Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum
bölüm tanıtımı

Kan dolaşımı için gereken basıncın normalden fazla olmasına YÜKSEK TANSİYON yani HİPERTANSİYON denir. Kan basıncı ölçülürken iki değere bakılır: Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı) ve Küçük tansiyon (diyastolik kan basıncı). Kalbin kasılması sırasında ölçülen kan basıncı büyük tansiyon, kalbin gevşemesi esnasında ölçülen kan basıncı ise küçük tansiyondur.

Büyük tansiyon veya küçük tansiyondan birisinin normalden fazla olması HİPERTANSİYON olarak kabul edilir. Sağlık merkezinde yapılan kan basıncı ölçümünde büyük tansiyon 140 mmHg veya küçük tansiyon 90 mmHg’dan fazla saptanır ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. Yani büyük veya küçük tansiyondan birisinin yüksek olması hipertansiyon tanısı için yeterlidir.

başka bir hastalığa bağlı hipertansiyon

Günümüzde hipertansiyon tedavi edilebilir bir hastalıktır. Doğru ve düzenli ilaç kullanımı ile hastaların çoğunda yüksek kan basıncı kontrol altına alınır. Bazı hastalarda tedaviye rağmen kan basıncı kontrol altına alınamamaktadır. Hasta ilacını doğru kullanıyorsa ve kan basıncı kontrol altında değilse bunun nedeni mutlaka araştırılmalıdır. 

Hastaların % 5-10’unda ise hipertansiyon başka bir hastalığa bağlıdır. Bu hastalıkları 3 gruba ayırmak mümkündür.

1.Böbrek hastalıkları

2.Hormonal hastalıklar

3.Diğer hastalıklar

Hipertansiyona yol açan hastalıkların önemli kısmı böbrek kaynaklıdır. Hormonal hastalıklar ise önemli diğer bir grubu oluşturmaktadır.

Genç, yeni tanı almış, kan basıncı çok yüksek veya tedavi ile kan basıncı kontrol altına alınamayan hastalarda hipertansiyonun nedeni araştırılmalıdır. Eğer hipertansiyona yol açan bir hastalık var ve neden bulunamaz ise tedavi başarısız olur. Ayrıca hipertansiyonun kalıcı bir şekilde tedavi edilme şansı kaybedilmiş olur. Uzun yıllar sonra hipertansiyona yol açan hastalığın tanısı konsa bile hipertansiyonun damarlarda oluşturduğu hasar nedeni ile kan basıncı yüksekliği kalıcı olabilir.

beyaz önlük (ofis) hipertansiyonu

Beyaz önlük hipertansiyonu, hekim veya hekim dışı sağlık personelinin bulunduğu ortamda kan basıncının yükselmesi, buna karşın ev koşullarında yapılan kan basıncı ölçümlerinin normal olması şeklinde tanımlanabilir. Hastane, sağlık merkezi veya muayenehanede tek ölçümle kan basıncının yüksek saptandığı durumlarda hipertansiyon tanısı koymaktan kaçınılmalıdır. Beyaz önlük hipertansiyonu tanısı için kan basıncının 24 saat süre ile veya ofiste özel aletlerle ölçülmesi gerekir. Bu aletler hastanemizde mevcuttur.

böbrek atardamarında daralmaya bağlı hipertansiyon

Böbrek atardamarında daralma hipertansiyonun tedavi edilebilir nedenlerinden birisidir. Böbrek damarlarında darlık 3 açıdan çok önemlidir:

1.Darlığın giderilmesi ile kan basıncı yüksekliğinin kalıcı bir şekilde tedavi edilmesi mümkündür yani hasta yaşam boyu ilaç almaktan kurtulabilir

2.Darlık saptanamaz ise kan basıncının kontrol altına alınması çok zordur

3.Darlık tedavi edilmezse bir süre sonra tam tıkanmaya yol açarak o böbreğin iş yapmamasına neden olur, eğer tam tıkanıklık iki böbrek damarında da oluşursa hastada böbrek yetmezliği gelişir.

