Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum
erken menopoz ve cinsellik

Kadın cinselliği kadının cinsel kimliğinin, cinsel ilişkilerinin ve cinsel fonksiyonlarının birleşimlerinden oluşur. Toplumsal kültürel öğeler, cinsel inanışlar, kadının genel sağlık durumu, doğurganlığı , partneriyle olan ilişkisi kadının cinsel hayatını etkileyen başlıca faktörlerdir.

Kadın cinsel yaşamı hayat boyunca aynı şekilde seyretmez. Yaşlılık ve menopoz kadın cinsel hayatını etkileyen en önemli etkenlerdir. Kadın ne kadar erken menopoza girerse cinsel fonksiyon bozuklukları o kadar kompleks ve ciddi olur.
Erken menopoza giren kadın eğer ileride istemiş olmasına rağmen çocuk sahibi olmadıysa , fertilite ile ilgili kaygılar şikayetlerini daha karmaşık duruma sokar.

Erken menopoz kadını ve eşini dolayısıyla çiftin cinsel hayatlarını sıklıkla olumsuz şekilde etkiler.

Cinsel istek, uyarılma,orgazm ve ağrı problemlerine ek kısırlık sorunu erken menopozda ki kadınların karşılaştıkları başlıca güçlüklerdir.

40 yaşından önce kadının adetten kesilmesi erken menopozdur.Erken yumurtalık yetmezliğine veya kemoterapi, cerrahi olarak yumurtalıkların çıkartılması, radyoterapi gibi yapılan tedavilere bağlı olarak gelişir. Yumurtalık yetmazliğine bağlı erken menopoz sıklığı %1 dir. Artan kanser olgularına bağlı gelişen erken menopoz hastası kadınların sayısı ise maalesef her geçen gün artmaktadır.

Erken menopoz hangi sağlık problemlerine yol açar?

Erken menopoza giren kadınlarda kalp damar hastalıkları, kemik erimesi, depresyon, beyin yaşlanması ve inme riski menopoza girmeyen yaşıtlarına kıyasla artar.

Erken menopozda hormon tedavisi kimlere yapılmalı?

Uluslararası Menopoz Derneği ve Avrupa Menopoz ve Androloji Derneği yumurtalık yetmezliğine bağlı olarak gelişen ve hormon yerine koyma tedavisi almasına tıbii engel olmayan kadınların doğal menopoz yaşı olan 51 yaşına kadar hormon tedavisi almasını önermektedirler.

Jinekolojik kanserler ve meme kanserleri ve tedavilerine bağlı gelişen erken menopoz hastalarında ise hormon tedavisinin yeri yoktur.

Erken menopozda görülen cinsel fonksiyon bozukluklarını tedavileri nelerdir?

•    Cinsel istek bozukluklarında ve uyarılma bozukluklarında eğer kontrendikasyon yoksa östrojen ve testesteron tedavileri cinsel isteği , tatminkar cinsel ilişki sıkliğını arttırmakta ve cinsel stresi endişeleri azaltmaktadır. 

Hormon tedavisi alması sakıncalı olan kadınlarda bupropion tedavisi cinsel isteği artırmak için kullanılır.

•    Genital uyarılma bozuklukları vajina kuruluğa bağlı ağrılı cinsel ilişki, idrar kaçırma, ilişki sonrası idrar yanması olarak görülür. İdrar ve genital yollarda gelişen atrofi nedeniyle oluşan bu şikayetlerde vajinal östrojen tedavileri çok etkindir. Son yıllarda testesteron kremlerin kullanılması ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. 

Kanseri olan hastalarda uzun süreli nemlendiricile ve ilişki öncesinde kullanılan kayganlaştırıcılar vajinal tahrişi azaltıp rahatlama sağlar.

•    Orgazmik bozukluklarda hormon yerine koyma tedavisi ve testesteron tedavileri tedavi edicidir. 

Pelvik taban zayıflığı olan hastalarda pelvik taban rehabilitasyonu hem orgazm bozukluklarını hemde idrar şikayetlerini tedavi eder.

