Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum
bölüm tanıtımı

Dermatoloji ve Veneroloji Bölümünde Yapılan İşlemler

  • Deri, saç ve tırnak hastalıklarının tanı ve tedavisi
  • Benlerin (nevuslerin) bilgisayarlı sistemde tanı, takip ve tedavisi
  • Kozmetik dermatoloji uygulamaları (botox, dolgu, mezoterapi, PRP (trombositten zengin plazma), kimyasal soyma işlemleri, dermaroller)
  • Lazer uygulamaları (derinin damarsal oluşumları, skar tedavisi, cilt gençleştirme, leke tedavisi)
  • Deri kanserleri tanı ve tedavisi, hasta bilgilendirme, güneşten korunma yöntemleri
  • Skar tedavileri (akne izi, deri çatlakları-stria)
  • Koter ve kriyoterapi uygulamaları
  • Dermatolojik cerrahi uygulamaları (tırnak batması, ben ve kist çıkarılması)
  • Alerjik deri hastalıklarının tanısında alerji testi uygulamaları
  • Dermatoveneroloji
  • Cinsel ilişkiyle bulaşan hastalıklarla ilgili bilgilendirme, tanı, tedavi ve takibi
  • Pediatrik Dermatoloji: Çocuklarda görülen egzemalar, döküntülü hastalıklar, saç, tırnak problemleri

 

Tedavi Edilen Hastalıklar

Akne (Sivilce)

Ürtiker (Kurdeşen)

Cilt Kanserleri

Egzama

Mantar Hastalıkları

Cilt Enfeksiyonları

Psoriyazis (sedef)

Saç Hastalıkları

Tırnak Hastalıkları

          

akne

  • En sık görülen deri hastalıklarından biridir.
  • Temel olarak ciltteki yağ bezlerinin bir hastalığıdır.
  • Yüzde yağ bezlerinin en sık bulunduğu alın, burun, çenede sivilceler görülmektedir. Vücutta ise yağ bezlerinin en sık bulunduğu sırtın üst kısmı ve göğüs bölgesinin üst kısmında sivilceler oluşabilir.
  • 20’li yaşlarda erkeklerin %90’ ı, kadınların %80’i etkilenir.
  • Ergenlik döneminden sonra veya 40 yaşından sonra (geç erişkin dönemde) sivilce görülebilir. Sivilce ya da akne sadece ergenlik dönemi hastalığı değildir.
  • Erkeklerde daha şiddetli formlarda sivilce görülmektedir.
  • Özellikle yüz tutulumundan dolayı önemli kozmetik ve ciddi psikososyal problemlere neden olabilir.

Sivilce neden oluşur?

  • Yağ bezlerinin aşırı çalışmasına bağlı ciltte yağ birikimi (sebum artışı)
  • Mikroorganizmalar (cilt yüzeyinde bulunan mikrobik etkenler)
  • Hormonal faktörler (erkeklik hormonlarının fazla çalışması ya da bazı hormon hastalıkları)
  • Genetik faktörler (yağlı cilt yapısı)
  • Ciltteki yağ bezlerinin cilde açıldığı alanlarda keratinöz madde olan artıkların birikmesi
  • İmmünolojik faktörler
Sivilce oluşumunda genetik faktörler ne kadar etkilidir?

Anne ve babanın sivilce hastalığı varsa; çocukta sivilce görülme olasılığı %50’den fazladır.

Hormonal problemler nasıl sivilce oluşturur?
  • Ergenlik döneminden önce yağ bezleri oldukça küçüktür ve sivilce oluşturmazlar.
  • Ergenlik döneminde ve sonrasında hormonal faktörlerin devreye girmesi (yumurtalık ve testislerden salgılanan hormonlar) yağ bezlerinin büyümesine ve ciltte aşırı yağ birikimine neden olur.
  • Androjenler (en önemli androjenik hormon testosterondur) hem erkek hem de kadınlarda bulunan hormonlardır. Ergenlik dönemiyle birlikte androjen seviyesinde artış olur. Androjenler yağ bezlerinin aşırı çalışmasına yol açar ve bu durum sivilce oluşumuna zemin hazırlar.
Akne (ergenlik sivilcesi) oluşumunu tetikleyen durumlar nelerdir?
  • Akne (ergenlik sivilcesi)
  • Bazı yiyecekler: Çikolata, fındık, fıstık.
  • Bazı ilaçlar: Kortizonlar, vücut geliştirmek için verilen ilaçlar.
  • Menstrüel siklus (kadınların adet dönemi)
  • Güneş ışığı
  • Kozmetikler
  • Aşırı terleme
  • Psikolojik faktörler ve stres
  • Sigara
  • Son yapılan çalışmalarda "gizli şeker hastalığı"nın (reaktif hipoglisemi) sivilcenin oluşumuna neden olabileceği bildirilmiştir.
Gebelik sırasında sivilcelerde azalma olur mu?