Tedaviye dirençli hipertansiyon, böbrek boyutları arasında farklılık veya nedeni belli olmayan yeni başlamış böbrek yetmezliği var ise böbrek atardamarında daralmaya bağlı hipertansiyon olma riski yüksektir. Tanı için değişik radyolojik görüntüleme yöntemleri kullanılır.

dirençli hipertansiyon

Hastaların yaklaşık % 10-15’inde üç (biri idrar söktürücü olmak şartı ile) ilaç tedavisine rağmen hedef kan basıncına ulaşılamaz yani kan basıncı 140/90 mmHg’nın altına indirilemez. Bu hastalar dirençli hipertansiyon olarak isimlendirilir. Dirençli hipertansiyon tanısı koymak için hipertansiyona yol açabilecek hastalıklar araştırılmalı ve hastanın tedaviye uyumu tam olmalıdır. Son yıllarda dirençli hipertansiyon tedavisinde böbrek sinirlerini hedef alan renal denervasyon yapılmaktadır. Bu tedavi yöntemi hastanemizde de dirençli hipertansiyon tedavisinde büyük bir başarı ile uygulanmaktadır.

gebelikte hipertansiyon

Hipertansiyon gerek anne gerekse de bebek sağlığını tehdit eden önemli bir problemdir. Gebelikte kan basıncının 140/90 mmHg’nın üzerinde olması hipertansiyon olarak kabul edilir. Eğer hastanın gebelikten önce kan basıncı değerleri biliniyorsa; büyük tansiyonun 30 mmHg veya küçük tansiyonun 15 mmHg ve üzerinde artması hipertansiyon olarak kabul edilebilir. 

Gebelikte hipertansiyon 4 şekilde oluşabilir:

1. Hipertansiyonu olan bir kadın hamile kalabilir.

2.Gebelik zehirlenmesine (toksemi) bağlı hipertansiyon ortaya çıkabilir.

3.Gebelikten önce hipertansiyonu olan bir hastada ilaveten gebelik zehirlenmesi vardır.

4. Gebeliğe bağlı hipertansiyon olabilir.

Gebelikte hipertansiyon tedavisi bazı özellikler taşır. Gebeliği erken sonlandırmak gerekebilir.  İlaç seçiminde bebeğe zarar vermemesine dikkat edilir. Doğumu takiben çoğu hastanın hipertansiyonu düzelir ancak bu hastalar ileride hipertansiyon hastası olabilirler. Bu nedenle gebeliklerinde hipertansiyon sorunu ile karşılaşmış kadınlar düzenli aralıklarla kan basınçlarını ölçtürmemeyi ihmal etmemelidir.

gençlerde hipertansiyon

Hareketsiz yaşam, şişmanlık ve bol tuzlu beslenme nedeni ile gençlerde hipertansiyon sıklığı giderek artmaktadır. Gençlerde, özellikle daha önceden kan basıncı normal olduğu bilinen hastalarda hipertansiyona yol açan başka bir hastalık olma olasılığı daha yüksektir. Bu nedenle kan basıncı yüksek saptanmış gençlerde hipertansiyonu sınav stresi gibi psikolojik faktörlere bağlamak yanıltıcı olabilir. Hipertansiyona yol açabilecek başka bir hastalık (böbrek hastalığı, hormonal bozukluklar…) mutlaka araştırılmalıdır.

Erken tanı ile genç hastalar tedaviden büyük yarar görebilirler. Bu nedenle yakınması olsun veya olmasın gençlerin de 1-2 yılda bir kan basınçlarını ölçtürmelerinde yarar vardır.

hipertansiyon nedenleri

Hipertansiyonun nedeni % 90-95 hastada bilinen bir hastalığa bağlı değildir. Nedeni bilinmeyen hipertansiyonun primer, esansiyel gibi isimleri vardır.

Hastaların % 5-10’unda ise hipertansiyon başka bir hastalığa bağlıdır. Nedeni başka bir hastalığa bağlı olan hipertansiyon, sekonder hipertansiyon olarak isimlendirilir.

Kan basıncı ilaçla tedaviye zor yanıt veriyorsa, iyi kontrol edilmiş hipertansiyon kontrolden çıkıp yükselmeye başlarsa veya daha önceden normal olduğu bilinen bir hastada ilk kez hipertansiyon saptanmış ise akla hipertansiyona neden olan başka bir hastalık gelmelidir.

