Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum
bölüm tanıtımı

KALP DAMAR CERRAHİSİNDE KULLANILAN ROBOTİK CERRAHİ ALANINDA LIV HOSPITAL MÜKEMMELLİYET MERKEZİ SERTİFİKASI ALDI

Liv Hospital uluslararası tarafsız bir komisyon Surgical Review Corporation (SRC) tarafından yapılan zorlu denetimden hatasız geçerek, robotik cerrahi alanında “Mükemmeliyet Merkezi Akreditasyonunu” (Center Of Excellence) tamamlayarak eş yetkilendirildi. Dünyada çok az sayıda kurum tarafından alınabilen Center Of Excellence Akreditasyonu,  ilgili kurum tarafından ABD dışında ilk defa, bir kuruma verildi.

Neden Mükemmeliyet Merkezi?

Öncelikle ilgili alanlardaki hekimin, yeterliliği, spesifik çalışmaları, dünya kriterleriyle eş değerde ve sayıda hastayı tedavi etmesi, komplikasyon, yeniden yatış, klinik verilerin analiz ve fonksiyonel sonuçlarının akredite olmuş kurumlarla eş değer olduğunun, denetleyici heyete kanıtlanması gerekiyor. Ayrıca denetimde hasta tedavi protokollerinin, diğer disiplinlerle yapılan ortak toplantılarla karar alınarak belirlendiği, bakım hizmetleri ve sonuçlarının bir bütün içinde olduğu, geçmişten geleceğe planlanarak oluşturulduğu kanıtlamak zorunda. Kurumsallaşma ve tedavi çıktılarının belli bir kalitenin üzerinde olması da temel başvuru kriterleri arasında yer alıyor. 

Liv Hospital Kardiyovasküler Cerrahi Bölümü, cerrahi tedavi gerektiren kalp ve damar hastalıklarında, akademisyenlerden oluşan uzman kadrosu ile başvuran hastalara, sadece ülkenin değil dünyanın da önde gelen teknolojik imkanlarını kullanarak en başarılı çözümleri sunmaktadır.

Kardiyovasküler Cerrahi Bölümü’nde 0-8 yaş ve üstü hastalar başarıyla opere edilebilmektedir. Özellikle Erişkin Kalp Cerrahisi'nde uzmanlaşmış kadro by-pass ameliyatları, kalp kapak ameliyatları ve aorta cerrahisinde en üst düzeyde hizmet vermektedir. Deneyimli kardiyak anestezi ekibi ve her türlü ileri yaşam destek cihazları ile donatılmış yoğun bakım ünitesi, ameliyatların başarı oranına önemli katkıda bulunurken, ameliyat sonrası hasta odalarının konforu hastanın bu süreci en rahat şekilde geçirmesini sağlamaktadır.

Hastalara multidisipliner yaklaşımla Kardiyoloji, Göğüs Hastalıkları, Endokrinoloji, Nefroloji, Radyoloji, Nöroloji, Fizik Tedavi ve Enfeksiyon Hastalıkları uzmanları ile sağlanmakta böylelikle ameliyat öncesi ve sonrası süreç başarılı bir şekilde yürütülmektedir. Bölümde en güncel bilimsel yaklaşımlar göz önüne alınarak, her hasta bireysel olarak değerlendirilmekte ve kişiye özel en uygun tedavi metoduna birlikte karar verilmektedir.​

aort anevrizması

Aort duvarının zayıflaması sonucu oluşan AAA (Abdominal Aort Anevrizması) damarda balon gibi şişmeye neden olur. Teşhis vetedavi edilmediği takdirde anevrizma büyür ve zamanla patlar. Anevrizmalar en sık göğüs ve karındaki ana damar olan aort damarında meydana gelir.

Abdominal aort anevrizması Çoğunlukla ultrason veya bilgisayarlı tomografi ile teşhis edilir. Bunlar ayaktan yapılan basit, hastaya yük getirmeyen testlerdir. Bu testler aynı zamanda abdominal aort anevrizması tedavisinin belirlenmesinde önemli bir unsur olan boyut saptanmasında da kullanılır.