Gebelik sırasında vücuttaki hormonal sistemde değişiklikler oluşmaktadır. Erkeklik hormonları azalırken östrojen denilen kadınlık hormonlarında artış görülmektedir. Bu durum yaş bezlerinde küçülmeye yol açar. Sonuç olarak gebelikte sivilcelerde azalma beklenmelidir. Ancak bazı durumlarda azalma görülmeyebilir.

Sivilcenin klinik görünümleri;
  • İltihapsız olan sivilce lezyonları: siyah noktalar (açık komedon), beyaz noktacıklar (kapalı komedon)
  • İltihaplı sivilce lezyonları: sarı irinli kabartılar (püstül), kırmızı kabartılı lezyonlar (papül), apse oluşumu
  • Sivilce izleri: Sert-kabarık görünümlü olanlar, delik şeklinde olan çukurcuklar (ice pit)
Sivilce tedavi edilmesi gereken bir hastalık mıdır?

Ergenlik sivilcesi hayatı tehdit eden bir hastalık değildir. Ancak özellikle gençlerin dış görünümünü etkilemekte ve kozmetik olarak hastaları rahatsız etmektedir. Bu durum gençlerin sosyal hayatını etkileyebilir ve kendilerini izole edebilirler. Ayrıca bu durum çeşitli derecelerde psikolojik sorunlara yol açabilir.

Ayrıca sivilcenin en önemli riski iz bırakmasıdır. Kimse yüzünde kalıcı iz kalmasını istemez. Sivilce problemi zamanında ve doğru bir şekilde tedavi edilmezse ciltte kötü görünümlü iz bırakabilir. Sivilce izi tedavisi sivilceden daha zordur ve daha pahalıya mal olmaktadır.

Sivilce tedavisi nasıl yapılmalıdır?
  • Sivilce tedavisi her yaşta yapılabilir.
  • Tedavi edilmeyen sivilceler, iz bırakarak iyileşirler. Sivilce izleri kozmetik olarak kötü görünümlü olabilir.
  • Tedavi için mutlaka bir dermatoloğa (cilt hastalıkları uzmanı) başvurulmalıdır.
  • Eczanelerde dermatolog reçetesi dışında hazırlanan bazı karışımlar ya da aktarlardan alınan bazı bitkisel olan maddeler kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • Sivilce tedavisi için sabırlı olunmalıdır. Çünkü tedavi sivilcenin şiddetine göre uzayabilir. (2, 3 ay ya da 1 yıl)
  • Sivilce tedavisi sırasında ve tedavi sonrasında, cilt için uygun bakım ürünleri ve temizleyici gibi kozmetikler için mutlaka dermatoloğa danışılmalıdır. Sivilcenin şiddetine göre tedavi edilmelidir. İltihaplı ve iltihapsız sivilceler için uygun olan kremler, losyonlar, antibiyotikler, A vitamini ilaçları, hormonal ilaçlar (sadece kadın hastalar için), küçük cerrahi uygulamalar (koter, siyah noktaların mekanik olarak çıkarılması gibi), ışık tedavileri ve lazer uygulamaları verilebilir.
Sivilce tedavisi sırasında kozmetik ürün kullanılabilir mi?

Sivilce tedavisi sırasında dermatoloğun önerdiği kozmetik ürünler kullanılabilir. Bu ürünler temizleyici sabun ya da losyonlar, nemlendirici ürünler, bakım ürünleri olabilir.

Sivilceler tedavi edildikten sonra tekrar çıkabilir mi?

Bu durum kişinin cilt yapısına bağlıdır. Yağlı bir cilt sivilce için riskli bir durumdur. Cildin yağlanmasını engelleyen uygun ürün kullanımıyla sivilce oluşumu önlenmektedir. Ancak tedavi sonrası sivilcelerin bir daha tekrarlamayacağını garanti etmek doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü bu durum kişiden kişiye değişmektedir. Tedavi ile birlikte yeni sivilce oluşumu kontrol altına alınabilir ve sivilce izi oluşumu önlenir.

Sivilceler (akne) Hakkında Bilinen Yanlışlar!
  • Sivilcenin nedeni kirli cilttir. Sivilcenin asıl nedeni yağ bezlerinden aşırı yağ üretimidir ve bu durumun cilt hijyeni ile ilgisi bulunmamaktadır.
  • Sadece yağlı cildi olan kişilerde sivilce oluşur. Ciltte yağ üretimi her cilt tipinde olur. Dolayısıyla her cilt tipinde sivilce oluşabilir.
  • Sivilcenin nedeni yağlı yiyeceklerdir. Bu durumu kesin olarak kanıtlayan veriler bulunmamaktadır.
  • Güneş ışığı sivilcelere iyi gelir. Güneş ışığı cildi kurutur ve bazı kişilerde sivilcelerde azalmaya neden olabilir. Ancak bazı durumlarda güneş ışığı, sivilceleri tetikler ve artırır.
cilt kanseri

Toplumda karşılaşılan kanser türleri arasında cilt kanseri en yaygın görülenidir. Birçok cilt kanseri bulunur ve her biri görüntüde farklılık gösterebilir. Biyopsi sonucunda cilt kanseri tespiti durumunda ileri tedavi gerekebilir.