Genç hastalarda hipertansiyona neden olabilecek bir hastalık mutlaka araştırılmalıdır.

hipertansiyon tedavisi

Hipertansiyon tedavisi 3 aşamadan oluşur; altta yatan yani yüksek tansiyona yol açan hastalığın tedavisi (eğer varsa), yaşam düzeni değişiklikleri ve ilaçlar.

Yüksek tansiyona yol açan hastalığın tedavisi (örneğin böbrek damarlarında daralma varsa darlığın düzeltilmesi) ve fazla kiloların verilmesi, tuz alımının azaltılması gibi yaşam düzeni değişiklikleri ile kan basıncının kontrol altına alınması tercih edilir ama hastaların çoğu ne yazık ki ilaç kullanımına gereksinim duyarlar.

Günümüzde hipertansiyon hastaları şanslıdır çünkü ilaç alternatifi çoktur, eğer olursa yan etkilerin çoğu hafiftir ve ilaçların çoğu günde tek doz kullanmaya uygundur. Sağlıklı bir hasta-hekim ilişkisi ile hasta için en uygun ilaç belirlenir.

hipertansiyon ve böbrek

Böbreklerin hipertansiyon gelişimindeki rolü çok önemlidir. Hipertansiyonu olan bir hastada altta yatan bir böbrek hastalığı olma olasılığı yaklaşık olarak % 5’tir. Bu nedenle tüm hipertansif hastalar böbrek hastalıkları yönünden incelenmelidir. Hipertansiyonu olan bir hastada böbrek hastalığının saptanması, böbrek hastalığının erken tanısına ve tedavisine de olanak sağlar. Bazı durumlarda hipertansiyon da böbrek hastalığına yol açabilir; hipertansiyon mu önce, böbrek hastalığı mı önce bunu ayırt etmek zor olabilir.

hipertansiyon ve tuz

Aşırı tuz tüketimi hipertansiyona yol açar. Ülkemiz Dünya’da en çok tuz tüketen ülkelerden birisidir. Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği tarafından 2008 yılında yapılan SALTURK araştırmasına göre günde yaklaşık 18 gram tuz alıyoruz (erkeklerde 19 gram, kadınlarda 17 gram). Günde 18 gram tuz böbrek hastalarına, kan basıncı yüksek hastalara hatta sağlıklı bireylere izin verilen tuz miktarından 3 kat daha fazladır.

Hasta olsun veya olmasın sağlıklı bir yaşam sürdürmek isteyen herkes günlük tuz alımını 5-6 gram ile sınırlamalıdır. Tuzsuz bir yaşam düşünülemez ancak 5000 yıl önce yaşayan insanların günlük tuz tüketiminin 100 mg yani 18 gramın 180de biri olduğu göz önüne alınırsa günde 5-6 gram tuz bile fazla gelebilir.

Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği tarafından 2012 yılında yapılan SALTURK2 çalışmasına göre yemek pişirilirken eklenen tuz ve ekmekteki tuz en önemli tuz kaynaklarımızdır.

nedeni belli olmayan hipertansiyon

Primer hipertansiyon (nedeni bilinen bir hastalığa bağlı olmayan hipertansiyon) oluşmasında tek faktörden ziyade birden fazla faktör sorumlu tutulmaktadır. Bu faktörlerden en önemli ikisi kalıtsal (genetik) faktörler ve aşırı tuz alımıdır.

Günümüzdeki yaşam tarzı (bol tuzlu, daha az hareket eden, kilo almaya eğilimli…) primer hipertansiyon oluşumunu kolaylaştırıcı etkiye sahiptir. Sağlıklı yaşam tarzı kişide kalıtsal faktörler olsa bile hipertansiyon oluşumunu önleyebilir veya hipertansiyonun ortaya çıkmasını yıllarca geciktirebilir.

