi problemler de tedavi edilmektedir.

Rinosinüzit(Sinüzit) Tedavisinde Başarılı Tedaviler

Liv Hospital Rinoloji Kliniği’nde kronik ya da tekrarlayan rinosinüzit tedavisinde güncel tedavi yaklaşımı olan endoskopik sinüs cerrahisi kullanılmaktadır. Endoskopik sinüs cerrahisi kapalı bir yöntem olup, burnun içine kameraya bağlı endoskoplar sokularak uygulanmaktadır.

Endoskopik sinüs cerrahisi sıklıkla genel anestezi altında sinüslerin drenaj yollarının açılarak havalanma ve drenajını sağlamaya yönelik fonksiyonel bir cerrahi tekniktir. Amaç hastalıklı dokuyu ortadan kaldırırken, sağlıklı dokuyu korumaktır. Klinikte, her cerrahi yaklaşımda olduğu gibi doğru tanılama ve dikkatli bir cerrahi yaklaşımla yapılan ameliyatlar beklenen başarıyı arttırmaktadır.

ses , konuşma ve yutma bozuklukları tedavi ünitesi

Liv Hospital Ses, Konuşma ve Yutma bozuklukları Kliniği konuşma-dil ve yutma yeteneklerini etkileyen, doğuştan olan veya sonradan gelişen bozukluklarının tanı ve tedavi hizmetlerini vermektedir. Kliniğin amacı konuşma bozukluklarını tespit etmek ve uygun tedavi yöntemleriyle iyileşmeyi sağlamaktır.

Klinik Ses ve Konuşma Terapistleri konuşma ve dil patolojisinden psikolojiye geniş uzmanlık alanlarıyla multidisipliner yaklaşımla hizmet vermektedir.

Yalıtılmış Kabin Ayrıcalıklı Hizmet

Liv Hospital Ses, Konuşma ve Yutkunma Bozuklukları kliniğimizde  bulunan yalıtılmış kabin; tanı ve tedavide stroboskopi, videofloroscopy, nasoendoscopy, ultrasonografi, akustik analiz sistemleri “PAS” ne MDVP” gibi nadir bulunan ve ayrıcalıklı olan teknolojik donanımların kullanılmasına olanak sağlamaktadır.

Ayrıca bölümümüzde entegre çalışma olanağımız olan odyoloji birimi ile eşgüdümlü olarak işitme bozukluğu olan bireyleri değerlendirme, tanılama ve aileleriyle iletişimi geliştirme, gerektiğinde cihazlama ve danışma hizmetleri verebilmekteyiz.

Kekemelikten, Hızlı Konuşmaya Başlıca Tedavi Edilen Bozukluklar

  • Ses bozuklukları; Nodül, polip, profesyonel ses kullanımı problemleri, kanser sonrası post op ses/ses protezi kullanımı/eğitimi.
  • Akıcılık sorunları; Kekemelik, cluttering (hızlı anlaşılmaz konuşma)
  • Artikülasyon/sesletim/sesbilgisel sorunlar
  • Ağız yüz anomalileri, kas hastalıkları, nörojenik kökenli yutma ve yutkunma bozuklukları
  • Bilişsel yetersizliğe bağlı iletişim bozuklukları ;Afazi, apraksi, dizartri, disfazi vb.
  • Pragmatic iletişim Problemleri; Yaygın gelişimsel bozukluklar, problem davranışlar, sosyal çevresel yoksunluk, sosyal iletişimsel becerilerde yetersizlik
Uzmanlarımıza Sorun
Uzmanlarımıza Sorun
İsim Soyisim(*) :  
Telefon(*) :  
Şehir :
E-mail(*) :  
Mesajınız(*) :  
Rapor Gönder :
Güvenlik :
Top