Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum
bölüm tanıtımı

Liv Hospital Göğüs Cerrahisi Kliniği, akciğer kanserinde erken teşhisin önemli olduğu kadar cerrahi tedavinin ve takibinin de önemli olduğunu vurguluyor. Günümüz teknolojisinin en son cihazları ile yapılandırılan ameliyathanelerimizde her türlü teknik ile kanser cerrahisi girişimleri uygulanmaktadır. Bununla birlikte mediasten tümörleri, akciğerlerin kanser dışı problemleri, göğüs duvarı anomalileri, terleme problemleri (el, koltukaltı, yüz vs.) ve yemek borusu hastalıklarına da cerrahi tedavi seçeneği sunan klinik, hastalarına haftanın 6 günü hafta içi sabah 09:00 – 18:00 ve cumartesi günleri 09:00 - 14:00 saatleri arasında poliklinik hizmeti vermeye de devam ediyor.

akciğer kanseri
Akciğer kanseri nedir?

Akciğerler, solunum sistemimizin çift sünger yapılı organlarıdır. Sağ akciğer 3 bölümden (lob denir) oluşur ve sol akciğerden (2 lobdan oluşur) biraz daha büyüktür. Akciğerler kanserleri patolojik olarak küçük hücreli ve küçük hücreli-dışı akciğer kanserleri olmak üzere temelde 2 ana tipe ayrılırlar. Her akciğer kanser tipi farklı şekilde büyür, yayılır ve değişik yollarla tedavi edilir. Küçük hücreli-dışı akciğer kanseri daha sık görülür ve genellikle daha yavaş büyür ve yayılır. Küçük hücreli-dışı akciğer kanserinin 3 ana tipi bulunur. Kanserin meydana geldiği dokuya göre isim alırlar (yassı hücreli kanser, adenokarsinom ve büyük hücreli karsinom). Küçük hücreli kanser, bazen yulaf hücreli kanser de denir, küçük-hücreli-dışı kansere göre daha nadir görülür. Bu tip akciğer kanseri daha hızlı büyür ve vücudun diğer yerlerine yayılmaya daha meyillidir.

Akciğer kanseri teşhisi nasıl konulur?

Yukarıdaki bulguların olması halinde doktorunuz sağlık geçmişinizi, sigara hikayenizi, çevresel zehirli maddelere maruziyetinizi ve aile öykünüzü araştıracaktır. Doktorunuz ayrıca bir göğüs röntgenogramı ve diğer tanısal testleri isteyecektir. Balgam sitolojisi, bronkoskopi, iğne biyopsisi, torasentez veya torakotomi gibi değişik işlemler uygulanabilir.

Evreleme nedir?

Eğer teşhisiniz kanser ise, doktorunuz hastalığınızın evresini bilmek zorundadır. Evreleme, kanserin vücunuzda ne kadar yayıldığını bulmaktır. Bir kez kanser evrelendirdikten sonra, doktorunuz tedavinizi düzenleyebilir. Bunun için bilgisayarlı tomografi (BT), Pozitron Emisyon tomografisi (PET), manyetik rezonans görüntüleme (MRI), kemik sinti grafisi ve / veya mediastinoskopi / mediastinotomi kullanılabilir.

Kanser nasıl tedavi edilir?

Kanser tedavisi birçok faktöre bağlı olarak değişebilir; kanseri evresi (yayılımı), büyüklüğü, yerleşim yeri, ve hastanın genel durumu gibi. Değişik tedaviler ve tedavi kombinasyonları akciğer kanserini kontrol etmek ya da semptomları azaltarak hayat kalitesini yükseltmek için kullanılabilir. Akciğer kanseri tedavisi cerrahi, radyasyon (Işın)terapisi ve kemoterapi tedavisini kapsar.

Akciğer Kanser Cerrahisi

Cerrahi kanser tedavisinin en eski ve en etkin formudur. Kanser hastalarının yaklaşık %15-20’sinde tedavi seçeneği direkt  cerrahidir. Cerrahi diğer tedavi yöntemleriyle kombineli olarak da uygulanabilir.

