Türkçe    English   русский 

şifremi unuttum

Şifremi Unuttum

ileri düzey merkezlerimiz

ileri düzey merkezlerimiz
Omurga Kliniği

Omurga Kliniği

''Omurga sağlığı ekip işidir”

33 adet omurga kemiğinin birleşmesi ile oluşan omurga, gerek içerdiği gerekse destek görevi yaptığı yapılar nedeniyle sağlığın en önemli göstergesidir. Liv Hospital’da omurga sağlığına 360 derecelik bir bakış açısıyla yaklaşılıyor. Omurga cerrahisi uzmanı, algoloji uzmanı, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı, psikiyatristin oluşturduğu Liv Hospital Omurga Kliniği’nde bütünsel bir bakış açısı benimseniyor. Multidisipliner bir yaklaşımla kişiye özel tedavi seçenekleri sunuluyor.

En Sık Rastlanılan Omurga Hastalıkları

-Bel ya da boyun fıtığı gibi dejeneratif omurga hastalıkları
-Skolyoz ya da kifoz gibi omurga eğrilikleri
-Omurga bölgesinin travmaları 
-Omurga tümörleri
-Omurga enfeksiyonları

Ne zaman doktora başvurmalıyım?

-Bel ağrısı ve bacağa yayılan ağrı
-Boyun ağrısı ve kollara sırta yayılan ağrı
-Bacaklarda uyuşma ve güçsüzlük
-Ellerde uyuşma ve güçsüzlük
-Omuz dengesizliği
-Meme asimetrisi
-Duruş bozukluğu varsa doktora başvurmak gerekir.

“Büyük ameliyatlar küçük kesilerle yapılıyor”

Omurga ameliyatlarında kullanılan Mazor Rönesans robotu skolyoz, kifoz, bel kayması, bel kırığı, omurgadan biyopsi alınması gibi büyük ameliyatların küçük kesilerle yapılmasını sağlıyor.

Çocuklarda Skolyoz (Omurga Eğriliği)

Çocuklarda 10 yaşından önce görülen skolyoz (omurga eğriliği), solunum problemi gibi birçok sorunu beraberinde getirir
Küçük yaşta başlayan skolyoz, fiziksel gelişime bağlı olarak hızla ilemektedir. Dikkatli ebeveynler, çocuklarının skolyoz olup olmadığını kolayca anlayarak erken yaşta sorunun çözülmesini sağlayabilir.

Skolyoz Belirtileri

-Sırtta tüylenme artışı, renk değişimleri ve gamzeler 
-Denge problemleri 
-Öne eğilindiğinde sırt çıkıntıları oluşması
-Omuz hizasının birbirine eşit olmaması
-Bel ya da kalçalarda yan bir duruş ve bacaklarda gövdeye göre orantısız bir kısalık bulunması

Beyin Tümörü

Beyin Tümörü

Liv Hospital olarak, deneyimli sağlık kadrosuyla yalnızca üst düzey sağlık hizmeti değil aynı zamanda yüksek sağlık teknolojisi ve en yeni uygulamaları yakından takip ederek, bilim üretme misyonu ile hizmet veriyoruz. Bu anlamda Beyin ve Sinir Hastalıkları Cerrahisi Mükemmeliyet Merkezi son derece başarılı uygulama ve sonuçlara imza atıyor.

Özellikle Beyin ve Sinir Cerrahisinde dünya ile paralel olarak kullanılan en yeni teknolojik uygulamalar sayesinde, tümör cerrahisinde yüksek başarı elde ediliyor.

Beyin Tümörü ameliyatlarında kullanılan, Floresan Rehberliğinde tümör cerrahisi, İntraoperatif Ultrasonografi ve anjiyografi, ayrıca İntraoperatif gerçek zamanlı navigasyon gibi uygulamalarla minumum hata ve hedef odaklı bir yaklaşım ile operasyonlar gerçekleştiriliyor.  

Floresan Rehberliğinde tümör cerrahisi;

Floresan rehberliğinde yapılan beyin tümöre cerrahisi Floresan Guided Yöntemi (Floresan Rehberliğinde Cerrahi) sayesinde ulaşılması zor tümörler rahatlıkla temizlenebiliyor. Normalde beyin dokusundan çıkan tümörler, bazı metastazlar ve lenfoma gibi tümörler ameliyat sırasında, beyin dokusundan tam olarak ayırt edilemeyebilir. Tümör derindeyse ona ulaşılması için belli bir yol kat edilmesi gerekir. Eğer bu yolda gidilecek yön şaşarsa normal beyne zarar verme ihtimali vardır. Floresan Guided Cerrahi ve Navigasyon kullanılarak bu sorun ortadan kalkar. 