Aort anevrizması, erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir durumdur. Genellikle belirti vermez, bu sebeple risk altındaki kişilerin belirli aralıklarla doktorları ile görüşmesi önemlidir.

Abdominal aort anevrizmasının çapı 5-5,5 santim ise tedavi gerektirir. Tedaviye karar vermeden önce anevrizmanın patlama riski ve var olan sağlık sorunları göz önünde bulundurulmalıdır. Sırt veya karın ağrısına neden olan ve özellikle hızla büyüyen küçük anevrizmalar için de tedavi gerekebilir. Liv Hospital Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nde ameliyat sırasında karında bir kesi yapılarak dikkatlice anevrizma ortadan kaldırılır ve yerine sentetik bir greft yerleştirilir. Herhangi bir komplikasyonun oluşmadığı durumlarda hastaların çoğu beş ile yedi gün boyunca hastanede kalır. Hastalar iyileştikten sonra anevrizmalar tamamıyla tedavi edilmiş olur

aort damar hastalığı

Aort damarı kalpten çıkarak, sırasıyla göğüs ve karın boşluklarında seyreder. Organlarımıza oksijenlenmiş kan taşıyan damarlar aortadan çıkarlar. Bir damar çapının normalden yüzde 50 artması durumu “anevrizma” olarak adlandırılır. Anevrizma vücuttaki tüm damarlarda olabilir; ancak, en sık aort damarında görülür..

Hipertansiyon, ateroskleroz, sigara kullanımı, enfeksiyonlar (tüberküloz), travma ve genetik yatkınlık (Biküspit aort kapak hastalıkları, Marfan sendromu ), uyarıcı ilaçların kullanımı (kokain) anevrizmaya yol açan en sık nedenlerdir.

Liv Hospital’da anevrizma tanısı koymak için röntgen, ultrason, bilgisayarlı tomografi, magnetik rezonans görüntüleme, anjiyografi gibi yöntemleri kullanılır. Anevrizma tedavisinde kan basıncını azaltmak, kan damarlarını rahatlatmak ve patlama riskini azaltmak için ilaç tedavisi kullanılabilir. Eğer anevrizma belli çapın üzerindeyse ya da hızlı büyüyorsa patlama riski var demektir. Cerrahi müdahale zaman geçirmeden yapılmalıdır.

Aort damarı yırtıklarına “diseksiyon” denir. Diseksiyonlar anevrizmaya yol açan nedenlerden oluşur. Diseksiyonlar anevrizmatik aortalarda oluşabildiği gibi normal çaptaki aort damarında da oluşabilir. Diseksiyon sırasında aort damarı katmanları ayrılır. Belirtileri genellikle sırt ya da karında şiddetli “bıçak saplanır tarzda” ağrıdır. Diseksiyon tedavisi cerrahidir; endovasküler ya da klasik standart tüp yerleştirme yöntemi ile yapılır.

kalp ameliyatlarında robotik cerrahi
Kalp cerrahisinde özellikle son 15 yılda gelişen teknoloji ile klasik ameliyat yöntemlerine alternatif olarak minimal invazif yöntemlerin sayısı giderek artıyor. Özellikle son yıllarda robotik cerrahi ile yapılan by pass ameliyatları, hasta konforu iyileşmenin hızlılığı açısından çok önemli bir avantaj sağlıyor. Robotik by pass ile koltuk altından açılan 3 delik ve sadece kaburga kemiğinin olduğu yere açılan 4 santimlik kesi ile göğse neşter değmeden ve kalbi durdurmadan uygulamak mümkün oluyor. Bir kesiden yerleştirilen kamera ile 3 boyutlu görüntü, 8-10 kat daha büyük ve net görüntü sağlanıyor. Bir cerrah robot kollarına cerrahi enstrümanları takıyor, diğer cerrah kameranın olduğu konsolda bu enstrümanları kullanıyor.
 