•    Cinsel ağrı bozuklukları çok çeşitli nedenlere bağlı gelişir, sebeplere yönelik tedavi gerektirir. Vajinal atrofiye bağlı gelişen ağrılı cinsel birleşme tedavisinde vajinal östrojenler tercih edilir. Diyabet nöropatik ağrıya genital bölgede yol açarsa şeker kontrolü ve pregabalin türevi ilaçlarla tedavi gerektirir. Pelvik kasların aşırı kalınlaşmasına bağlı oluşan ağrılarda pelvik taban gevşetme eğzersizleri, fizyoterapi faydalıdır. 

Erken menopoz çok farklı cinsel problemlere yol açan ve farklı çözümler gerektiren bir durumdur. Tek bir tedavi çeşidi yoktur çünkü şikatetler çoğu zaman iç içe geçmiştir. Cinsel sorunları yon varsaymak ise sadece sorunların daha da kompleks hale gelmesine neden olur. 

Sonuç olarak erken menopozlu kadınlarda cinsel fonksiyon bozuklukları çok yaygındır. Yaşıtlarından ve normal yaşta menopoza girmiş kadınlardan çok daha sık olarak cinsel sıkıntılar yaşarlar. Bu sıkıntılarını gidermek için cinsel tıp doktorundan yardım alabilirler.

genital bölgede acıtan yangı

Vestibulodinya  vajina girişinde  ağrıya yol açan sık görülen cinsel ağrı bozukluğudur. ISSVD(İnternational Society for the Study of Vulvovaginal Diseases)derneğini vestibülit yerine  lokalize uyarılmış vulvodinya olarak hastalığı isimlendirmiştir.
 
Belitileri Nedir?

Vestibüle dokunulduğunda , tampon kullanırken, bisiklete binme gibi fiziksel aktivitelerde ve cinsel birleşme sırasında ağrı olur. Ağrı ve yanma saatlerce sürebilir ve cinsel birleşmeyi imkansız hale getirebilir.

 Vestibulodinya nasıl  meydana gelir?

Vestibulodinyası olan kadınların ağrılı bölgelerinde yapılan doku analizleri sağlıklı dokudan farklı pek çok değişikliğin olduğunu göstermiştir. 

•    •      Vestibülitte sinirler sayıca normalden fazla  ve geniştirler.
•    •      Dokuya  lenfositlerin sızması saptanır.
•    •      Son yapılan çalışmalar mast hücrelerinin enflamasyonda rol oynadığını göstermiştir. Mast hücreleri çeşitli kimyasallar salgılayarak yangı reaksiyonunu başlatırlar.
 
Mast hücreleri ile depresyon arasında yeni saptanan ilişki nedir ve neden önemlidir?

Glia hücreleri beyin ve sinir sisteminde sinir hücrelerine destek olan hücrelerdir.

Nöropatik ağrılarda ve nörodejeneratif  hastalıklarda anahtar rol oynarlar. Mast hücreleri ile glia hücrelerinin gizemleri çözüldükçe vestibulodinyalı hastalarının tedavilerinde yeni umutlar doğmaktadır.
 
Neden vestibulodinya  tanısı bir türlü konulamıyor?

Doku içinde gerçekleşen bu değişiklikler çıplak gözle görülmez. İşte bu yüzden cinsel bölgelerinde yangı nedeniyle yanma ve ağrı hisseden kadınlar çeken kadınlara bir türlü teşhis konulamaz. Eşi akrabaları hatta kendi bile kafasından uydurduğu hayali bir hastalık yaşadığına inanır. 
 
Depresyon ve genital ağrının ilişkisi nedir?

Vestibulodinya hastalarına çoğu zaman depresyonun eşlik eder. Genital doku yangısı pelvik ağrıya ve nörolyangıya sebep olur, depresyon ağrının daha kuvvetli hissedilmesine yol açar. Depresyon oluşumunda son yapılan çalışmalar mast hücrelerinin  sinir sisteminin glia hücreleriyle etkileşerek depresyon gelişiminde rol oynadığını göstermiştir. Bu nedenle antidepresan tedavinin eklenmesi vestibulodinya tedavisinde fayda sağlar.
 
Cinsel ilişkiye giremeyen her hasta vajinusmudur?