Endokrinoloji

Endokrinoloji

“Hormon hastalıkları” olarak da açıklanabilen Endokrinoloji Hastalıkları Kliniği endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları alanında ihtiyaç duyulan hormon testleri ve radyolojik görüntüleme yöntemlerine ilişkin tüm olanaklara sahiptir. Klinikte endokrinoloji hastaları gerekli durumlarda endokrin cerrahisi, kulak burun boğaz, hipofiz cerrahisi (nöroşirürji), nükleer tıp, diyabetik ayak ve yara ekibi, kardiyoloji gibi alanında uzmanlaşmış hekimlerle işbirliği sağlanarak bütüncül yaklaşımla takip ve tedavi edilmektedir.

Uzmanlık alanları

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nün uzmanlık alanı Diabetes Mellitus (tip 1 diyabet, tip 2 diyabet, gebelik diyabeti), obezite (şişmanlık), tiroid hastalıkları, paratiroid hastalıkları, hipofiz hastalıkları, adrenal bez (böbrek üstü bezi) hastalıkları, hirsutizm (aşırı tüylenme), testis ve overin hormonal nedenli hastalıkları, osteoporoz ve diğer metabolik kemik hastalıkları, lipid metabolizması hastalıkları ve nadir görülen metabolik hastalıklardır.

Diyabet eğitimi veriliyor

Hastanemizde diyabet hastaları, konusunda deneyimli endokrinolog, diyetisyen ve diyabet hemşiresinden oluşan ekip tarafından izlenmekte, hastalara diyabet eğitimi verilmektedir. Diyabet hastalarını bilgilendirmek amacıyla ayda bir kez, cumartesi sabahı “Liv’de kahvaltı - Diyabet Hasta Okulu” yapılmaktadır. Endokrinoloji Kliniği’nde insülin pompası, sürekli kan glukoz monitörizasyonu gibi teknolojik tedavi ve takip sistemleri uygulanmaktadır. Göz problemleri (retinopati), sinir hasarı (nöropati), ayak yaraları gibi diyabete ilişkin komplikasyonlarla ilgili olarak ise yine konusunda deneyimli hekimlerden oluşan göz hastalıkları uzmanı, nörolog, diyabetik ayak ve kronik yara çalışma grubu ile iş birliği içinde çalışılmaktadır.

Tiroid kanseri hastaları da takip ediliyor

Liv Hospital’da “endokrin cerrahisi” üzerine uzmanlaşmış hekimlerin bulunması ve yüksek doz radyoaktif iyot verme imkanı olan iyi bir nükleer tıp bölümünün varlığı, tiroid kanseri hastalarının izleniminin ekip ruhu ile doğru ve konforlu bir şekilde sürdürülebilmesini sağlamaktadır. Pek çok tiroid kanseri hastasının izlendiği Endokrinoloji Kliniği’nde endokrin cerrahisi tarafından opere edilecek tüm vakalar “Endokrinoloji Konseyi”nde görülmekte ve ihtiyaç olduğunda ameliyat öncesi ve sonrasında izleme alınmaktadır.

 

Yoğun Bakım

Yoğun Bakım

Majör cerrahilerin özellikle de onkolojik majör ameliyatların bakımının (Sitoredüktif, Hipek, IORT) gerçekleştirildiği Liv Hospital Genel Yoğun Bakım Ünitesi’nde, ameliyat sonrası takip ve tedavi desteği sunuluyor. Liv Hospital Genel Yoğun Bakım Ünitesi; uzman hekim kadrosuyla ve diğer branşların uzmanlarıyla multidisipliner, hasta odaklı, kaliteli ve güvenilir sağlık hizmeti sunuyor. 2014 yılında izlediğimiz hastalarımızın yüzde 51’i elektif postoperatif majör cerrahi sonrası kabul edilmişitir. Çocuk Cerrahisi tarafından gerçekleştirilen majör onkolojik cerrahi girişim sonrası hastalarımıza, yoğun bakım destek tedavisi verilmiş ve hastalarımız şifa ile taburcu olmuştur. Hastalarımız klinik durumları izin verdiği ilk anda mobilize edilerek uzun süreli yatmaya bağlı olarak yaşanabilecek komplikasyonlar engellenmektedir. Genel Yoğun Bakım Ünitesi’nde hasta klinik sonuçlarımızı iyileştirmek, hizmeti çok daha mükemmel bir düzeye çekmek için vaka bazında konseyler düzenlenmektedir. 