Cerrahi tedavide amacı aynı olan farklı yöntemler uygulanabilir.

Küratif cerrahi tümör dokusunun ve beraberindeki tüm lenf bezlerinin gerekirse çevre dokularla birlikte çıkartılmasını kapsar. Uzak organ yayılımının (metastaz) bulunmadığı vakalarda (tek beyin metastazı hariç) cerrahinin diğer tedavi metodlarına üstünlüğü birçok çalışmada gösterilmiştir ve akciğer kanserinde özellikle erken evrede tüm dünyada en iyi tedavi yöntemi olarak kabul edilmiştir. Cerrahi tedavi gerektiği durumlarda radyasyon tedavisi ve / veya kemoterapi ile desteklenebilir.

Küratif cerrahi tipleri:
  • Videotorakoskopik (kapalı) cerrahi
  • Robotik cerrahi
  • Torakotomi ile açık cerrahi

Tanısal cerrahi (biyopsi) : Akciğerlerin özellikle uç (perifer) bölgelerinde yerleşmiş kitlelerin hem tanısı hem de tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Ayrıca diğer metodlar ile tanı konulamayan kitlelerde de son seçenek olarak genellikle kapalı uygulanan yöntemdir.

Evreleme Cerrahisi: Kanserin uzak veya bölgesel yaygınlığını belirlemek için uygulanır. Mediastinoskopi veya mediastinotomi ile bölgesel lenf bezlerinde hastalığın yaygınlığı ortaya konulur ve cerrahi öncesi hastaların etkin tedavi görmeleri sağlanır.

Destekleyici cerrahi diğer kanser tedavilerine yardım etmek için uygulanabilir. Örneğin, bazı kemoterapi cihazları cildin altına yerleştirilen portlara ihtiyaç duyarlar.

Palyatif cerrahi sadece ağrıyı, kanserin ilerlemesiyle meydana gelen komplikasyonları azaltmak için kullanılır. Palyatif cerrahi hayat kalitesini arttırmak için uygulanır; bir iyileşme ya da anti-kanser tedavisi değildir.

Minimal İnvaziv Cerrahi

Minimal invaziv veya endoskopik cerrahi, bilgisayar görüntüleme ve robotik alanda gelişmeleri kullanarak etkili bir kanser cerrahisi uygulama avantajını sağlamaktadır.

Minimal invaziv cerrahinin avantajları:
  • Daha az kan kaybı
  • Azalmış kan transfüzyon gereksinimi
  • Kısa hastanede kalış süresi
  • Azalmış ağrı ve ameliyat sonrası ilaç gereksinimi
  • Normal diyete daha çabuk dönüş
  • Çabuk iyileşme ve normal aktivitelere dönüş
  • Daha az yara izi ve daha iyi kozmetik görünüm
Video-Yardımlı Torakoskopik Cerrahi (VATS / VYTC)

Video-yardımlı torakoskopik cerrahi ya da VATS, akciğer ve özefagus kanserlerinin tanısını koymada ve / veya tedavisinde kullanılabilir. Tanı amaçlı 1,5 cm’lik bir kesiden yapılabileceği gibi tedavi amaçlı birkaç küçük kesi ve yaklaşık 5 cm ek bir kesi kullanılarak akciğerin bir bölümünün veya tamamının çıkartılması işlemi uygulanabilir. Göğüs duvarının içini döşeyen zar (plevra), akciğer nodülleri, mediyastinal kitleler ve plevral sıvı örneklemesi için çok iyi bir tanı yöntemidir. Özellikle kanserlere bağlı tekrarlayan sıvı varlığında sıvının tekrar toplanmasını engellemek için plörodez (pudra kullanılması) işlemiyle birlikte kullanılabilir.

Robotik Cerrahi (DaVinci)

Liv Kanser Merkezi’nde kullanılan “Da Vinci” Robotik Sistem, hastaların torasik ve akciğer kanseri tecrübelerini değiştirdi. Geleneksel cerrahide hastaların ağrılı ve büyük kesilerinin yanı sıra majör komplikasyon riskleri ve uzun iyileşme süreleri olur.