Robot cerrahisine uygun hastalarda koroner arter bypass cerrahisi, mitral kapak cerrahisi, konjenital kalp cerrahisi ve aritmi cerrahisi robotla yapılıyor. Koroner arter bypass cerrahisi kalbi durdurmadan ya da kalbi durdurarak (kalp-akciğer makinesi kullanılarak) gerçekleştiriliyor. Mitral kapak operasyonları kalp durdurularak yapılıyor.

Kısa sürede normal hayata dönülüyor

Klasik by pass’taki gibi göğüs bölgesi açılmıyor ve kalp durdurulmadan operasyon gerçekleştiriliyor. Robotik by pass’la, hasta çok daha erken normal yaşamına geri dönebiliyor. Enfeksiyon oranı ve kanamanın çok daha az olduğunu robotik by pass’ta hasta kozmetik açıdan da avantajlar yaşıyor. Çok küçük kesilerle gerçekleştirilen robotik by pass’ta hastada kozmetik olarak hiçbir iz kalmıyor. Ayrıca hasta, normal fizik kondüsyonuna daha hızlı ulaşıyor.

Daha az ağrı, daha düşük enfeksiyon

Robot cerrahisine uygun hastalarda koroner arter bypass cerrahisi, mitral kapak cerrahisi, konjenital kalp cerrahisi ve aritmi cerrahisi robotla yapılıyor. Koroner arter bypass cerrahisi kalbi durdurmadan ya da kalbi durdurarak (kalp-akciğer makinesi kullanılarak) gerçekleştiriliyor. Mitral kapak operasyonları kalp durdurularak yapılıyor. Robotik kalp cerrahisi ile hastalarda nekahat dönemi belirgin olarak kısalıyor, hastalar genellikle 15 gün sonra işlerine dönebiliyor. Kanama, enfeksiyon, ağrı ve kan kullanımı çok daha az oluyor.

kalp kapağı hastalıkları

Liv Hospital’da kapak ameliyatları, tek başına ya da koroner bypass esnasında eşzamanlı olarak uygulanmaktadır. Hastaların yüzde 20’sinde kendi kapak dokusu korunarak tamir prosedürleri uygulanır. En uygun tedavi metodunun hastaya özgü değerlendirmelerle belirlenmesi esastır. Kapak ameliyatlarında seçilecek tedavi metodu için hastanın yaşı, patolojinin tipi ve hastanın tercihi belirleyicidir.

Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nde ameliyat öncesi hasta odaklı değerlendirme ve hastaya operasyondaki seçeneklerin avantaj, dezavantajlarının detaylı bir şekilde anlatılması en önemli noktadır. Kullanılan protez kapakların yaklaşık yüzde 35’i kan sulandırıcı kullanımı gerektirmeyen biyolojik kapaklardır. Yine uygun hastalarda küçük kesilerle, meme altı veya koltukaltı kesileriyle bu operasyonlar gerçekleştirilebilmektedir. Robotik cerrahi metotları özellikle mitral kapak izole tamirlerinde başarıyla uygulanabilmektedir.

a) Mitral Kapak Ameliyatı

Mitral kapak iki yaprakçıktan oluşan, sol kulakçık ile sol karıncık arasında bulunan anatomik-fonksiyonel bir yapıdır. Liv Hospital Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nde mitral kapak tamiri, ister mitral kapak değiştirilmesi ameliyatları “küçük kesi” ile yapılabilmektedir.

b) Aort Kapak Ameliyatları

Aort kapağı üç yaprakçıktan oluşur ve çıkan aort damarının kalbe bağlandığı yerde bulunur. Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nde aort kapak ameliyatları, açık kalp ameliyatı tekniği ile kalp ve  akciğerlerin durdurulması şeklinde yapılırken uygun hastalarda “küçük kesi” ile de operasyon yapılabilmektedir.

koroner bypass ameliyatları

Kalp kasının yeterli kan taşınamayan bölgesine yeni damarlar bağlanarak kan akımının yeniden sağlanması olarak tanımlanan koroner bypass ameliyatlarında, kullanılan damarların özellikleri ameliyatın koruyuculuk süresini belirleyen en önemli faktördür. Bacaktan alınan damarlar daha erken bozulabilirken, meme atardamarları kullanımı ile yapılan bypassların çok uzun süre açık kaldığı bilinmektedir. Meme atardamarlarının iki taraflı kullanımı ile bypass yapılması uygun hastalar için büyük avantajlar sağlamaktadır. Bypass ameliyatlarında koldan alınan atardamarlar da başarıyla kullanılabilmektedir.