Uzman Kadro ve İleri Donanımla Gelen Mükemmeliyet

Liv Hospital Yoğun Bakım Ünitesi ileri tıp teknolojilerinin kullanıldığı modern monitörler ve izleme olanakları ile donatılmıştır. Modern tıbbi donanıma sahip yapısı içinde; özel yoğun bakım yatakları, ventilatör, monitör, infüzyon pompası, beslenme pompası, portable ventilatör, portable röntgen, ekokardiyografi ve ultrasonografi cihazları, kan gazı cihazı ve merkezi oksijen sistemine yer veriliyor.

Ünitemiz ağırlıklı olarak kalp ve damar hastaları ile ameliyat sonrası riskli hastalara hizmet verebilecek, komplikasyonları göğüsleyebilecek, destek tedavi ve idame bakımı sağlayacak hizmeti mükemmeliyet merkezi olarak sunuyor.

Kaliteli ve Güvenilir Hasta Bakımı

Liv Hospital Genel Yoğun Bakım Ünitesi, tek yataklı izole odalar şeklinde tasarlanmış donanımlı bir yapıya sahiptir. Ünitede gündüz devamlı bir öğretim üyesi ve bir yoğun bakım uzmanı, geceleri ise uzman doktorların yer aldığı nöbet ekibi hastalarımızın takip ve tedavilerinin devamlılığı sağlanmaktadır. Yoğun Bakım Ünitemizde bir hemşirenin en fazla 2 hastaya sağlık hizmeti vermesi hasta bakım kalitesini ve güvenliğini arttırmaktadır. Hedefimiz, güncel yoğun bakım yaklaşımlarını ve mevcut tüm organ destek sistemlerini kullanarak hastalarımızda iyi klinik sonuçlar elde etmektir. Bu amaçla yoğun bakım ünitemizde hemodiyafiltrasyon, hemodiyaliz, plazmaferez, karaciğer destek sistemleri, ekstrakorporeal membran oksijenizasyonu (ECMO) ve benzeri organ destek sistemleri başarı ile uygulanmakta ve olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Liv Hospital Genel Yoğun Bakım Ünitesi’nde klinik faaliyetleri aylık olarak değerlendirilmekte ve elde edilen veriler dünya ve ülkemiz literatüründe yer alan sonuçlarla karşılaştırılmaktadır. Bu değerlendirilmelerin sonuçları da bize her ay hedeflerimize ulaşabildiğimizi göstermektedir.

Göz

Göz

Liv Hospital Göz Kliniği’nde dünya standartlarında teknik donanım ve uzman ekiple katarakt ameliyatlarından refraktif cerrahiye, keratokonus hastalığından göz çevresi estetiğine kadar birçok alanda multidisipliner hizmet veriliyor.

Yüksek teknolojinin deneyimli hekimlerle buluştuğu Liv Hospital Göz Kliniği’nde pek çok alanda üst düzey hizmet veriliyor. Lazer Interferometri, göz içi lens ölçümlerinde sapmayı yok seviyesine indiriyor. Scheimpflug teknolojisi kornea topografisi; korneanın yalnızca ön yüzünün özelliklerinin değil aynı zamanda arka yüzünün de özelliklerinin tespit edilmesine yardımcı oluyor. Verion Cerrahi Planlayıcı, katarakt ameliyatlarında gerçek anlamda bir şablon altında hareket edilmesine imkan veriyor. Göze yapılacak kesilerin yerleşimi mükemmele yakın detaylandırılıyor. Göz içine konacak merceğin aksının merkezlenmesi en keskin biçimde yapılabiliyor.

Retina tomografisi ile gözden kaçabilecek en küçük değişiklikler bile tespit edilebiliyor. Femtosaniye lazerle destekli katarakt cerrahisi, verion cerrahi planlama ünitesi ile desteklenerek uygulandığında, daha güvenli, daha keskin sonuçlar almak mümkün. Aynı cerrahi, aktif pompa ünitesi barındıran fako cihazları ile yapıldığında cerrahi ömrü uzamış katarakt ameliyatları ile hasta beklentilerini aşmak söz konusu.

KURALLAR YENİDEN YAZILIYOR

Miyopi, hipermetropi ve astigmatizma günümüzde çok yaygın sorunlar. Hızı yüksek lazer üniteleri bu sorunlara en iyi çözümleri üretebiliyor. 500 Hertz hızda çalışan lazerler uygulamalarda kuralları yeniden yazıyor. Refraktif cerrahi denince akla excimer lazer tedavileri geliyor. Excimer lazer günümüzde kırma kusurları dediğimiz miyop, hipermetrop ve astigmatizmanın tedavisinde başarıyla uygulanıyor.