Vajinusmus tanısı konmadan önce muhakkak ağrıya bağlı gelişen pelvik kaslarda kalınlaşma ve  spazm olmadığı belirlenmelidir. Ağrıyı ortadan kaldırmadıkça yapılan vajinusmusa yönelik tedaviler hiçbir sonuç vermez. Vajinusmus tedavisi almasına karşın bir türlü ilişkiye giremeyen kişi eşiyle olan ilişkisinde sorunlar yaşadığı gibi kendini başarısız hissederek öz güveni zedelenmektedir. 
 
Sonuç

Vestibulodinya kadının hayat kalitesini, kariyerini, ilişkilerini, cinsel yaşantısını etkileyen kronik ağrı bozukluğudur. Tedavisi seçenekleri olan bu hastalıkta hasta ve yakınları için en zor dönem tanı konulana kadar geçen süreçtir. Ne kadar acıdır tanı konulamamış bir çok kadın gençliğini; cinsel hayatını ağrılarla geçirmektedir. Cinsel bölgede ağrısı olan kadınlar mutlaka vestibulodinya yönünden değerlendirilmelidir.

kadının cinsel sağlığına kavuşması

Türkiye’de sayısı sayılamayacak kadar çok kadın cinsel sorunları yüzünden endişelidir ve acı çekmektedir.
Sağlıklı cinsellik kişinin duygusal ve fiziksel acı çekmeden , ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissettiren, cinsel tatminini yaşamasıdır. Kişi hem bireysel olarak hem de partneriyle olan ilişkisinde cinsel esenlik içindedir.

Cinsel problemler varlığında normal ve sağlıklı olan deneyimlerin yerini kişinin hoşnutsuz hissettiği  cinsel yaşam alır.
Bazen cinsel sorunlar kadının yaşam kalitesini bozacak kadar yıpratıcıdır. Sadece kadının kendi hayatını etkilemekle kalmaz; eşiyle olan ilişkisine ve eşinin cinsel hayatını da etkiler.

Erkekler cinsel tedavileri  için tüm dünyada yaygındır, erkek cinsel fonksiyon bozuklukları tedavisinde sürekli yeni ilaçlar piyasaya çıkmaktayken,  tıp camiası da erkek cinsel fonksiyon bozuklukları tedavilerinde bilgili ve isteklidir. Ne yazık ki toplumun yarısını oluşturan kadınların cinsel hastalıkları doktorlar tarafından göz ardı edilmektedir.

Kadın cinsel fonksiyon bozukluklarının tanı ve tedavisi cinsel tıp doktoru tarafından yapılır. Kadın cinselliğini tedavi etmek her kadının kendine özel durumunu anlamak için zaman ve efor sarfederek  o kadın için en etkili güvenli ve tıbbi tedaviyi seçmek demektir.
 
HASTALIKLAR VE CİNSELLİK ARASINDA NASIL BİR İLİŞKİ VAR?
 
- Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, hormonal hastalıklar, nörolojik hastalıklar, kanserler, jinekolojik hastalıklar, depresyon gibi çoğu hastalık cinsel sağlığı etkiler. Ayrıca radyoterapi, kemoterapi, tansiyon ilaçlarından alerji ilaçlarına, doğum kontrol haplarına kadar pek çok ilaç  kadın cinselliğini olumsuz yönde etkiler.

- Cinselliğin hastalıklar üzerine olan etkisi çoğu hastanın sormaya çekindiği önemli bir konudur. Örneğin kanser tedavisi olan , kalp ameliyatı olan , jinekolojik ameliyat olan kadınlar için  cinselliğe  yeniden güvenli şekilde başlama zamanını gibi.
 
EN SIK GÖRÜLEN KADIN CİNSEL PROBLEMLERİ NELERDİR?
 
•    •     İsteksizlik-Hipoaktif cinsel istek bozukluğu

Cinsel fantazilerde veya cinsel istekte azalma ya da yokluk ile karakterizedir. Hormonal değişiklikler, menopoz, antidepresanlar, doğum kontrol hapları isteksizliğe yol açan faktörlerdir. Zamanla isteksizlik geçmediği taktirde kadın daha stresli hisseder eşiyle ilişkisi ise çoğu zaman gergin hale gelir. Kaybettiğiniz cinsel dürtüyü bulmanızı sağlayacak tedaviler vardır.