Da Vinci robotu büyük bir kesi ve kaburgaların ayrılmasını gerektirmeyen göğüs boşluğuna ulaşmayı kolay hale getirmiştir. Da Vinci’nin ekipmanları göğüs boşluğu içerisinde çevre dokulara en az zararı vererek akciğerin bir bölümünün veya tamamının çıkartılmasına olanak verir. 3D (üçboyutlu) görüntü sağlaması ve kullanılan aletlerin 360°C hareket kabiliyeti cerraha ve hastaya çok güvenli bir cerrahi sunar.

Ek Tedavi ve Takip

Akciğer kanser cerrahisi sonrası patoloji raporuna ve cerrahın operasyon bulgularına göre kemoterapi ve / veya radyoterapi tedavisi gerekli olabilir. Hastalığın evresine bağlı olarak en erken evrede %20’lerde olan nüks (tekrarlama) olasılığı operasyon uygulanan son evrede (Evre III A) %60-70’lere kadar çıkmaktadır.

Göğüs Duvar (Pektus) Bozuklukları

Göğüs kafesinde kıkırdak ve kemik dokunun normalden farklı gelişmesi olarak tariflenir. Kunduracı göğsü (içe çöküklük) ve güvercin göğsü (dışa çıkıntı) olarak adlandırılan iki temel deformite (şekil bozukluğu) tipi bulunur. Ülkemizde göğüs kafesinde bu tip sorunları bulunan 200-250 bin civarında hasta olduğu tahmin ediliyor. Kunduracı göğsü 1:3 oranında, güvercin göğüsü ise 1:6 oranında erkeklerde daha sık görülür. Kişi, psikolojik etkisi nedeniyle sorununu paylaşmaktan kaçınmaktadır. Denize giremiyor, vücuduna yapışan tişört giyemiyor ve doktora gitmekten çekiniyor olabilir. Hatta böyle bir sorunu olduğunun farkında olmayan da pek çok hasta vardır. Fiziksel açıdan yaşamlarını etkilemediği için doktora da gitmiyorlar. Fakat yaş ilerledikçe şekil bozukluğu daha da belirgin hale gelebilmektedir. Kapalı yöntem (minimal invaziv girişim) ile cerrahi tedavisi standart yöntem halini almıştır.

El ve Koltukaltı Terlemeleri

Bölgesel aşırı terleme (hiperhidrozis) nedeniyle sosyal yaşantı kalitesi düşen hastalarda cerrahi tedavi ile diğer tedavi yöntemlerine göre çok üstün sonuçlar elde edilebilmektedir. Endoskopik Torakal Sempatektomi (ETS) ameliyatı ile el ve koltukaltı terleme aktivasyonunu kontrol eden sempatik sinirler cerrahi olarak ayrılır veya klipsleme yöntemiyle faaliyetleri bloklanır. Kapalı yöntemle (videotorakoskopik) el ve koltukaltı terlemesi %1-2 komplikasyon oranları ile başarıyla tedavi edilen hastalarda bilinmesi gereken en önemli komplikasyon kompansatuar (reflex) terlemedir. Tek seviye (T3 veya T4) operasyon uygulanan hastalarda %10-30 oranında görülmektedir ve kişinin gün boyunca kıyafetlerini değiştirmesini gerektirebilir. Klipsleme yöntemi ile opera edilen hastalarda %40-50 oranında geri dönüş olasılığı bulunduğundan klipslerin çıkartılması söz konusu olabilir. Aynı yöntem ile yüzde kızarıklık – flushing – ve yüz terlemesi  de tedavi edilebilmektedir. 

 

Uzmanlarımıza Sorun
Uzmanlarımıza Sorun
İsim Soyisim(*) :  
Telefon(*) :  
Şehir :
E-mail(*) :  
Mesajınız(*) :  
Rapor Gönder :
Güvenlik :
Top