OPTILASIK excimer lazer de tüm bilinenleri baştan yazıyor. OPTILASIK korneanın doğal şekline sadık kalarak tedavi yapan böylece lazere bağlı gelişen kamaşma ve yansıma oluşturmayan optimize wave front teknolojisi ve dört farklı kişiye özel tedavi seçeneğiyle çağın ötesinde bir teknoloji kullanmayıı ve mükemmel sonuca ulaşmayı sağlıyor.

HATALI VERİ GİRME İHTİMALİ SIFIR

Tetkik cihazları ve ameliyat gerçekleştirilen lazer cihazları arasında bilgi aktarımı kesintisiz ve insan faktöründen bağımsız olarak çalışıyor. Cihazların kişiye özel tedavi yaparken korneanın doğal şeklini koruması mükemmel sonuç için belli başlı kriterler arasında yer alıyor. Tüm cihazlar birbirleriyle direkt bağlantılı olup tetkik cihazları ile alınan değerler anında tüm sisteme iletiliyor.

Alınan ölçümler sistem tarafından aynı anda tüm cihazlara gönderiliyor ve ameliyat planlanması bu ölçümler üzerinden yapılıyor. Cihazdan cihaza veri aktarımı otomatik yapıldığından doktor veya teknisyene bağlı hatalı veri girme ihtimali sıfırlanmış oluyor.

İleri teknolojiye sahip ve kornea şekline sadık kalarak korneanın başlangıçtaki doğal eğimini bozmadan tedavi yapabilen excimer lazer cihazı ile çok hızlı şekilde, lazere bağlı istenmeyen yansıma ve kamaşma oluşturmadan tedavi uygulanıyor. Kontakt lensinizi takmaya ayırdığınız süreden daha kısa sürede gözlüklerinizden kurtulmak excimer lazer teknolojisiyle mümkün.

MERKEZDEKİ OLMAZSA OLMAZLAR

❶ Çok iyi eğitilmiş insan gücü

❷ İleri teknoloji ile donanım

❸ Hasta memnuniyetini ön planda tutma

❹ Hasta bilgilendirilmesine verilen önem

❺ Hasta beklentileri ile uyumlu ileri tedavi seçenekleri sunmak

❻ Tedavilerden sonra tedavinin başarısının izlenmesi ve derecelendirilmesi

❼ Hizmet içi eğitimi her seviyede aylık bazda sürdürmek

❽ Ülke genelinde tıbbi gelişmelere ışık tutabilmek

❾ Uluslararası fikir önderleri ile iletişim içinde olmaktır.

Kemik İliği

Kemik İliği

Dünya standartlarındaki tıbbi altyapı ve fiziki şartlarda hizmet veren Liv Hospital Ankara Kemik İliği (Kök Hücre) Transplantasyon Merkezi,  1.000’den fazla nakil deneyimine sahip hekim kadrosu, sertifikalı hemşireleri ve aferez teknisyenleri ile öne çıkmaktadır.

KİT, kanserin ve bazı kanser dışı hastalıkların tedavisinde başarıyla kullanılan bir tedavi yöntemidir. Günümüzde Lösemiler (AML, ALL, KML, KLL), Lenfomalar (NHL, Hodgkin), Multiple Myelom, Aplastik Anemi, Myelodisplastik Sendrom (MDS), Solid Tümörler (Testis Tümörü, Ewing Sarkomu vb), İmmun yetersizlikler ile bazı metabolik genetik hastalıkların tedavisinde başarıyla uygulanmaktadır.

Kök hücre nakli ile başarıyla tedavi edilen hastalıklar

  • Lösemiler(AML, ALL, KML gibi kan kanserleri)
  • Lenfomalar
  • Multiple Myelom
  • Aplastik Anemi
  • Myelodisplastik Sendrom
  • Solid Tümörler (Testis, Ewing Sarkom gibi organ kanserleri)
  • İmmün yetmezlikler
  • Bazı metabolik hastalıklar

Liv Hospital Ankara KİT Merkezi’nde, transplant tipleri olarak; otolog (hastanın kendisinden yapılan nakil) ve allojeneik (kardeş, anne, baba, akraba olmayan vericiden nakil) her türlü nakil yapılmaktadır. Doku grubu; tam uygun (identik), yarı uygun (haploidentik) veya akraba olmayan (unrelated) vericilerden gerçekleştirilen allojeneik nakillerle bu tedavilere aday her hastanın tedavisi amaçlanmaktadır. Akraba olmayan nakillerde yurt içi ve yurt dışı Kemik İliği Bankalarıyla temasa geçilerek en uygun verici en kısa sürede temin edilmektedir. Kök hücre kaynağı olarak ise; kemik iliği, periferik kan ve kordon kanı kullanılmaktadır.