•    •     Uyarılma bozukluğu

Kadın cinsel fonksiyon bozukluklarının %30’u cinsel uyarılma bozukluklarıdır. Kadın cinsel isteği olsa bile ilişki veya ön sevişme sırasında uyarılma güçlüğü çeker. Vajinal kayganlaşma, cinsel bölgede seks anında olması gereken şişme, kan akıkmı artışı ve cinsel uyarılma az veya hiç olmaz.

Şeker hastalığı, hormon bozuklukları, yaşlanma, radyoterapi, depresyon gibi bir çok hastalık cinsel uyarılmayı bozar. Uyarılma bozukluklarının tedavisi kadına özeldir. 

•    •     Orgazm bozuklukları

Kadının hiç orgazm olmaması veya gecikmeli orgazm yaşamasıdır. Hiç orgazm olmamışsa sorun birincil tiptedir.Daha önce orgazm yaşayan biri sonradan orgazm sorunu yaşarsa ikincil tiptir.
Birincil tip orgazm bozukluklarında psikolojik faktörler ön plandayken ikincil tipte fiziksel faktörler ön plandadır. Menopoz, jinekolojik ameliyatlar, bazı depresyon ilaçları , şeker hastalığı kadının orgazm yaşamasını engeller.
Kadınların % 20 ‘si orgazm sorunu yaşamaktadır.

•    •     Cinsel ağrı bozuklukları

Hoş duygular yerini ağrı, yanma veya sancıya bıraktığında ve bu her ilişkide tekrarladığında partnerini ne kadar arzulasa bile kadın cinsellikten kaçar.

Girişte ağrıya yol açan vulvodini, perine ve vestibülde ağrıya yol açan generalize vestibülodini, ilişkide derin ağrı yapan endometriozis  veya batın içi yapışıklıklar farklı tedaviler gerektirir.

Vajinal atrofi, vajinal enfeksiyonlar  da tahriş ve ağrıya sebebiyet verir.

kanser sonrası seks

Kanser tedavilerinin gelişmesi sayesinde kanser hastaları daha uzun yaşamaktadır. Kanseri günümüzde KRONİK bir hastalık olarak ele aldığımızda kanser survivorlarının esenliği bakımından cinsel sağlığın önemi daha iyi anlaşılır.   

Kanserin gizli sonuçlarından biri de cinselliğe etkisi ve tedaviye bağlı cinsel sorunların ortaya çıkmasıdır. Kanserin cinsel sağlık ve cinsel birliktelik üzerinde güçlü şekilde olumsuz etkisi vardır. Kanseri olan bireylerin % 80’ninde cinsel hayatlarında azalma , % 44’ün partnerleriyle olan ilişkilerinde bozulma olur. Batı ülkelerinde bile onkoloji hastalarının %84 ‘ü onkoloji tedavileri sırasında  cinsellik ve ilişkilerinde gelişen değişimler hakkında yardım almamaktadır. Çoğunlukla hastalar kanser tedavisini yapan tıbbi ekiple cinsel sorunları hakkında konuşmak için kendileri uygun hissetmezler, sorunlarını dile getirseler bile bu konuda eğitim görmüş personel bulamazlar.

Cinsellik damar sisteminin, salgı bezlerinin ve nörolojik sistemlerin vücut üzerinde etkileri sayesinde düzenlenen karmaşık süreçtir. Kişinin yaşı genel sağlık durumu, kullandığı ilaçlar bu süreçte rol oynar.

Ailevi, toplumsal veya dini inanışlar, kişinin partneriyle olan ilişkisi cinselliğin dış faktörleridir.  İç ve dış tüm bu faktörler bireyin kişisel cinsel deneyimini belirler.

Kanser ve kanser tedavileri bütün bu süreçlerde bozulmaya yol açarak cinsel fonksiyon bozukluklarına yol açabilir. Cinsel istek, uyarılma, cinsellikten zevk alma, orgazm olma azalabilir hatta tamamen kaybolabilir.

NEDEN KANSER  SONRASI CİNSEL FONKSİYONLAR BOZULUYOR?

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir. Meme kanserli kadınların dörtte biri 50 yaşından daha gençtir.(Burwell). Genç meme kanserli kadınların sıklığı artmaktadır. Her geçen gün daha fazla kadın meme kanserine yakalanmakta ve tedavilere bağlı gelişen cinsel sıkıntılar yaşamaktadır. Sanıldığının aksine cinsel problemler sadece meme kanserinin akut döneminde görülmez. Meme ameliyatı sonrası 1. yılda bile özellikle kemoterapiye bağlı olarak menopoza giren hastalarda cinsel birleşmede vajinal ağrının sık olduğu 2009 yılında Fobair ve Spigel tarafından gösterilmiştir. 