Liv Hospital Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nde gerçekleştirilen koroner bypass ameliyatlarında hastada koroner açıklığı en uzun süre koruyacak operasyon stratejileri belirlenir. Bu nedenle, tıkanma olasılığı en düşük olan göğüs atardamarları yaygın olarak kullanılır. Hastaların yüzde 98’inde en az bir göğüs atardamarı kullanılmıştır. Yüzde 41’inde ise bilateral (iki taraflı) göğüs atardamarı kullanılmış, bypass yapılmış damarların toplamına bakıldığında yüzde 60’ında göğüs atardamarı tercih edilmiştir.


Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nde göğüs atar damarı ile yapılan bypass ameliyatlarında 10 yıllık başarı (damarın açık kalma oranı) literatürde yüzde 97’dir. Liv Hospital Kalp Damar Cerrahisi Kliniği’nde altın standart olduğu bilinen göğüs atardamar kullanımının ardışık olarak uygulanması (bir göğüs atardamarının birden fazla koroner damara bypass yapılması) başarı ile gerçekleştirilmektedir. Ayrıca uygun hastalarda gerek küçük kesilerle, gerekse robotik yaklaşımla bypass operasyonları uygulanabilmektedir.

TAVI yöntemi ile kansız kalp ameliyatı

Kalp ve damar cerrahisinde, özellikle bypass ve kalp kapakçığı ameliyatlarında kullanılan kansız bypass yöntemi sayesinde hastaya, dışarıdan ek bir kan transferi yapılmadan, yalnızca kendi kanıyla ameliyat yapılabiliyor. Bu yöntemle dışarıdan bir kan transfüzyonu gerçekleşmediği için, enfeksiyon riski ciddi oranda azalıyor ve kanla bulaşan birtakım hastalık riski de azalıyor.

Klasik bypass ameliyatı öncesi hastaya normalde 4-5 ünite kan bulmak ve kan transfüzyonu yapmak gerekiyordu. Ancak bir süredir dünyada ve ülkemizde de yaygın olarak kullanılan bu yöntem sayesinde, bypass ameliyatlarında hastanın kendi kanıyla, dışarıdan ek kana ihtiyaç duyulmadan ameliyat edilebiliyor.

Dünyada yaklaşık 190 hastane ile birlikte Liv Hospital’da kan nakli yapılmadan “Kansız Kalp Ameliyatı Prosedürleri” uygulanıyor. Kalp ameliyatı olan hastaların yüzde 88’ine kan ve kan ürünleri (TDP, trombosit vb.) kullanılmıyor. Bazı hastanelerde 2 ünite kan nakli uygulaması “kansız ameliyat” olarak nitelendirilse de; Liv Hospital’da 0 transfüzyon “kansız ameliyat” olarak tanımlanıyor.

Kansız Ameliyat hastanın iyileşme süresini kısaltıyor ve uzun vadede kan transferine bağlı olarak gelişebilen akciğer ve böbrek yetmezliği, enfeksiyon ve kan transfüzyonuna bağlı olarak görülebilen HIV, hepatit tarzı hastalıklardan kişiyi koruyor. Ayrıca ameliyat sonrası hasta çok daha çabuk iyileştiği için, hastanede kalım süresi de azalıyor. Yapılan araştırmalar, kalp ameliyatlarında kan ve kan ürünleri transfüzyonunun kullanılmamasının hayatta kalma oranını arttırdığına dikkat çekiyor.

Uzmanlarımıza Sorun
Uzmanlarımıza Sorun
İsim Soyisim(*) :  
Telefon(*) :  
Şehir :
E-mail(*) :  
Mesajınız(*) :  
Rapor Gönder :
Güvenlik :
Top