Transplant tipleri:

  • Otolog (Hastanın kendisinden nakil)
  • Allojeneik (Kardeş, anne, baba, akraba olmayan vericilerden nakil)
  • Haploidentik (Yarı uygun; anne, baba, kardeş)
  • Unrelated (Akraba olmayan vericiden nakil)

Kök hücre kaynakları:

  • Kemik iliği
  • Periferik kan
  • Kordon kanı

Kemik İliği Transplantasyon (KİT) Merkezi Yatan Hasta Bölümü, 12 yataktan oluşmaktadır. Yaşam odaları HEPA filtreli özel havalandırma koşulları ile korunma şartlarına sahiptir. KİT Merkezi, teknik olarak Terapötik (Tedavi Edici) Aferez Merkezi, Kök Hücre Dondurma ve Saklama Ünitesi tarafından en gelişmiş yöntemlerle desteklenmiştir.

Üst Düzey Medikal Teknolojiler

Merkezde en üst düzeyde teknolojiyi (immünomanyetik hücre ayıklanması) kullanarak naklin özelliklerine göre CD34+ hücrelerin toplanması, CD3 ve CD19 T ve B hücrelerin azaltılması ile NK hücrelerin ayıklanması işlemleri yapılabilmektedir. Merkezde ayrıca, nakil sonrası immünolojik tedaviler olarak Donör Lenfosit İnfüzyonu (DLI) ve Mezenkimal Kök Hücre İnfüzyon tedavileri GMP standartlarında LivMedCell Rejeneratif Tıp Merkezi Ulus ile yakın koordinasyon ve işbirliği ile gerçekleştirilmektedir.

En üst düzeyde kök hücre manipulasyonu

  • CD34(+) hücrelerin toplanması
  • T Lenfositleri azaltılması
  • CD3 ve CD19 hücrelerin azaltılması
  • NK hücrelerin ayıklanması
  • Donör Lenfosit infüzyonu
  • Mezenkimal Kök Hücreler kullanılarak GVHD tedavisi
Obezite

Obezite

LIV HOSPITAL OBEZİTE CERRAHİSİ ALANINDA MÜKEMMELİYET MERKEZİ SERTİFİKASI ALDI

Liv Hospital uluslararası tarafsız bir komisyon Surgical Review Corporation (SRC) tarafından yapılan zorlu denetimden hatasız geçerek, obezite cerrahisi alanında “Mükemmeliyet Merkezi Akreditasyonunu” (Center Of Excellence) tamamlayarak eş yetkilendirildi. Dünyada çok az sayıda kurum tarafından alınabilen Center Of Excellence Akreditasyonu,  ilgili kurum tarafından ABD dışında ilk defa, bir kuruma verildi.

Neden Mükemmeliyet Merkezi?

Öncelikle ilgili alanlardaki hekimin, yeterliliği, spesifik çalışmaları, dünya kriterleriyle eş değerde ve sayıda hastayı tedavi etmesi, komplikasyon, yeniden yatış, klinik verilerin analiz ve fonksiyonel sonuçlarının akredite olmuş kurumlarla eş değer olduğunun, denetleyici heyete kanıtlanması gerekiyor. Ayrıca denetimde hasta tedavi protokollerinin, diğer disiplinlerle yapılan ortak toplantılarla karar alınarak belirlendiği, bakım hizmetleri ve sonuçlarının bir bütün içinde olduğu, geçmişten geleceğe planlanarak oluşturulduğu kanıtlamak zorunda. Kurumsallaşma ve tedavi çıktılarının belli bir kalitenin üzerinde olması da temel başvuru kriterleri arasında yer alıyor. 

Liv Hospital cerrahlarının gerçekleştirdiği vaka sayıları ve komplikasyon oranları, yeniden yatış, yeniden ameliyat, komplikasyon oranları, eğitim ve yeterlilikleri, düzenli olarak yaptıkları sempozyum ve eğitimler, hekimden hemşiresine kat görevlisinden yardımcı sağlık personeline kadar ilgili kişilerin görev, yetki ve sorumluluklarının değerlendirilmesi, doğru konsültasyon ve ekipman, anestezi ve cerrahi süreçlerin güvenliği, enfeksiyon kontrolü, güvenli ilaç kullanımı, hasta odaları, acil servis, muayene odaları, klinik bakım standardı protokolleri, onam formları, kurumsal adanmışlık ve destek grupları ve bina güvenliğine kadar pek çok alanda mercek altına alınarak sıkı bir denetimden geçti.

Neden Liv Hospital Obezite Cerrahisi?