Meme kanseri survivorı olan kadınlarda , vajinal kuruluk ve cinsel ilişkide ağrı östrojen eksikliğine bağlı olarak görülen önemli belirtilerdir (Graziottin) .Yumurtalıklar östrojen, testesteron ve progesteron salgılar. Östrojenler kan yoluyla dolaşırlar, meme ve rahimde bulunan östrojen reseptörlerine bağlanırlar. Östrojenler vajen epitel dokusunun nemli kalmasını vajinal kan akımının ayarlanmasını sağlar. Vajinal epitelin glikojenden zengin ve kalın şekilde iyi epitelize olması östrojen etkisindedir.
Testosteron uyarılma, cinsel cevap ve orgazmla ilgilidir. Cinsel duygular ve libidoyu testeosteron hormonu etkiler. Progesteron rahim duvarının döllenmiş yumurta için uygun hale gelmesini sağlayan hormondur. Bütün bu hormonlar cinsel sağlıkta rol oynar.
Birçok kemoterapi ilacı hormon salınımını bozar. Kemoterapi ilaçları over rezervini azaltır, kaliteli yumurtaların zarar görmesine neden olurlar. Alkalleyici ajanların over üzerine toksik etkisi vardır, erken menopoz, dolaşımda ki östrojen ve testosteronun ani düşüşüne yol açarlar.

Aromataz inhibitörleri ve selektif östrojen modülatörleri meme kanseri tedavisinde sık kullanılan adjuvant tedavilerdir. Tamoksifen seçici östrojen reseptör blokeridir, vajinal kuruluk, vajinal hassasiyet, orgazm problemleri ve libidoda azalma yaparak kadın cinsel sağlığını etkiler. Aromataz inhibitörleri testosteronların östrojene dönüşümünü engeller, dolaşımda ki östradiol seviyesini düşürürler.
Kemoterapiye bağlı menopoz doğal menopoz sürecinden daha travmatiktir. Kadının yaşam kalitesi üzerinde erken menopozun etkisi son derece olumsuzdur. Testosteron azlığına bağlı libido azalır, ateş basmaları, yorgunluk , vajinal kuruluk, cinsel ilişkide ağrı gelişir. Ayrıca saçların dökülmesi, memenin alınması kadını duygusal olarak etkileyerek cinsel fonksiyonları bozar.

Cinsel birleşme sırasında ağrı, vajinal kuruluk, kızarıklık, hassasiyet, vajinal doku elastikiyetinin kaybı, vajinal kanalın kısalıp daralması, vajinal salgıların azalması, vajinal ph ‘ın değişmesi meme kanseri sonrasında kadınların yaşadığı problemlerdir. 
Cinsel sağlık değerlendirmesini özellikle genç meme kanserli hastalarda göz ardı etmemek kadının hayat kalitesini arttırır.
Birçok kadın meme kanseri sonrasında cinsel sorunlar yaşar ve bu durum eşleriyle olan birlikteliklerinde değişime yol açar. Onkolojik cinsel tıp, hastayı beklenen hastalık süreci ve tedavisi için hazırlar ve bunlara danışmanlık yapar ve cinsel problemlerin çözümünü sağlar. Bütün süreçte kanser tedavisine olumsuz etkisi olacak hiçbir metod kullanılmaz.
 
KANSERLİ EŞİ OLANLARIN  CİNSEL HAYATLARI NASIL DEĞİŞİR?

Kanser teşhis ve tedavi edildiğinde eşinin de cinsel hayatında değişimler olur. Eşi kanser tedavisi olurken çoğu eş kendi cinsel sorunlarını dile getirmez. Fakat cinsel sorunların yok sayılmasının  eşe de kişiye de  faydası yoktur.
Partnerinde üreme sistemini etkileyen kanser varsa,  kanserin cinsel hayatlarını olumsuz yönde etkilediğini söyleyen eşlerin oranı %84’tür. Üreme sistemini etkilemeyen kanser türlerinde bu oran %64’tür. Meme kanseri tedavileri yumurtlama fonksiyonlarını bozar bu nedenle üreme sistemini etkileyen kanser grubundadır. 