Erken teşhisle cerrahi tedavi yeterli olabilir. Kanserin ilerlemiş safhalarında (farklı organlara yayıldığı durumlarda) tedavi protokolü değişir. Tedavi cilt kanseri tipine, büyülüğüne ve geliştiği bölgeye göre veya hastanın ihtiyacına göre değişkenlik gösterir.

ürtiker

Ürtiker, halk arasında bilinen adıyla "Kurdeşen", kaşıntı ile birlikte deriden kabarık kızarıklıklarla giden bir çeşit cilt hastalığıdır. Çok şiddetli durumlarda kabarıklıklar iç organlarda da (özellikle dudak, nefes borusu, göz kapakları) oluşabilir. Hastalığın toplumda görülme sıklığı %20-30 oranında olup oldukça sıktır. Ürtikerde cilt lezyonları vücudun her yerinde olabilir ve genellikle 24 saat içinde kaybolmaktadır. İyileşen lezyonların yanında yeni kabarıklıklar oluşabilir.

Ürtikeri başlıca 2 gruba ayırmak mümkündür; akut ve kronik form. Akut formda; hastalık altı haftadan kısa sürede iyileşir. Ancak kronik formda; hastalık altı haftadan uzun sürebilir ve hastanın yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir.

Ürtiker çok farklı nedenlere bağlı olabilir. Bu nedenlerin başında alerjik faktörler gelmektedir. Özellikle ilaçlar (en sık antibiyotikler, ağrı kesiciler, epilepsi ilaçları) ve yiyecekler (kabuklu deniz hayvanları, balık, süt, fındık, fıstık, patates, baklagiller, kereviz, maydonoz, havuç, baharatlar, pirinç, muz, elma, portakal) ürtikere neden olmaktadır. Ayrıca gıda katkı maddeleri, solunumla alınan alerjenler (çiçek tozları, ağaç polenleri gibi), böcek sokmaları (arı gibi) ve implantlar (diş protezi gibi) da ürtikere neden olmaktadır. Ürtiker, alerjik bünyeli kişilerde daha sık rastlanmaktadır. Çünkü bu bireyler, yukarıda sözü edilen maddelere normal kişilerden daha duyarlıdırlar ve daha kolay reaksiyon göstermektedirler.

Ürtiker bazı ortam değişiklikleri ve vücut ısısı değişikliklerine bağlı da oluşabilir. Duyarlı bireylerde dondurma gibi soğuk yiyecekler tüketildiğinde ürtiker oluşabilir. Fiziksel egzersizler sonrası terleme ile ürtiker oluşabilir. Titreşimli cihaz kullanımına bağlı ürtiker oluşabilir. Egzersiz ile birlikte fındık, buğday ve kabuklu deniz ürünü alımına bağlı ürtiker oluşabilir.

Ürtiker her zaman alerjik faktörlere bağlı oluşmayabilir. Vücutta bulunan enfeksiyon odakları (diş iltihabı, idrar yolu iltihabı gibi), radyolojik incelemeler için alınan radyokontrast ilaçlar, cerrahi işlemler için kullanılan anestezik ilaçlar ve stres ürtikere neden olmaktadır.

Altı haftadan uzun süren ürtiker hastalarının büyük çoğunluğunda ürtikere neden olan etken bulunamayabilir. Bu durum sürekli kaşınmak zorunda kalan hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Ürtiker şikayeti ile gelen bir hastanın çok iyi değerlendirilmesi gereklidir. Eğer hasta iyi değerlendirilemezse ve şikayetler şiddetlenirse hayatı tehdit eden durumlar ortaya çıkabilir. Dudakta ve dilde oluşan ve bazen soluk borusuna yayılan şişlik hastanın nefes almasını engeller ve acil müdahale gerektirir.

Bu nedenle dikkatli muayene yapılmalı, hastanın günlük yaşamı, mesleği, alışkanlıkları ve başka hastalıkları çok iyi sorgulanmalıdır. Ürtikere neden olan etkeni saptamak için özel alerji testleri ve kan tetkikleri gerekebilir. Hafif olgularda tedavi kolaydır. Ancak uzun süren hastalık formunda tedavi, hem hasta hem de doktor açısından sıkıntı yaratmaktadır.

Uzmanlarımıza Sorun
Uzmanlarımıza Sorun
İsim Soyisim(*) :  
Telefon(*) :  
Şehir :
E-mail(*) :  
Mesajınız(*) :  
Rapor Gönder :
Güvenlik :
Top