şeker hastalığı ve hipertansiyon

Şeker hastalığı da hipertansiyon gibi toplumda yaygın hastalıklardan birisidir. Şeker hastalarında hipertansiyon riski daha fazladır. Şeker hastalığı ile hipertansiyon arasında birçok ortak nokta vardır:

Birçok hastada ikisi bir arada bulunur

İkisi de günümüzdeki yaşam tarzı nedeni ile yaygındır

İkisi de damarları etkileyerek arteriyoskleroza (damar sertliği) neden olur

Birbirlerinin damarlara/organlara hasar verici etkisini arttırırlar

İkisi de metabolik sendromun parçasıdır

Şişmanlık ikisinin de oluşumunu kolaylaştırır

Hastaların hastalıkları hakkında doğru bilgilendirilmesi de ikisinde de çok önemlidir

Şeker hastalarında hipertansiyon tedavisi ve seçilecek ilaçlar bazı özellikler taşır. Hastaların çoğu 2 veya daha fazla ilaca gerek duyarlar.

tansiyonum arada sırada yükseliyor

Hipertansiyon tanısı alan hastaların karşılaştıkları sorunlardan birisi de kan basınçlarının çoğu zaman normal olması ve arada sırada yükselmesidir. Arada sırada olan yükselmelerle daha çok hipertansiyonun erken dönemlerinde karşılaşılır. Tek ölçümle veya az sayıda ölçümle ilaç kullanmaya başlamak bazen gereksiz ilaç kullanımına neden olur. Gereksiz ilaç kullanımını önlemenin tek yolu çok sayıda ölçüm ve evde kan basıncı takibidir.

Kan basıncı arada sırada yükselen hastalarda ilaç kullanıp kullanmamaya karar vermek bazen zor olabilir. Çok sayıda kan basıncı ölçümü ve evde kan basıncı takibi yapılarak karar verilir. Sağlıklı bir hasta hekim ilişkisi ile bu sorun kolaylıkla aşılır.

tansiyonum sürekli değişiyor

Kan basıncı gün içindeki aktivitelerden ve kişinin içinde bulunduğu durumdan çok etkilenir. Kişinin içinde bulunduğu ortama vücudunun verdiği yanıt veya sağladığı uyum kan basıncını da etkiler. Bu nedenle kan basıncı sürekli değişir. Bu değişikliğin miktarı kişiler arasında hatta aynı kişide değişik zamanlarda farklıdır.

Bu nedenle hipertansiyon tanısı koyarken veya tedaviyi düzenlerken az sayıda ölçüme bakarak karar vermek doğru değildir. Genel seyri anlamanın en pratik yolu da kan basıncını evde ölçmektir. Gün içinde 10-20 mmHg farklılıklar olağan kabul edilmelidir. Hastaların bu konuda doğru bilgilendirilmesinin önemi büyüktür.

yeni başlamış hipertansiyon

Hipertansiyonu yeni başlamış olan hastalar en şanslı hastalardır çünkü doğru tedavi ile hipertansiyona bağlı oluşabilecek sorunların çoğu önlenebilir. Daha önce kan basıncı normal olan birçok hastanın ilerleyen zamanda kan basıncı yükselir. Hastalar bir yakınma ile gittikleri doktorda veya tesadüfen kan basınçlarının yüksek olduklarını öğrenirler. Kan basıncı yaşla yükseldiği için bu sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bu hastalarda tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz, kilo kaybı, alkolün sınırlandırılması ve sigaranın bırakılması gibi yaşam düzeni değişiklikleri yani sağlıklı bir yaşam tarzı ile kan basıncının kontrol altına alınması hem kolaydır hem de ilaca olan gereksinimi azaltır. Yeni başlamış hipertansiyonu olan hastaların doğru bir şekilde değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi büyük önem taşır.

 

yeni saptanmış hipertansiyon

Yeni saptanmış hipertansiyonu olan hastalarda vücutta hipertansiyona bağlı hasarlar ortaya çıkmış olabilir. Fizik muayene ve laboratuvar incelemeleri bu konuda fikir verir. Hipertansiyonun yeni mi eski olduğu anlaşılamaz ise yeni saptanmış hipertansiyonu olan hastalar yeni başlamış hipertansiyonu olan hastalar gibi değerlendirilmelidir. Yeni saptanmış veya yeni başlamış hipertansiyonu olan hastaların doğru bir şekilde değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi büyük önem taşır.

Uzmanlarımıza Sorun
Uzmanlarımıza Sorun
İsim Soyisim(*) :  
Telefon(*) :  
Şehir :
E-mail(*) :  
Mesajınız(*) :  
Rapor Gönder :
Güvenlik :
Top