Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum
rejeneratif tıp ve kök hücre

Dünyada büyük bir yankı uyandıran kök hücre çalışmaları ve uygulamaları, son yıllarda hem bilim insanlarını, hem de hastaları en fazla heyecanlandıran konulardan biri. Kök hücre ile tedavi yöntemleri bulunduğumuz yüzyılda "tıp alanındaki en büyük buluş" olarak nitelendirilmektedir.

Bilim insanları kök hücreyle ilgili yoğun araştırmalara devam ederken, bir yandan da kök hücrelerde kullanıldığı bazı hücresel tedavi yöntemleri klinik uygulamalarda kendine yer almıştır. Özellikle ortopedi, plastik cerrahi ve dermatoloji alanlarında hücresel tedavi yöntemleri günümüzde klinikte uygulama alanı bulmuştur. Eklem kıkırdakları başta olmak üzere osteoartirit olgularında otolog kıkırdak hücre veya kişinin yağ dokusundan elde edilen kök hücre uygulamalarıyla son derece yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır. Meme rekonstriksüyonu, iyileşmeyen kronik yaralar, yanık yaraları ve esteteik/kozmetik amaçlı kök hücre tedavileri rutin bir uygulama haline gelmiştir. Dermatolojide özellikle cilt gençleştirme ve akne skarlarının tedavisinde kişinin kendisinden elde edilen fibroblast hücrelerinin uygulanması klinikte olumlu sonuçlar vermiştir.

Özellikle sigara içenlerde gözlenen bir damar tıkanıklığı hastalığı olan Burger'in ileriki aşamalarında parmak, ayak ve bacaklar kesilme riski ile karşı karşıya kalıyor, hastayı yatağa bağlayan ciddi ağrılar da bir başka sorun. Kök hücre nakli sonrasında bu hastaların hem yaşam kaliteleri artırılmakta, hem de önemli bir bölümünün uzuvları kesilmekten kurtarılmaktadır.

Kök hücrenin tek başına bile tüm vücudu kaplamaya yetecek kadar özelleşmiş deri hücresi üretebildiğini tespit eden bilim insanları, edindikleri bu bilgi ışığında, deri yanıklarının tedavisinde büyük bir yol kat ettiler.

Omurilik yaralanmasıyla ilgili İngiltere ve Amerika'da hayvan deneylerine devam edilirken; Almanya, Çin ve Rusya'da hastalara kendi hücreleri naklediliyor. Omurilik felçli hastaların kök hücre uygulamalarıyla ayaklarını hareket ettirebilmek ve tuvaletini tutabilmek gibi işlevleri yerine getirip, daha kaliteli bir yaşam sürebildikleri gözleniyor.

Kas erimesi (Duchenn Muskuler Distrophy) ve Serebral Palsi'li (CP) çocuklarda gerçekleştirilen kök hücre uygulamaları öncelikle hastalığın ilerlemesini durdurmakta ve bazı hastalarda çok önemli klinik düzeyde iyileşmeler saptanabilmektedir. 

Diyabetik ayak yaraları, diyabet hastalarının hastanede uzun süre yatışlarının en önemli nedenlerinden biri. Diyabet hastası olanlarda, normal nüfusa göre ampütasyon riski 15-40 kat daha fazladır. Diyabet hastalarının yüzde 25'inde görülen diyabetik ayak yaralarının yüzde 8'inde, ayak ya da parmak kesilmesi ile sonuçlanabilir. Diyabetik ayak hastalarının tedavi seçenekleri kısıtlı olduğundan, çoğunlukla ampütasyon son çözüm olarak bilinmektedir. Fakat diyabetik ayak kesilmesi sonrasında ilk 5 yıl içindeki ölüm oranı yüzde 39 ile yüzde 68 arasındadır.

Günümüzde yara iyileşmesi için hücresel tedavi uygulamaları yeni ve etkili bir yöntem olarak ortaya çıkıyor. Yara tedavisinde, cerrahi bölgeye uygulanan yenileyici hücreler sayesinde diyabetik ayak yarasının tedavisi mümkün hale gelebiliyor. Hücresel tedavi uygulamalarının diyabetik yara iyileşmesindeki etkisinin yanı sıra kronik veya akut yaralarda uygulanabiliyor olması da ciddi bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.


Lipo-aspirasyon yöntemiyle kişinin karın bölgesinden elde edilen yağlardan enzimatik ayrıştırma ile elde edilen kök hücreden zengin hücre kokteyline stromal vasküler fraksiyon (SVF) adı verilir. Yenileyici hücrelerden zengin SVF uygulamalarının hücre ölümünü engellemesi, kollojen sentezi, büyüme faktörü salınımı, yeni damar oluşunu ve hücre çoğalmasını teşvik etmesi gibi farklı mekanizmalarla diyabetik ayak yaralarının iyileşmesine katkıda bulunduğu gözlenmiştir.  

Uzmanlarımıza Sorun
Uzmanlarımıza Sorun
İsim Soyisim(*) :  
Telefon(*) :  
Şehir :
E-mail(*) :  
Mesajınız(*) :  
Rapor Gönder :
Güvenlik :
Top