Obezite cerrahisinde ilgili hekimlerin yeterliliği, belgelendirilerek gerçekleştirilen ameliyatların sayısı, komplikasyon oranları, sağ kalım oranları, enfeksiyon oranları uluslararası standartlarda veya daha iyi olmak zorunda. 

Obezite vücutta aşırı yağ dokusunun birikmesidir ve çağımızın en önemli hastalıklarındandır. Obezite, hem kronik hastalıklara hem de hem hayat konforunda kayıplara neden olan önemli bir halk sağlığı problemidir. Her yolu deneyip bir türlü zayıflayamayan kişiler için obezite cerrahisi önemli bir seçenektir. Obezite cerrahisi günümüzde obezitenin tedavisinde en etkili yöntemdir ve uzun dönemde sonuçları çok başarılıdır. Liv Hospital’da uygulanan, obezite cerrahisi ile hasta konforu ve komplikasyon açısından son derece yüz güldürücü sonuçlar alınabiliyor.

Kimler obezite ameliyatı olabilir?

  • 18-65 yaş arası olanlar
  • Vücut kitle indeksi 40'ın üzerinde olanlar
  • Vücut kitle indeksi 35-40 arası olup ek olarak kilolara bağlı yandaş hastalık olanlar (Hipertansiyon, diyabet, uyku apnesi, kalp yetmezliği vs.)
  • Kilo vermek için diğer tedavi yöntemlerini deneyip başarısız olanlar
  • Ameliyatı ve anesteziyi kaldırabilecek durumda olanlar.

Kimler ameliyat olamaz?

  • Ciddi tedavi altında olmayan psikiyatrik sorunu olanlar
  • Madde veya alkol bağımlılığı olanlar
  • Ameliyat sonrası diyet konusunda gerekli hayat stili değişikliği yapamayacak hastalar
  • Anestezi almaya engel olacak hastalığı olanlar.

Vücut kitle indeksi kategorileri:

18.5-25........Normal kilolu 
25-30......... Aşırı kilolu 
30-35......... Obez (klas 1) 
35-40......... Obez (klas 2) 
40-50......... Morbid obez
>50............ Super obez

Obezite ameliyatları

Bütün obezite ameliyatları laparoskopik yöntemle yani karın açılmadan karna açılan ufak deliklerden yerleştirilen aletlerle yapılır. 

Obezite ameliyatları etki mekanizmasına göre 2 gruba ayrılmaktadır:

1. Kısıtlayıcı ameliyatlar

            a. laparoskopik ayarlanabilir mide bandı

            b. tüp mide (sleeve gastrektomi) ameliyatı

2. Emilim bozucu ameliyatlar

            a. gastrik bypass, mini gastrik bypass

            b. duodenal switch, SADI-S

Laparoskopik ayarlanabilir mide bandı

Bu yöntemde midenin üst kısmına bir kelepçe şeklinde silikon bir mide bandı yerleştirilmektedir. Band cilt altında bir porta bağlanmakta ve ihtiyaca göre bu port yardımı ile bandın genişliği ayarlanmaktadır. Teknik olarak daha basittir, yan etkisi azdır. Fakat kilo verdirmesi diğer yöntemlere göre daha azdır. Diğer ameliyatlara çevrilebilir.

Tüp mide (Sleeve gastrektomi)

Bu yöntemde midenin %75'i çıkarılmakta ve geride tüp şeklinde bir mide kısmı kalmaktadır. Kilo verdirmesi mide bandına göre daha iyidir. Anatomi bozulmadığı için vitamin ve mineral eksikliği nadiren gelişir ve hayat boyu vitamin-mineral takviyesine gerek kalmaz.

Gastrik bypass, mini-gastrik bypass

Yemeyi kısıtlayıcı ve aynı zamanda emilimi engelleyici bir ameliyattır. Kilo verdirme etkisi ve obezitenin yandaş hastalıklarından kurtarma etkisi diğer yöntemlere göre daha iyidir. Tip 2 diyabetik hastalarda diyabetlerinden %85-90 oranında kurtulurlar. Yan etki oranı diğer yöntemlerden daha fazladır. Hayat boyu vitamin mineral takviyesi gerekebilir. Mini gastrik bypass, gastrik bypass ameliyatının basitleştirilmiş şeklidir. Uygulaması daha kolaydır ve gastrik bypass kadar etkili olduğu gösterilmiştir.