Karısı kanser olan erkeklerin % 79’u , cinsel ilişki sıklıklarının azaldığını bildirmiştir (Hawkins ).
Meme kanseri tanısı konduğu sırada cinsel aktif olan kadınların oranı % 60’dır(Ganz PA). Bu nedenle kanser hastalarının cinsel sorunların yok sayılmaması ve  tedavi  edilmesi, hem kanserli kişi hem de eşleri için önemlidir.

 

karda düşme sonucu oluşabilecek pudental sinir hasarına dikkat!

Düşme sonucunda pudental sinirde travmaya bağlı  gelişen pudental sendrom yerlerin buzla kaplı olduğu kış günlerinde çok dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çünkü genital bölgeden idrar yollarına, anüse kadar birçok sistemi etkileyen rahatsızlıkların başlangıcı sadece ve sadece kalça üzerine düşmeyle başlayabilir
Kaza, kaba et üzerine düşme veya ters bir hareket sonrasında sanki elektrik çarpmasına benzer bir his veya ani acıyla pudental sendrom başlar. Genellikle şikayetler düştükten hemen sonra ani başlasa da bazen zaman içinde yavaşça gelişebilir.
 
Pudental sendromun belirtileri nelerdir?

Pudental nöralji ve pudental sinir sıkışmasına bağlı en sık görünen belirti ağrıdır.
Pudental sinirin ve dallarının bağlandığı bölgelerde ağrı olur. 
Bu bölgeler rektum, anüs, üretra, perine,  klitoris, dış cinsel bölge, vajenin 1/3 altıdır. Hastaların 2/3’ü kadındır. Erkeklerde penis ve er bezleri etkilenir.

Ağrı oturdukça artar, cilt dokusunda dokunmaya veya basınca bağlı aşırı duyarlılık gelişir. Bu bölgelerde en  sık görülen belirtiler :

• Yanma
• Elektrik çarpması hissi
• Hissizlik
• Bıçak kesiği gibi ağrı
• Acı
• Vajina veya rektumda yabancı cisim varmış gibi basınç hissi
• Anormal sıcaklık hissi
• Barsak hareketleriyle zonklama
• İdrar yaparken yanma
• Ağrılı cinsel ilişki
• Kişinin istememesine rağmen devamlı genital uyarılma sendromu
• Orgazm sonrası ağrı
• Uyuşma


 
 

Pudental sendromu düşme dışında hangi durumlara bağlı gelişir?

• Doğum sırasında oluşan travmaya bağlı
• Ameliyatlar sırasında olan hasara bağlı
• Bisiklet sporcularında görülen devamlı tekrarlayan yıllarca süren mekanik basıya bağlı
• Periferik nöropati yapan şeker hastalığına,  vaskülit yapan hastalıklara bağlı
• Pudental sinire bası yapan urlara bağlı
 
Pudental sendromda tanı nasıl konur?

Tanı hastanın hikayesi ve şikayetleri temel alınarak konur. Muayenede iskial spina bölgesinde hassasiyeti tipiktir. Çoğu zaman kuyruk sokumunda da ağrı vardır. Pudental sendrom ile karışabilen pelvik tümör, enfeksiyonların olmadığından emin olmak gerekir.
3 tesla MR nörografi, elektromiyografi, tanı için pudental blok ve pudental sinir motor gecikme testi tanı için kullanılır

Tedavi

• Ağrıyı tetikleyen koşulları düzeltmek gerekir. Bisiklet, at binme veya uzun süre oturmak gibi basıncı arttıran durumlardan kaçınmak şarttır. İdrar yaparken ve dışkılama sırasında zorlamamak, ıkınmadan kaçınmak gerekir.
• Pudental blok hem tanı koymak için hem de tedavi etmek için kullanılır.
• Trisiklik antidepresanlar ve antikonvulsan ve sinir dengeleyici ilaçlar ağızdan verilen ilaçlardır.
• Eğer pudental sinir sıkışması tespit edilirse cerrahi olarak sinirin serbestleştirilmesi tedavi edicidir.