Duodenal switch, SADI-S

Duodenal switch ameliyatında emilim bozukluğu daha fazladır. Tüp mide ameliyatı yapılır ve ince barsağın son 75-100 cm’i kullanılacak şekilde yer değişikliği yapılır. Obeziteye bağlı yandaş hastalıkları en iyi düzelten ameliyattır. Ama yan etki diğer ameliyatlara göre daha yüksektir. Hayat boyu vitamin ve mineral takviyesi gerekebilir, hastalarda ishal, protein eksikliği görülebilir. SADI-S ameliyatı duodenal switch ameliyatının basitleştirilmiş şeklidir, ameliyat süresi daha kısadır.

Tüp mide ameliyatı olan hastalarımızın hikayelerini izlemek için;

     

 

     

 

     

Proktoloji

Proktoloji

Anorektal hastalıklar (proktoloji - kalın barsak–rektum ve anal bölge hastalıkları) tıp alanında özel bir kategori oluştururlar. En önemli özelliklerinden biri, çok yaygın olarak görülmeleridir. Her insanın yaşamının bir döneminde (çocukluk dönemi, yurt yaşamı, askerlik, evlilik, gebelik, vs.) mutlaka bir anorektal hastalık geliştirdiği veya geliştireceği bilinmektedir. Alanında bir “mükemmeliyet merkezi-center of excellence” olmak üzere planlanan Proktoloji Ünitesi, Liv Hospital’in hasta mahremiyeti konusundaki hassasiyetine de vurgu yaparak hastaların proktolojik hastalıklar konusunda bilgilendirilmesinden en özel cerrahi işlemlerin gerçekleştirilmesine kadar ilgili tüm hizmetleri bünyesinde topluyor.

Tek alanda özellikli hizmet

Anorektal ultrasonografi, Anorektal manometre/anorektal fizyoloji, proktolojik muayene ve işlemler odası, stoma ve yara bakımı, tanısal ve girişimsel endoskopi bölümü, Derlenme (recovery) odası, ünitenin öne çıkan bölümleri arasında yer alıyor. Hastalıklara özel olarak geliştirilmiş biofeedback, rektal elektrostimülasyon, posteriortibial sinir stimülasyonu gibi ileri tanı ve tedavi uygulamaları için gerekli olan tüm donanım ve ekipman da bölümümüzde mevcut. Ayrıca farklı tedavi uygulamalarına özel cihazlar ile gerekli durumlarda girişimsel endoskopi ya da cerrahi müdahale olanakları bulunuyor.

Multidisipliner yaklaşım

Liv Proktoloji Bölümü multidisipliner bir yaklaşım kurgusuna sahip. Bölümümüzde bağırsak sağlığında pek çok hastalığın etkili olduğu noktasından hareketle farklı alanlardaki uzmanlar (Genel cerrahi, gastroenteroloji, beslenme ve diyet, psikoloji, üroloji, kadın hastalıkları ve doğum) bir araya gelerek bir konsey oluşturuluyor. Uzmanların görüş alışverişinde bulunmasıyla doğru tanının konması ve hasta için en uygun tedavi yönteminin belirlenmesi konusunda fikir birliğine varılması amaçlanıyor. Bölümümüzde uygulanan tüm tanı/tedavi, konsept ve yöntemleri “mükemmeliyet merkezi” kurgusu çerçevesinde ASCRS (The American Society of Colon and Rectum Surgeons) practice parameters (uygulama önerileri) ile uyumludur.

Hedef hastalıklar:

Hemoroidal hastalık (iç ve dış), anal fissür (çatlak), perianal abse ve fistüller, pilonidal hastalık (kıl dönmesi), anal inkontinens (gaz-gaita kaçırma), çıkış obstrüksiyonu, pelvik taban hastalıkları, kabızlık, anal pruritus (kaşıntı), anal wartlar (siğiller), anal stenoz (daralma), kalın bağırsak kanserleri (kolon ve rektum kanserleri), kolorektal polipler, iltihabi bağırsak hastalıkları (ülseratif kolit ve Crohn hastalığı), divertiküler hastalık, stoma sorunları/stomaterapi (kolostomi-ileostomi eğitimi).

Kök Hücre

Kök Hücre

REJENERATİF TIP VE KÖK HÜCRE ÜRETİM MERKEZİ

Dünya standartlarına uygun donanımı ve deneyimli uzman ekibiyle Türkiye’de  ilk kez kök hücre üretiminin bir hastane güvenliğinde ve kalitesinde yapılmasına olanak sağlayan Liv Hospital Rejeneratif Tıp ve Kök Hücre Üretim Merkezi, farklı disiplinlerden klinik birimlere yasal ve etik kurallar çerçevesinde kök hücre ve hücresel ürünler sağlamaktadır.

Kişiye özgü tedavinin önemli seçeneklerinden biri olan kişinin kendi hücre ve kök hücreleriyle tedavinin günümüzde estetik ve kozmetik cerrahi’den ortopedi alanına kadar önemli kullanım alanları mevcuttur.

Liv Hospital Rejeneratif Tıp, Kök Hücre Üretim Merkezimizde üretilen hücresel ürünlerin tedavi seçeneği olabileceği sağlık sorunları şunlardır;

  • Periferik arter hastalıkları (Burger hastalığı gibi),
  • Kronik kritik ekstremite iskemileri ve ayak ülserleri,
  • İyileşmeyen kronik yaralar,
  • Kıkırdak dejenerasyonları,
  • Osteoartirit,
  • Yumuşak doku yara tedavisi,
  • Plastik cerrahi uygulamaları,
  • Meme rekonstrüksiyonu,
  • Tendon yaralanmaları ve tendinit/tendinosis problemleri,
  • Yanık, yaralanma ve yara izlerinin tamiri.
  • Eklem dejenerasyonları,
  • Spor yaralanmaları.
  • Diyabetik ülser, kronik venöz ülser ve bası ülserlerinde.

Kozmetik amaçlı uygulamalar;

  • Kozmetik amaçlı yüz yenileme ve kırışıklıklarda,
  • Akne veya su çiçeği sonrası oluşabilen çukurcuk şeklindeki izlerinde,
  • Yanık, travma,cerrahi sonrası oluşan oyukluk ve nedbelerde,
  • Yüz deformitelerindee,
  • Dudakların dolgunlaştırılmasında,
  • Yüzdeki kırışıklıkların giderilmesinde (iki kaş arasındaki çizgiler, alın kırışıklıkları, burun-dudak arası  kıvrımları, göz çevresi çizgileri).

İmmunoterapi amaçlı tedaviler

Stereoide Dirençli Akut Graft Versus Host Hastalığı (GVHD): Mezenkimal Kök Hücreler güçlü bağışık baskılayıcı etkileri nedeniyle allojenik kök hücre nakillerinden sonra gelişen akut GVHD proflaksi ve tedavisinde kullanılmaktadır. Steroide dirençli evre III–IV GVHD olan hastalarda özellikle deri ve barsak tutulumlarında etkili olduğu ve 8 olgudan 6’sının tedavi edildiği gösterilmistir. Bununla birlikte, ülkemizde 250’yi asan GVHD olgusunda MKH uygulanmıs ve basarı oranlarının oldukça yüksek oldugu bildirilmistir. Amerikan Kan ve İlik Transplantasyon Dernegi steroide dirençli GVHD tedavisinde 2010 yılından bu yana allojenik MKH kullanım onayı da bulunan mezenkimal kök hücrelerin, uygulama sonrası uzun süreli risk taşımadığını bildirmiştir.

Tüm bu endikasyonlar için hastalarımıza uygulamak amacıyla Sağlık Bakanlığınca üretim izni alınmış merkezimizde izolasyonu ve üretimi yapılan hücresel ürünler şunlardır;

  • Yağ dokusu kaynaklı Mezenkimal Kök Hücre,
  • Göbek bağı kaynaklı Mezenkimal Kök Hücre,
  • Sinoviyum kaynaklı Mezenkimal Kök Hücre,
  • Fibroblast,
  • Kıkırdak hücresi,

Bu ürünlerin dışında herhangi bir hücre çoğaltma işlemi yapılmaksızın hasta başında hazırlanıp ve aynı seansta uygulanan hücresel ürünler:

  • Yağ Doku kaynaklı kök hücre zenginleştirilmiş vasküler fraksiyon,
  • Kemik İliği kaynaklı kök hücre zenginleştirilmiş vasküler fraksiyon.

LivMedCell onaylanmış hücresel tedavileri uygulamanın yanı sıra, günümüzde geleneksel tıbbi tedavi yöntemleriyle tedavisi mümkün olmayan başta nöro- ve musküler-dejeneratif hastalıklar olmak üzere birçok hastalık için evrensel boyutta devam eden klinik deneme ve araştırma çalışmalarına katkı sağlamaktadır. Halihazırda Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış ve 10 hastayı kapsayan Duchenn Musküler Distrofi (Kas Erimesi) hastalığının Faz1/2 çalışmasının hücreleri merkezimizde üretilmektedir.

Sağlık Bakanlığının ilgili kurullarından gerekli yasal izinler alınarak başlanması planlanan projeler kapsamında birçok hastalık için uygulamada kullanılacak kök hücreler merkezimizce üretilecektir. Bu çalışmalar için gerekli yasal izinler alındıktan sonra kök hücre üretimi gerçekleşecektir.

Top