meme kanseri sonrası cinsel yaşam

Meme kanseri kadınlarda dünyada en sık görülen kanserdir. Türkiye’de de kadın kanserlerin içerisinde 1. sıradadır. Her yıl  dünyada 1.7 milyon yeni meme kanseri tanısı  konmakta ve sürekli meme kanserli survivor sayısı  artmaktadır. 
Son çeyrek yüzyılda meme kanseri sıklığı %50 artmıştır. Erken tanı yöntemleri ve  tedavi yöntemlerinde ki gelişmeler sayesinde meme kanserinden sağ kalım oranları % 90 dır. Meme kanseri kronik bir hastalık olarak değerlendirilmelidir, kanser hastalarının ¾ ünün yaşam süresi teşhisten sonra 10 yıldan daha uzundur. Meme kanserinin kronik bir hastalığa dönüşmesi kaliteli yaşam beklentisini arttırmıştır. Meme kanserli kadınların %25’I henüz menopoza girmemiş kadınlardır.


 
Meme kanserli kadınlarda cinsel problemler  ne sıklıktadır?
Meme kanserli kadınların cinsel sorunlar göz ardı edilemeyecek kadar sıktır. Kanser teşhisi sonrası 2 yılda meme kanserli kadınlarda cinsel fonksiyon bozuklukları %70 oranında görülür.2 yıldan sonra ki dönemde bile meme kanserli kadınların yarısı cinsel fonksiyon bozuklukları yüzünden sıkıntı çeker.
 
Meme kanserli hastaların cinsel sorunları psikolojik kökenli midir?

Bedeni değişime uğrayan, rekürrens ve mortalite korkusu olan kadında elbette psikolojik sorunlara bağlı cinsel isteksizlik görülür. Ama bunun dışında kanser tedavilerine bağlı gelişen ve tedavi edilmesi mümkün cinsel sorunlar olur.

Kanser tedavisinde kullanılan tedavilerin yol açtığı birçok fiziksel kökenli cinsel problem vardır.

•          Yumurtlamayı durduran ilaçlar aniden  doğal menopoz sürecinden çok daha hızlı ve travmatik  şekilde  kadının menopoza girmesine neden olur. Gece terlemeleri kadının uyumasına engel olur, yorgun uykusuz düşen kadının önceliği  menopozla baş etmektir. Cinsel isteksizlik normal menopoz grubunda olan kadınlardan daha sıktır.

•          Östrojen salımını engelleyen ilaçlar vajinal kuruluk, ağrı ve tahrişe neden olur. 

•          Kemoterapi ilaçları östrojen ve androjenlerin düşüşüne neden olur. Östrojenlerin azalması cinsel birleşme sırasında ağrı, vajinal kayganlaşma kaybı, cinsel duyarlılık ve uyarılmada azalma ve orgazm sorunlarına sebeptir.

Kemoterapi erken yumurtalık yetmezliğine neden olarak kısırlığa yol açabilir.

•          Radyoterapi yapılan bölgede his kaybı gelişebilir. Radyoterapiye bağlı gelişen yorgunluk cinsellik için kadının halsiz hissetmesine neden olur.

•          BRCA gen mutasyonu olan meme kanserli hastaların yumurtalık ları kanser riski nedeniyle cerrahi olarak çıkartılır. bu hastalarda cinsel fonksiyon bozukluklarını daha sıktır.
 
Meme kanserli kadınların eşlerine verilecek tavsiye nedir?

Eğer eşiniz sizinle cinsel ilişkiye girmek istemiyorsa bu sizi çekici bulmadığı veya  sevmediği için değildir. Aldığı tedavilerin yan etkisine bağlı olarak cinsel istek kaybı, ilişkide ağrı, uyarılma güçlüğü yaşamaktadır. Cinsel problemleri konuşmak çözmek yolunda ilk adımdır. Meme kanserli hastalarda cinsel rehabilitasyonla çözmek mümkündür. Evli çiftlerin % 75’ i bu zorlu  kanser ile mücadele sürecinden ilişkilerini daha güçlendirerek çıkmayı başarmaktadır. 
 

Uzmanlarımıza Sorun
Uzmanlarımıza Sorun
İsim Soyisim(*) :  
Telefon(*) :  
Şehir :
E-mail(*) :  
Mesajınız(*) :  
Rapor Gönder :
Güvenlik :
Top